1979'dan Gelen İlk Kara Delik Çizimi!

Yakın bir süre sorna gerçekten kara delik fotoğrafı çekebilecek olsak da, 1979'dan gelen bu resim, bugün halen geçerliliğini koruyor!

Kara delikler gerçekte nasıl gözüküyor?

Kara delikler normalin o kadar dışında oluşumlar ki, kendilerini ilk düşünen bilim adamları, gerçekten var olabileceklerinden bile emin değillerdi. Bu oluşumlar devasa, çökmüş yıldızlardan oluşuyor ve o kadar yoğunlar ki, ışık dahil hiçbir şey çekim güçlerinden kaçamıyor.

Kara deliklerin uzay-zaman üzerinde yarattıkları etki o kadar büyük ki, bilim adamları uzun zamandır bunların nasıl gözüktüklerini merak ediyor. Event Horizon Teleskobu sayesinde birini görmeye çok yakın olabiliriz ancak 1979 yılında Jean-Pierre Luminet, ilk bilgisayarlardan biri ile bol miktarda matematik ve çini mürekkebi kullanarak ilk "görüntüyü" oluşturmuştu.

Bir kara deliğin görüntüsü oluşturmaktaki en büyük problem, varlıkları sebebiyle ışık veya ışıma yapmıyor olmaları. Neyse ki büyük kara delikler genellikle büyük yıldızların yakınlarında yer alıyor ve bu yıldızları kendi içlerine çekerken, bilim adamlarının görebilecekleri bir görüntü yaratıyorlar.

Bir kara deliğin en belirgin özelliği ise "olay ufku" (event horizon) olarak adlandırılan bölgesi oluyor. Bu sınır bölgesinin ardından hiçbir ışık veya madde geri dönemiyor. Bu sınırda yakın yıldızlardan çekilen maddeler bir "yığılma (toplanma) diski" oluşturuyor. Bu disklerin en bilinen sunumlarından biri, geçtiğimiz yılların etkileyici filmi Interstellar'da iki parlak disk şeklinde karşımıza çıkmıştı. Bu görüntü aslında sadece bir yanılsama ve gerçekte sadece ekvatorda bir disk bulunuyor ama kara deliğin muazzam çekimi yüzünden ışık yukarı doğru bükülüyor.

Interstellar

Luminet'in çizimi ise Interstellar'da gözükmeyen ama önemli olan başka iki özelliği ortaya koyuyor. Bunların birincisi enerjinin ve ışığın, kara deliğin merkezinde daha güçlü olması ve dışarı ilerledikçe zayıflaması. Bir diğeri diskin dönüşü ile oluşan Doppler ve Einstein etkileri. Bu etkiler, dönüş yönüne göre ışığın bir tarafta daha parlak ve diğer tarafta daha sönük gözükmesine sebep oluyor.

Luminet'in görüntüsünde yığılma diski saat yönünün tersinde dönmekte ve bu yüzden de ışığı, izleyiciye sol taraftan yaklaşıp sağ taraftan uzaklaştırıyor. Bu yüzden de sol tarafta daha parlak bir görüntü ortaya çıkıyor.

Bütün bu durum, Luminet'in çiziminde olduğu gibi kara deliğin merkezinde ve bir yönünde daha parlak gözükmesine sebep oluyor. Interstellar'ın görüntü ekibi bu özelliği göstermiyor. Ancak Interstellar'ın kara delik uzmanı Kip Thorne, bu özelliğin farkında olduğunu ama yönetmen Christopher Nolan'ın, izleyicilerin kafasını karıştırmamak için bu görüntüyü sunmak istemediğini belirtmekte.

Luminet, bütün hesaplamalarını 1979 yılında bir IBM 7040 bilgisayar ile yapmıştı. Makine, o zamanlardaki çizim yazılımı ile mümkün olan yumuşak eğimler ile görüntünün çizgilerini oluşturdu. Ancak çizimi tamamlamak için Luminet, diğer sevdası olan sanatı kullandı. Bilgisayarın verdiği sayısal verileri kullanarak direkt olarak negatif çizim kağıdı üzerine çini mürekkebi ile çizimi yaparak, simülasyonun daha fazla ışık gösterdiği alanlara daha fazla nokta koydu. Daha sonra da negatifinin negatifini alarak pozitife ulaştı ve siyah noktalar beyaza dönüşürken beyaz arkaplan da siyaha dönüştü.

Ortaya çıkan görüntü bugün halen geçerli durumda ve Interstellar'ın sunduğu CGI görüntüsünden daha gerçekçi kabul ediliyor. Dahası, NASA Goddard tarafından sonradan yapılan simülasyonlar da aynı özellikleri gösteriyor. Bu ilk çalışmanın tamamının kart girdisi kullanılan bilgisayarlar ve çini mürekkebi ile yapıldığı düşünülürse, sonucun oldukça iyi olduğu rahatlıkla söylenebilir...

Levent Öztürk

Okuyucu Yorumları

Toplam 2 Yorum

Güzel bir yazı olmuş

Ben beğendim, neymiş demek ki her şeye inanmamak lazımmış.

Sen de yorum yaz



CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın

İlginizi çekebilir