Bilgisayarınızı Canlandırın!

Bilgisayarımız çökünce ya da yavaş çalışınca ona kızıyoruz. Peki, acaba biz verimli ve performanslı çalışma bekleyen bir kullanıcı olarak, bilgisayarımıza gereken özeni gösteriyor muyuz?

Hepimiz hızlı çalışan bir bilgisayar istiyoruz. Bunda haksız da sayılmayız.
Sonuçta kimse (özellikle yeni satın almışsa) bilgisayarı başında beklemek istemez. Öte yandan kullandığınız uygulamalara bağlı olarak bazen tüm sistemi terfi ettirseniz bile yine de gözle görülür bir performans artışı elde edemeyebilirsiniz. Bunun pek çok sebebi var. İşletim sistemlerinin gittikçe gelişmesine rağmen "hantallaşması" ve daha çok kaynak tüketmesi bu durumun başlıca sebepleri arasında sayılabilir. Hatta bırakın hantallaşmayı ya da yavaşlamayı, zaman içinde işletim sisteminiz, o taze kurulumun ardından size yaşattığı hafiflik duygusu ve kararlı çalışmayı mumla arattırırcasına sık sık sizi mavi ekranlarla ya da donup kalan ekranlarla selamlar hale gelebilir. Donanımla ilgili problemler, donanım sürücülerine ait problemler ya da sisteme yüklenen programlar, işletim sistemi çökmelerinin başlıca potansiyel aktörleridir.

Peki bu durumda ne yapmalı?
Sadece ihtiyacınız olanları yükleyin

Herşeyden önce temiz bir Windows kurulumunun ardından sadece ihtiyacınız
olan programları yüklemeye gayret edin. Tabii, “temiz bir kurulum” derken kastettiğimiz, tüm donanıma ait güncel sürücülerin sağlıklı bir şekilde yüklenmiş olması. Bu konuda geçen ay yazdığımız ve donanım sürücülerinin nasıl kurulması gerektiğini anlatan yazımız size yardımcı olabilir. Bunun dışında işletim sisteminin ve aygıt sürücülerin ardından güvenilir bir
antivirüs yazılımı kurmanız da büyük önem taşır. Bu adımı da geçtikten sonra, sıra sisteminizde olmazsa olmaz yazılımları kurmaya geldi. Bu yazılımları CHIP CD'si içindeki Basic Kit başlığı altında bulabilirsiniz. Bu yazılımları yüklerken de ekonomik davranmakta fayda var. Sözgelimi her amaç için ayrı ayrı program yüklemek yerine çok amaçlı programları kullanabilirsiniz. Buna verilebilecek en iyi örnek Slow View adlı minik yazılım. Yazılım 700 KB olmasına rağmen oldukça işlevsel. Program, tüm yaygın resim formatlarını tıpkı ACDSee gibi anında açabilmek bir yana bu formatlar arası dönüşümü de gerçekleştirebiliyor. Avi, mpeg, mp3 gibi dosyaları da başarılı bir şekilde açan programın en güzel yanı ücretsiz olması. Tabii Slow View bir sürü benzer yazılım arasında öne çıkabilen örneklerden sadece biri. Çok amaçlı yazılımlara bir diğer basit örnek
de zip uzantılı dosyaları açmak ya da açık dosyaları sıkıştırmak için kullanacağınız programla ilgili. Pek çok kişi bunun
için Winzip'i kullanır. Rar uzantılı dosyalar içinse ayrıca WinRar yüklenir. Oysa Winzip’e gerek yoktur. Zira WinRar sadece
rar değil zip uzantılı dosyaları da açabilir.

Yazılım kurulumu sırasında dikkatli olun

Yazılımları kurarken genellikle Custom ya da Advanced seçeneğini tercih edin. Böylece kurulum sırasında ilgili yazılımla beraber hangi yardımcı modüllerin yükleneceğini, üretici firmanın tercihine bırakmak yerine siz belirlemiş olursunuz. Pek çok yazılım kendini başlangıç klasörüne ya da System Tray kısmına atmak ister. Çok gerekmedikçe buna izin vermeyin. Zira başlangıç klasörüne ya da System Tray kısmına yerleşen programlar bellekte kalıcı olarak çalışır ve sistem kararsız hale geldiğinde son darbeyi vurarak çöküşü hızlandırır. Tabii tükettikleri fiziksel bellek de cabası. Antivirüs yazılımları yapıları gereği bu genellemenin dışında olmak durumundadır. Zira bu yazılımlar sürekli sistemi gözleyerek şüpheli bir durumda sizi uyaracak şekilde tasarlanmıştır. Öte yandan örneğin SB Live! ses kartınıza ait sürücüleri kartla gelen sürücü CD'sinden autorun özelliğiyle yüklerken, ola ki tüm dialog pencerelerine "Next" diyerek geçerseniz, belki de hayatınız boyunca kullanmayacağınız pek çok yazılımı sisteminize boşu boşuna yüklemiş olursunuz. Siz kapatmadığınız sürece sürekli ekranın üst kısmında bulunan Creative Launcher ise cansıkıcı bir diğer öğe olarak sık sık karşınıza çıkar. Kurulum sırasında sadece birkaç fare tıklamasıyla bu "fazlalıklardan" kurtulabilirsiniz. Bunun dışında başlangıç klasörüne gözatarak işinize yaramayan kısayolları silebilirsiniz. Bunun dışında sponsorlar tarafından desteklenen bazı ücretsiz yazılımlar kurulum sırasında sponsor şirkete ait yazılımı da sisteminize yükleyebiliyor. Yine kurulum sırasındaki adımları dikkatle izlerseniz bu konuda avantajlı olabilir ve eğer olanaklıysa bu sponsor yazılımları sisteme kuran adımları es geçebilirsiniz.

Sabitdiskinizi bilinçli kullanmanız önemlidir

Sabitdiskiniz ne kadar hızlı olursa olsun uzun süreli bir kullanımdan sonra defrag işlemine tabi tutulmazsa performansı oldukça düşer. Öyle ki programların başlaması, Windows’un açılıp kapanması gibi işlemler epey zaman almaya başlar. Bunun önüne geçmek için kullanım şekline göre sabitdiskinizi ortalama en az ayda bir defrag etmelisiniz. Sabitdiskinizden dosya silme ya da yazma işlemleri disk yüzeyi üzerinde dağınık bölgelerde gerçekleşir. Böylece diskiniz zaman içinde "parçalanır" yani fragmante olur. Defrag işlemi, disk yüzeyindeki boş alanlara diskin son kısımlarında bulunan dosyaları yazar ve tüm boş alan tek parça halinde diskin son kısmına ötelenir. Böylece okuma sırasında disk kafası, disk yüzeyi üzerinde birbirinden faklı noktalara gidip gelmek zorunda kalmaz. Defrag programına ulaşmak için sabitdiskinize farenin sağ yuşuyla tıklamanız yeterli. Gelen menüdeki özellikler kısmında defrag'ın yanında scandisk de ayrı bir seçenek olarak dikkatinizi çekecektir. Scandisk klasörlerde oluşması muhtemel dosya sistemi hataları ya da disk boşluğunun hatalı raporlanması gibi problemler için ideal bir araçtır.

Dosyalarınızı kaydederken planlı olmaya çalışın

Sabitdiskinizi 2 parçaya ayırmak ve Kazaa, Direct Connect ya da Napster benzeri programlarla bilgisayarınıza indirdiğiniz dosyaları ikinci disk bölümünde tutmak, hatta daha iyisi depo olarak kullanacağınız ayrı bir sabitdisk edinmek, pratikte hem aradığınızı bulmanızda faydalı olur hem de işletim sistemini tekrar yüklerken size kolaylık sağlar. Zamanla yedeklediğiniz dosyalar birikir ve diskiniz ikiz dosyalarla dolar. Bunların daha sonra belirlenip, birinin silinmesi, diskinizde gereksiz yer işgalini önlemiş olur. Bir diğer konu da, diskin formatlanması sırasında hangi dosya sistemini kullanacağıdır. Win98 için mutlaka FAT32’yi kullanın. Win 2000 ve XP kullanıcıları ise tabii ki NTFS kullanmalılar. Bunun dışında, işletim sistemi ve aygıt sürücülerine ait sürücüleri belli aralıklarla güncellemek, bazen şaşırtıcı derecede işinize yarayabilir. Sistem performansını doğrudan etkileyen bir diğer önemli konu da anakartınıza ait chipset sürücülerinin yüklenmiş olmasıdır. Diğer sürücüler bir yana anakart chipsetine ait sürücülerin yüklenmesi, tüm PCI, AGP ve I/O bileşenlerinin işletim sistemi tarafından düzgün bir şekilde kullanılması açısından önem taşır.

Ekran kartınız ne kadar performanslı?

Nvidia başarılı işlemciler üretedursun bu işlemcileri taşıyan kartlar hiç de ucuz sayılmaz. Öte yandan nVidia’nın 64bit mimariye sahip uygun fiyatlı grafik işlemcileri performans olarak pek parlak değil. Hele CPU’nuz çok güçlü değilse durum daha da çekilmez bir hal alır. Eğer, zaman zaman oyunlarda kare atlama ya da yavaşlama oluyorsa, masaüstü renk derinliğini 16 bit yapın. Zira bazı oyunlar (örneğin Quake2) renk derinliği olarak masaüstü renk derinliğindeki değeri temel alır. Bunun dışında görsel kaliteyi arttıran fakat sistemi çok yoran Antialiasing’in açık olması da oyunları önemli ölçüde yavaşlatacaktır.

Kararlı bir çalışma için sisteminizi iyi tanımalısınız

Sağlıklı bir kurulumun ardından düzenli bir çalışma için, yukarıda kabaca belirttiğimiz konuların yanında, sisteminize ait yazılım/donanım özelliklerini iyi tanımanız büyük önem taşır. Özellikle yeni bir bilgisayar kullanıcısıysanız, örneğin anakartınızın chipsetini öğrenmek ya da ekran kartınızın AGP4x mi yoksa 2x mi çalıştığını öğrenmek, sizin için biraz zor
olabilir. Fakat bir iki basit yardımcı yazılımla bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Hem CPU hem de anakartınız konusunda detaylıca bilgi alabileceğiniz bir yazılım olan WCPUID, alanında en iyilerden biri olarak göze çarpıyor. Program CPU'ya ait veriyolu hızı, çarpan, L1 ve L2 önbellek bilgileri, desteklenen komut setleri gibi önemli başlıklar hakkında oldukça sofistike bir yapı sunuyor. WCPUID sadece CPU değil, aynı zamanda anakart chipseti ya da AGP kullanımı hakkında da sofistike bir yapı arzediyor. Özellikle POST sırasında gelen ekrandan anakart chipsetini okuyamayan okurlarımıza WCPUID’yi tavsiye ediyoruz. Zira anakartınızın chipsetinin ne olduğunu bilmeniz büyük önem taşır. WCPUID içinde sadece analiz değil bir iki performans arttırıcı özellik de mevcutsa, bunlar spesifik olarak belli donanım platformlarında işe yarıyor ve her donanım için kullanılması mümkün olan özellikler değil. Yukarıda bahsettiğimiz işlemlerin hepsini yaptınız, fakat bu size yetmiyor. Performans için mevcut şartlar içinde daha fazla ne yapılabilir diyorsanız, bunun için bazı yardımcı yazılımlara ihtiyacınız olacak. Bu ay ki CHIP CD’si içinde bulabileceğiniz bu yazılımlardan
bazılarını gelin beraber tanıyalım.

Windows’tan donanım izleme olanakları

Bilgisayarınızın içindeki fanların hızları, CPU ve anakart ısısı gibi donanım bilgilerini anakartınızda bulunan bir chip BIOS’a rapor eder. Peki bu bilgilere Windows üzerinden ulaşmanız iyi olmaz mıydı? Tabii ki olurdu. SpeedFan bu amaçla yazılmış bir programcık. Özellikle Overclock yapan kullanıcılar Windows’ta çalışma sırasındaki aktüel fan hızı ve CPU/Anakart ısısı gibi değişkenleri böyle bir yazılımla mutlaka izlemeliler. Bunun dışında SpeedFan, sabitdiskinize ait oldukça derinlemesine bilgiler verebiliyor. System Mechanic ile tertemiz bir sabitdisk Uzun süreli bir kullanım sözkonusu olduğunda, ne kadar dikkatli olursanız olun, diskiniz gereksiz dosyalarla dolar. System Mechanic bu noktada devreye girerek sizi önemli bir yükten kurtarıyor. Program Files menüsü altındaki seçenekler içinde sabitdisklerinizi tarayarak, .tmp, .bak, .old ya da sizin belirleyeceğiniz herhangi bir uzantıya sahip dosyaları buluyor. İşe yaramayan bu dosyaları silip diskinizi boşaltmaksa, size bir fare tıklaması kadar yakın. En güzel yanıysa, sildiğiniz bu dosyaların ne olacağına karar verebilmeniz. Yani isterseniz başlangıç olarak, dosyalar tamamen silinmek yerine çöp kutusuna atılıyor. Böylece daha sonra işinize yaraması muhtemel bir dosyayı, o an için kazayla silmemiş oluyorsunuz. Ya da bu dosyaları çöp kutusu yerine belli bir dizinde saklayabiliyorsunuz. Sisteminizde aynı dosyadan iki adet varsa, program, bunu da seçenekler dahilinde buluyor ve size bildiriyor ve bu iki eş dosyadan birini silerek hem dosya karmaşasını sona erdiriyor hem de diskinizi temizlemiş oluyorsunuz. System Mechanic’in Files menüsü içindeki bir diğer ilginç seçenek de dosyaları bir daha geri alınamaz şekilde silen Incinerator kutusu. Incinerator tıpkı Windows’un çöp kutusu gibi çalışıyor.

Fakat bir farkla! Incinerator kutusunda biriken dosyaları boşaltırsanız bu dosyaları herhangi bir yardımcı yazılımla geri almanın imkanı yok. Kısaca Incinerator sistemden bir daha geri alınamayacak şekilde tamamen silmek istediğiniz dosyalar için ideal. System Mechanic pek çok bağımsız modülden meydana gelmiş tek bir dev yardımcı yazılım. Programın System menüsüne girince karşımıza çıkan seçeneklerinin zenginliği bizi oldukça şaşırttı. Tek bir programda bu kadar çeşitli özelliklerin bulunması ilginç doğrusu. İlk seçenek olan Clean System Registry ile Registry içindeki geçersiz girişler, eski sürücülerden ve artık kullanılmayan programlardan kalan işe yaramaz DLL bilgileri Registry taranarak bulunuyor ve isterseniz tek tek, isterseniz hepsi birden silinebiliyor. Programın en güzel yanıysa, Undo özelliği sayesinde Registry’de gerçekleştirdiğiniz bu silme işlemini daha sonra istediğiniz bir anda geri alabilmeniz. Böylece her hangi bir yanlışlığa izin verilmemiş oluyor.

Arkaplanda çalışan tüm programlara ihtiyacınız var mı?

System Mechanic’in System menüsü içindeki Windows Startup Manager ile System Tray bölümünde ya da arkaplanda çalışmayı seven programları yönetebilir, istemediklerinizi kapatabilirsiniz. Kuşkusuz bu işlem için ille de böyle bir yazılıma ihtiyacınız yok. Öte yandan System Mechanic ile bu işlemin çok daha kolay olduğu da bir gerçek. Fakat Startup Management’ın bir miktar tecrübe gerektirdiğinin altını çizmekte fayda var. Açıkçası System Mechanic’in özellikleri saymakla bitecek gibi değil. Yine System menüsü altındaki Customize Windows Settings sekmesine tıklayınca karşınıza çıkacak seçenekler sizi şaşırtabilir. Zira burdaki olanaklar sayesinde Start Menu, Boot, Printer, Network, görünüm hatta güvenlik gibi pek çok konuda söz sahibi olmanız mümkün. Öyle ki, Security kısmındaki pek çok ayar sayesinde, kendinize bir dolu yetki vererek, bilgisayarınızı sizden başka kullanan kişilerin, size acı sürprizler yapmasına baştan engel olabilirsiniz. Özellikle System Customize sekmesindeki seçenekleri pek çok kullanıcı iki hatta üç program kullanarak gerçekleştirebiliyor. Bu aşamada System Mechanic gerçekten çok becerikli. Internet hızınızı System Mechanic ile optimize edin System Mechanic, Ensure Your Privacy seçeneğiyle bir anlamda, karda yürüyüp izinizi belli etmemenizi sağlıyor. Çünkü bu özellik sayesinde her türlü History, Cookie ve Cache bilgileri siliniyor. Öte yandan bu menüdeki ikinci seçenek olan Optimize Internet and Network Speed seçeneğini çok ilginç bulacağınıza eminiz. Program, bu seçenek altındaki Optimizations sekmesinde belirttiğiniz internet bağlantı türüne bağlı olarak, internet hızınızı optimize ediyor. İsterseniz bilgi ve tecrübe gerektiren bu ayarlamaları kendiniz de yapabilirsiniz. Tabii Relative Speed Test sekmesi pek çok kullanıcının ilgisini çekecektir. Bu pencere içinde 100KB, 500KB ya da 1MB’lık bir dosyayı sadece bu teste ayrılmış bir server’dan indirerek bu sırada gerçekleşen maksimum, minimum ve ortalama veri transferini görebilirsiniz. Eğer bu test dosyaları size ilginç gelmiyorsa, istediğiniz herhangi bir dosyaya ait URL’yi buraya yazarak gerçek anlamda bir dosya indirme işlemi sırasındaki internet hızınızı ölçebilirsiniz. Bu arada söylemeden geçmeyelim, bahsettiğimiz bu özelliklerin hepsini Scheduled Maintenance seçeneğiyle otomatik olarak istenen zamanda programa yaptırmak da mümkün.

Tüm bu ayarlar, seçenekler, pencereler başınızı mı döndürdü? Hepsiyle uğraşmak zorunda değilsiniz. System Mechanic, Maintenance Wizard seçeneğiyle tüm bu işlemleri sizin yerinize yapıyor, size düşen sadece birkaç kere “Next” tuşuna basmak ve arada temizlik yapılacak diskleri seçmek, hepsi bu. System Mechanic, Win98/2000/XP uyumlu bir program ve yazık ki freeware
değil. Bu kadar becerikli bir programın ücretsiz olması beklenemezdi zaten. 30 günlük deneme süresi içinde tüm fonksiyonlarından yararlanabildiğiniz programın tek bir bilgisayar için fiyatı 59.95$. Ayrıntılı bilgi için, www.iolo.com’a bakınız.

PowerStrip’le ekran kartınıza doping!

PowerStrip, alanında bir numara diyebileceğimiz bir program (HeCHIP Code
PowerStrip). Programla hem OpenGL hem de DirectX altında kendinize ait çözünürlük, ekran tazeleme oranı, renk derinliği gibi kriterleri kapsayan profiller oluşturabilirsiniz. Hatta bu kriterler, grafik işlemcisi çekirdek hızını ve bellek hızını bile kapsayacak kadar spesifik olabilir. PowerStrip, en yeni grafik işlemcilerini destekliyor. Fakat yeni bir grafik işlemcisi çıktığında üretici şirket (() hemen güncellenemiş bir beta PowerStrip’i piyasaya sürüyor. PowerStrip, genel olarak baktığımızda, görüntüyle ilgili (ki bu hem monitörü hem de ekran kartını kapsar) her türlü ayarı değiştirip ayrı profiller olarak saklayabilen çok yönlü bir yazılım. PowerStrip’e oldukça benzeyen bir diğer program olan RivaTuner da grafik
kartınıza ait pek çok ayarı değiştirebileceğiniz esnek programlar arasında. Grafik kartınızı Overclock ederken küçük adımlarla hareket edin ve overclock işleminin belli riskleri olduğunu unutmayın. Hatta bazı istisnalar hariç grafik kartını overclock etmenin performans üzerinde öyle pek de aman aman bir etki yapmayacağını söylemek mümkün. Sonuçta QuakeIII’te fazladan bir 10
kare/sn ile ayağınız yerden kesilmeyecektir. Gerek PowerStrip gerekse RivaTuner donanımınız hakkında oldukça detaylı bilgiler veren başarılı programlar.

PC monitöründen TV ekranına giden yol

Ekran kartınızı TV’nize bağlamayı denediniz mi? Bir iki püf noktası dışında bu aslında oldukça basit bir işlemdir. Ve özellikle TV’niz büyük ekransa, oturma odanızı bir oyun salonuna çevirebilirsiniz. En çok dikkat etmeniz gereken şey, görüntüyü TV’ye vermeden önce PC monitöründeki masaüstü renk derinliğinin 16 bit çözünürlüğün 640x480, tazeleme oranının da 60 Hz olması. Tabii 100 Hz bir televizyonunuz varsa, bu 100 Hz de olabilir. Fakat ekran kartı/TV bağlantısı sırasında sıkça görülen bazı şikayetler vardır. PC görüntüsünün TV ekranında tam oturmaması ya da renk ve parlaklıktaki sorunlar, sık yaşanan problemler arasındadır. Ekran kartları, gerek donanım gerekse sürücü babında TV çıkışı açısından önemli gelişmelere imza attıysa da, TV Tool hala en gözde yardımcı yazılımlar arasında. Aslında monitörünüzün 50Hz gibi düşük bir tazeleme hızını desteklemesi durumunda TV Tool ile hem PC monitöründen hem de TV’den aynı anda görüntü alabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey, Dual View seçeneğini işaretlemek. Öte yandan, eğer monitörünüz 50Hz’i desteklemiyorsa, Dual View denemesi sırasında zarar görebilir.

Okuyucu Yorumları

Toplam 1 Yorum

kullanıyorum gerçekten super bir program,ancak bazi işlemler sırasında cpu % 60 seviyelerine çıktıgından baska işlerle ilgilenemeyebilirsiniz.

Sen de yorum yaz

 


CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir