Mavi Mucize: Mavi Lazer Teknolojisi

50 GByte veri kapsayan süper DVD’ler, küçük mobil lazer yaz›c›lar, harika televizyonlar... Birçok uygulama tek bir teknolojiyi, mavi lazeri bekliyor.

Mavi Mucize: Mavi Lazer Teknolojisi (Sayfa 2)

Regensburg’daki Osram’da, Freiburg’daki uygulamalı katı cisimler fiziği alanında etkinlik gösteren Fraunhofer Enstitüsü ve Stuttgart, Braunschweig, Ulm ve Regensburg Üniversitelerinin de katılımıyla Alman araştırma etkinlikleri buluşuyor. Üç yıllık kolektif bir proje sonunda, geçen yıl mavi lazeri sürekli ışıldatmak başarılmış. Bunu takip eden bir proje ile şimdiki hedef, 2003 yılına kadar piyasaya sürülecek olgunluğa ulaşmak. Katılımcı bilimciler için püf noktasını oluşturan görev, aslında birbirine uymayan malzemeleri birbirleri ile bağlantılandırmak. Malzemelerin kombinasyonu bir lazer diyodun yaydığı rengi belirliyor. Işık, uygulanan bir gerilimin farklı katmanlardan serbest yük taşıyıcılarının elektrik bakımından nötr atomlar oluşturacak şekilde kombine edilmesiyle üretiliyor; ve bu sırada enerji açığa çıkıyor. Dalgaboyu ve onunla birlikte lazer ışığın rengi, bu fiziksel olayın karakteristik enerjisine bağlı. Işık yayan diyodlarda (LED) bu ışık doğrudan yayılıyor, lazer diyodlarda yarıiletken elemanın orta katmanı ışık daha yayılmadan ışığın yansıyan uçlarını katbekat güçlendiren etkin bir alan olarak biçimlendiriliyor.Mavi ışık elde etmenin zorluğu, değişik yük taşıyıcılarının kombine edildiklerinde açığa çıkan enerjinin istenen dalgaboyu sonucunu verecek şekilde birbirine uyan yarıiletken sistemlerin zorlukla bulunmasından ibaret. Birçok deneyin başarısızlığa uğramış olmasının nedeni, malzemelerin birbirine uymayan kafes yapılarına sahip olması. Neredeyse yirmi yıldır araştırmalarda sayısız kombinasyon denenmiş ve sonra bir yana atılmış bulunuyor.

Ara?t›rma ç›kmaz sokakta

Son olarak çoğu araştırmacı, çinko-selenit ve akraba yarıiletkenler kombinasyonuna umut bağlamıştı.Malzeme laboratuvarda bir umut ışığı olarak boy göstermiş, ama kırılgan ve ısıya karşı duyarlı olduğu için gündelik kullanım için evcilleştirilememişti. Her şeye rağmen Sony bununla mavi bir lazerin ilk prototipini geliştirmiş ve daha 1995 yılında 400 saatlik bir yaşam süresine ulaşmıştı. Bu noktadan itibaren, teknolojik gelişmenin sonuna gelinmişti. Kristal yapısında bertaraf edilemeyen arızalar daha da ileri gitmeyi engelliyordu. O sıralarda Japon işletmesi Nichia Chemical bünyesindeki fizikçi Shuji Nakamura çevresindeki bir araştırmacı grubu, çoktan rafa kaldırılmış olan galyumnitrid ile deneyler yürütüyordu. Diyod lazerler için gereksinilen hatasız tek kristalli katmanların üretimi için gösterilen tüm çabalar başarısızlığa uğramıştı, ta ki Nakamura 1995 yılında laboratuarında ilk mavi ışıkları görünceye dek.

Okuyucu Yorumları

Toplam 3 Yorum

lazer ışınları bütün ınsanları yok edebilir.lazerlerden uzak duralım.
lazere her zaman hayır.laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaazerrrrrrrrrrr,sana nalet olsunnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn.

ne öldürmesi ya böle saçma saçma yorumlar yapıyorlar cahil insanımızda kanıyor aaa lazer zararlıymış falan diye. bence amaç bu teknolojiyi nasıl kullandıgımıza bağlıdır ve iyiye kullanıldığındada çok fazla yararı vardır. kansız ameliyat gibi.

LAZER IŞIĞININ ELEKTROMANYETİK ALAN ETKİSİ İLE EĞİLİP BÜKÜLEBİLDİĞİNİ BİLİYORMUSUNUZ ? YADA HAYATINDA HİÇ IŞIĞIN HERHANGİ BİR YÜZEYE ÇARPMADAN ESNEDİĞİNİ GÖREN OLDUMU BENDEN BAŞKA ?

Sen de yorum yaz


CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir