Öykünüzü dijital fotoğraflarla anlatın

Yaratıcılığınızı dijital fotoğraf makinenizle sergileyin, fotoblog'lar sayesinde internette tüm dünyaya duyurun.

Yazılı mağara resimlerinden modern dijital fotoğrafçılığa kadar, insanlar daima sanat üretmişlerdir. Bir iletişim ortamı olarak görsel imge, tarih boyunca evrime uğramıştır. Günümüzdeyse teknoloji, fotoğrafçılığı kitlelerle buluşturdu. Hatta film engelini aşarak tümüyle sayısallaştı ve süreci hem daha hızlı hem de daha ucuz bir hale getirdi. Artık filmleri banyo ettirmeniz gerekmiyor: Deklanşöre basın, makineyi bağlayın ve resimleri PC’nize aktarın. Hepsi bu kadar! Madem fotoğraflarınız da hazır, şimdi sırada ne var? İşte, fotoblog kavramı burada işin içine giriyor. Yazının devamında fotoblog’un ne olduğunu ve bu teknolojiyi dijital fotoğraflarınızı sergilemek için nasıl kullanabileceğinizi okuyacaksınız. Nedir bu fotoblog? Photoblogs.org web sitesine göre, blog’ların düzenli olarak fotoğraflarla güncellenen türüne “fotoblog” deniyor. Bazı fotoblog’lar sadece fotoğrafçılık üzerine yoğunlaşırken, bazılarıysa diğer içeriğin yanında fotoğraflara yer veriyor. Bununla birlikte, tüm fotoblog’lar fotoğrafların kendi kronolojik blog yapılarının önemli bir parçası olduğunu kabul ediyorlar. Bu bakımdan, fotoblogçuluk bildiğimiz blogçuluktan pek farklı değil; asıl fark, vurgulananların görsel uyaranlar olmasında yatıyor. Fotoblog kavramı bir süredir mevcut, bu yüzden yeni bir olgu sayılmaz. Sıradan blog girişlerini yıllardan beri fotoğraflarla süsleyen blogçular zaten var. Fotoblog’un emekleme günlerinde insanlar sadece ailelerinin, ev hayvanlarının ve benzer şeylerin fotoğraflarını, resim kalitesini ya da diğer estetik mevzuları hesaba katmadan çekip paylaşırlardı. İnternetin yaygın doğası ve dijital fotoğraf makinesi pazarındaki patlamayla fotoblogçular şu anda kendilerini farklı kılacak arayışlara yöneliyorlar.

Birçoğu artık yüksek nitelikli ve fotografik bakımdan önem taşıyan, halkı n isteğine de önem veren fotoğraflar yüklüyorlar. Sözgelimi, ABD’de bir rock konserine giden, dijital fotoğraf makinesiyle birkaç poz çeken, sonra evine dönüp bunları kendi izlenimleriyle birlikte blog’una yükleyen bir kullanıcı, bu etkinlikten bahseden tüm haber kaynaklarını sollayarak Google sıralamasında ikinci yere yerleşmiş. İşte size fotoblogçuluğun gücü! Fotoblogçuluk, ilgili sitelerden ve “fotoblogçu”lardan oluşan akıl almaz büyüklükte bir çevrimiçi topluluğa dönüştü. Sadece çevrimiçi fotoblog işi yapan ve hayatını bundan kazanan gruplar var. Fotoblogçuluk size dünyayı başkalarının gözünden görme imkânı sunuyor. Dahası, insanların kendi becerilerini geliştirmesine de ön ayak oluyor. Fotoblogçuluk hiç zor değil. Kolay ve bir o kadar da eğlenceli. “Doğru” fotoğrafı çekmeyi öğrendiğinizde siz de bir fotoblogçu olmuş sayılırsınız. Detaylara ve estetiğe ne kadar önem vereceğinizi siz belirleyeceksiniz. Dahası, diğer kullanıcıların da geribildirimde bulunmasını ve yorumlarını bildirmelerini bekleyebilirsiniz. Fotoblog’lar, fotoğraflarınızı ailenizle ve sevdiklerinizle paylaşmanız için de zahmetsiz bir yol, sadece resimlerinizi yüklemeniz ve blog’unuzu ziyaret etmeleri için onlara haber vermeniz yeterli. İşin içine biraz girelim Dediğimiz gibi, fotoblogçuluk kolay bir iş. Her şeyden önce, doğru dürüst bir dijital fotoğraf makinesine gereksiniminiz olacak. 3 ila 5 megapiksel çözünürlüğe sahip bir makine işinizi görecektir. Kamerayı sağladıktan sonra fotoğraflarınızı çekeceksiniz. Ailenizle ve arkadaşlarınızla paylaşabileceğiniz bir şeylerle başlamanızda fayda var. Fotoğrafları çektikten sonra dijital fotoğraf makinenizi USB ya da Firewire portundan PC’nize bağlayıp resimleri aktarabilirsiniz. Sonra (şayet şimdiye kadar yapmadıysanız) bir fotoblog sitesine üye olup kendinize bir hesap açtırın. Başlarken size faydası dokunabilecek bazı siteler şöyle: Son zamanların gözdesi Flickr Flickr.com fotoğraflarınızı yükleyip paylaşmanız için size 20 MB web alanı sunuyor. Artık Yahoo’ya ait olan hizmet, bu yüzden bir Yahoo hesabınız olmasını gerektiriyor. Flickr’ın rahatça katılabileceğiniz, farklı ilgi alanlarına yönelik çok sayıda grubu da var. Kaydolduktan sonra Upload düğmesine tıklayıp istediğiniz resimleri çevrimiçi hale getirebilirsiniz. Hiç çekinmeyin, fotoğraflarınızı yükleyip dünyaya gösterin ya da sadece ailenizin ve dostlarınızın görebileceği şekilde, güvenle paylaşın. İşte bu kadar kolay! Bu hizmetin dezavantajı, size ayrılan kotanın dosya boyutuyla değil de bant genişliği kullanımıyla belirlenmesi. Yani kazayla yanlış bir resim yükler, sonra silip yerine yeni bir resim gönderirseniz bile bu haktan harcamış oluyorsunuz. Neyse ki bu sınır her aybaşında sıfırlanıyor. Dahası, yıllık 25 doları gözden çıkarabilirseniz, 2 GB boş alan ve birtakım ek özellikler sunan paralı bir üyelik seçeneği de var. Eğer tam bir bant genişliği canavarıysanız buna yatırım yapmanı z yerinde olabilir. Flickr’ı kullanmak çok kolay ve alıştıktan sonra buradan çok sayıda arkadaş da edinebilirsiniz. Evet, Flickr aynı zamanda harika bir sosyal ağ aracı! Web sitesi: www.flickr.com LiveJournal ile canlı günlükler Livejournal.com web sitesi, bilgisayar mühendisi Brad Fitzpatrick tarafından 1999 yılında yaratılan kişisel günlükler etrafında gelişerek bir çevrimiçi topluluğa dönüştü. O günden bu yana kullanıcıların desteğiyle, tüm dünyada kullanılan bir açık kaynak hizmetlerine dönüştü. LiveJournal şu anda San Fransisco’da etkinlik gösteren SixApart firmasına ait. LiveJournal’ın da bedava hesap hizmeti var ama fotoğraf yüklemenize izin vermiyor. Fotoğraflarınızı ayrı bir sitede barındırmanız ve onlara bağlantı vermeniz gerekiyor. Ya da paralı bir hesabı seçebilir, böylelikle kendi fotoğraflarınızı yükleyebilirsiniz. Aylık 3 dolardan başlayıp yıllık 19,95 dolara varan çeşitli ödeme seçenekleri bulunuyor. Paralı bir hesap seçerseniz elinize tek geçen 1 GB’lık alan boşluk ve fotoğraf yükleme seçeneği değil, aynı zamanda görüntülenme için belirleyebileceğiniz güvenlik seviyeleri oluyor. Bazı ek özellikler de mevcut. Web sitesi: www.livejournal.com

Blogger: Adı üstünde Bloger.com’un “tek tıklamada yayıncılık” düsturuna uyduğu, daha kayıt anında anlaşılıyor. Hesap açtırmak sadece üç adım sürüyor. Blogger’ın sezgisel kullanıma açık bir arabirimi ve geniş bir kullanıcı veritabanı var. En güzel yanıysa ücretsiz oluşu! Blogger hem metin hem de fotoğraf yüklemenize olanak tanıyor. PC’nizden fotoğraf yüklemek istediğinizde tek yapmanı z gereken bir tuşa tıklamak. Eğer web günlüğünüze yerleştirmek istediğiniz fotoğraf zaten internet üzerindeyse daha da kolay. Sadece gereken alana adresi yazıp Publish’e basın, yeter. Blogger sitesi 1999 yılında, Pyra Labs adlı bir firma tarafından San Fransisco’da kuruldu. Dotcom fiyaskosunun ardından epey sarsıldıysa da, ayakta kalmayı başardı ve kısa sürede gücünü topladı. Çok geçmeden de Google tarafından satın alındı. Blogger.com şu anda Google’ın bir parçası. Web sitesi: www.blogger.com Expression: İfade yolu My-expressions.com, basit ve sezgisel bir fotoblog sitesi. Ücretsiz bir sürümü olmasa da, kayıt yaptırdığınızda 30 günlük bir deneme sürümü elde ediyorsunuz. Arabirim temiz gözüküyor ve hizmet de çok sayıda özellikle donatılmış. Bir my-expressions.com hesabı aylık 3 dolar ve yıllık ödemeyi tercih ederseniz %20 indirimle 29,95 dolara geliyor. Bu ücret karşılığında firma size 100 MB alan sunuyor. Açtırdığınız hesap, toplam beş ayrı kullanıcının yazabildiği, birbirinden tümüyle bağımsız üç blog oluşturmanıza imkân tanıyor. Kullanıcı sayısının ve alanın yükseltilmesi de mümkün. Ayda fazladan 2 dolar öderseniz size tahsis edilen alanı 100 MB artırabilir, aylık 1 dolar karşılığında hesabınıza üç ayrı blog sayfası ya da beş kullanıcı daha ekleyebilirsiniz. Bu yükseltmeleri satın almak ya da vazgeçmek PayPal aracılığıyla gerçekleştirilebiliyor. Bu hizmetin arkasında Dynamic Vantage firması var. Firma, bir fotoğraflı web günlüğünü nasıl oluşturacağını merak edenlerin soruları doğrultusunda böyle bir hizmet geliştirmiş. Web sitesi: www.my-expressions.com Buzz ile cepten blog Buzznet.com, bir diğer fotoblog ve moblog servisi. Yani, cep telefonu operatörünüz ve telefonunuz fotoğrafların e-postayla gönderilmesine izin veriyorsa, buradaki sitenizi her yerden güncelleyebilirsiniz. Kayıt yaptırdığınızda bedava buzznet ana sayfanıza kavuşacaksınız. Bir ayda gönderilebilecek fotoğraf sayı sı 60 ve bunların JPEG biçiminde olma zorunluluğu var. Eğer fotoğraflarınız büyükse, Buzznet bunları en fazla 400 piksel olacak şekilde yeniden boyutlandırıyor. Daha küçük olan resimlerse isteğe bağlı olarak büyütülebiliyor. Firmanın ayda 250 resim göndermenize olanak tanıyan bir de Premium hesabı var. Sade arayüzü, özel mesajlaşma imkânı, çok sayıda fotoğrafı ve kullanıcısıyla buzznet.com, fotoblog dünyasına adımını bir an öncel atmak isteyenler için ideal. Web sitesi: www.buzznet.com Phanfare: Eşi benzeri yok Bu da bedava olmayan, ama 30 gün deneyebileceğiniz fotoğraf paylaşım uygulamalarından biri. Phanfare’in eşi benzeri yok. Öncelikle, fotoğraflarınızı anasayfanıza yüklemek için Phanfare Photo yazılımını indirip kurmanız gerekiyor. Phanfare Photo’da oluşturduğunuz bir albüme fotoğraf ya da video yüklediğinizde, yazılım bunların bir kopyasını http://kullaniciadi.phanfare.com şeklindeki web sitesine kendiliğinden gönderiyor. Bu yüzden de diğer çevrimiçi hizmetlerin aksine, bir upload ya da post komutuna sahip değil. Bu, eğer PC’niz çökerse imdadınıza koşuyor. Phanfare’in albümünüzdeki fotoğrafları web sitenizdekilerle eşleştiren bir özelliği var. Phanfare Photo’yu bir başka bilgisayara (ya da yeni bir sabit disk taktığınız eski bilgisayarınıza) indirip kurarsanız, fotoğraflarınız bilgisayarınızla eşleştiriliyor ve düzenleme işine kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Elbette bu sırada fotoğraf albümünüzün bir kopyası Phanfare sunucularında güvenli bir şekilde saklanıyor ve aileniz ya da arkadaşlarınız tarafından görüntülenebiliyor. Phanfare çok sayıda özellikle donatılmış. Belirli kişilerin belirli albümleri görüntülemesini sağlayabilirsiniz. Ciddi bir fotoğraflı web günlüğü başlatmak için iyi bir yol. Web sitesi: www.phanfare.com

Ve karşınızda moblogging! Moblogging, “mobil” ve “weblogging” sözcüklerinin birleşiminden oluşmuş ve mobil teknolojinin internetin gücüyle birleşimini ifade ediyor. PDA ya da cep telefonu gibi taşınabilir cihazlar kullanan herkes kendi sitesine içerik yükleyebilir. Tek gereken dâhili kamerası ve üzerine yüklü bir moblog istemcisi bulunan akıllı bir telefon. Bu şartları tamamlı yorsanız, derhal işe koyulabilirsiniz. Basitçe anlatmak gerekirse, moblogçuluk şu şekilde işliyor: Telefonunuzdaki tüm fotoğrafları, videoları ve metinleri, aygıtın üstündeki moblog istemcisini, MMS’i ya da e-postayı kullanarak doğrudan web üzerindeki kişisel blog’unuza yolluyorsunuz. Bu tarz bir kişisel çevrimiçi günlük, yolda yaşanan tüm deneyimleri arkadaşlarınızla, ailenizle ve meslektaşlarınızla paylaşmanızı mümkün kılıyor. Dünyanın neresinde olursanız olun, dijital fotoğraf makinenizle çektiğiniz bir fotoğrafı taşınabilir bir cihaza, oradan da blog’unuza aktarabilirsiniz. Gerçi bir dezavantajı var: Yüksek çözünürlüklü fotoğrafları ve büyük boyutlu verileri karşıya yüklemek uzun vakit alabilir. Yine de bu, moblogçuların gözünü korkutmuyor. Moblog’un birkaç sorunu daha var: Eğer cep telefonu operatörünüz e-posta göndermeyi desteklemiyorsa, blog’unuza telefonunuzdan herhangi bir şey yüklemeniz mümkün değil. Eğer yolda blog yazmak isterseniz çok sayıda hizmet var ama bunlardan hangisinin sizin cep telefonu operatörünüzle veri alışverişine izin verdiğini bilmelisiniz. Çevrimiçi moblog hizmetiyle olduğu kadar, kendi cep telefonu operatörünüzle de mükemmel bir veri aktarımı gerçekleştirebiliyor olmalısınız. İşte fotoblog’un moblog’a üstün geldiği nokta da burası: Ne bir uyumluluk sorununa ne de diğer konulara kafa yormanı z gerekiyor. Bir blog ya da fotoblog açmak için tüm gereken internete bağlı bir bilgisayar. Neden fotoblog’la uğraşalım? Fotoblog ve moblog, size arkadaşlarınızla ve dostlarınızla iletişim kurmanın neredeyse ücretsiz bir yolunu sunuyor. İlginç bulduğunuz fotoğrafları herkesle paylaşabilirsiniz ve şansınız varsa bunları satın almak isteyenler bile çıkabilir. Dahası, moblogçuluk sizi iş üzerinde bir gazeteciye dönüştürebilir; sosyal etkinlikleri ve yaşadığınız yerdeki diğer olayları, düzenli güncellemelerle duyurabilirsiniz. Fotoblogçu olmak, başkalarından alacağınız değerli geribildirim sayesinde daha iyi bir fotoğrafçıya dönüştürecektir. Fotoğraf çekme beceriniz arttıkça daha ayrıntılı ve ustaca çekilmiş görüntüleri blog’unuza ekleyebileceksiniz. Bu yüzden hiç vakit kaybetmeden siz de fotoğraflı bir web günlüğü açın ve fotoğrafçılık becerinizi artırın. Savaş Murat Alkım

Okuyucu Yorumları

Toplam 1 Yorum

Evet windows işletim sistemlerimizin (XP) bulunan bir özelliktir bu tabi birçoğumuz farkında değildir. Sizin Fotoğrafları değiştirmeden kendisi değiştirmesi üzerine kuruludur ve geliştirilmiştir. Bunun faydalarında iş yaşantısı haricinde (düşünceme göre çok az insan sunum yapma ihtiyacı duyar) Özel yaşantınızda da değeri çoktur, mesela eşinizle beraber evlenmeden önce çektirdiğiniz fotoğraflar veya düğün fotoğrafları, Bebeğinizin doğumu ve büyümesini kare kare izleyebileceğiniz ve arka plandada güzel bir müzik eşliğinde hayatın nekadar tatlı ve bir okadar da acı olduğunu size anlatacak bir yazılımdır bu. Eşiniz tarafından hazırlanmış bir Slayt eminim sizi nekadar mutlu ederdi ? Yada diablo oynarken aldığınız screenshotların birer birer gözünüzden geçmesi, ahh Andariel senden neler çektim demenize yol açabilir. Bence deneyin kaybedecek neyiniz var? 20mb diskspace?

Sen de yorum yaz

 

CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir