Uzayı da Birbirine Katmak Üzereyiz: Uzaydaki Tehlike Her Geçen Gün Büyüyor!

Uzay çöplerinin yol açtığı kaza tehlikesi her geçen gün biraz daha artıyor: Uluslararası Uzay İstasyonu'nun bir kez daha manevra yapmak zorunda kalması, gözleri yine uzaya çevirdi. Peki ama bu büyük tehlike nereye varabilir?

  • Levent Öztürk
Uzaydaki "Çöp Tehlikesi" Her Geçen Gün Büyüyor!

Uluslararası Uzay İstasyonu, bir kez daha yörüngedeki uzay çöplerinden kaçmak için manevra yapmak zorunda kaldı. Giderek daha sık gerçekleşmesi gereken bu manevralar, Alçak Dünya Yörüngesindeki uzay çöplerinde kaynaklanan artan riski bir kez daha gözler önüne seriyor.

Roscosmos, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (UUİ), tipik yörüngesine dönmeden önce 1994 ABD uzay fırlatmasından arta kalan bir parça uzay çöpünden kaçınmak için neredeyse üç dakika boyunca 300 metreden biraz fazla alçaldığını bildirdi.

Haber, Rus uzay ajansı Roscosmos'un başkanı Dimitry Rogozin'den geldi ve gezegeni çevreleyen, hızla büyüyen uzay çöpü bulutunu içeren bir dizi olayın son halkası olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde NASA, uzay enkazı endişeleri üzerine UUİ'ye bir anten sabitlemek için yapılacak bir uzay yürüyüşünü ertelemek zorunda kalmıştı ve UUİ, geçtiğimiz ay da çalışmayan bir Çin uydusunun yolundan çekilmek için manevra yapmak zorunda kalmıştı.

Ayrıca Rusya, geçtiğimiz ay bir uydu karşıtı füze testi gerçekleştirerek hizmet dışı bırakılmış bir Rus uydusunu imha etti ve UUİ'deki astronotlar, UUİ enkaz alanını geçerken güvenlik için kendilerini kenetlenmiş Soyuz ve SpaceX Dragon Crew kapsüllerine kilitlemek zorunda kaldılar.

Son zamanlarda uydu savar füze denemesi yapan tek ülke Rusya da değil. 2019'un başlarında Hindistan, şu anda gezegenin yörüngesinde olan enkaz alanlarına karşı bir uydu karşıtı füze testi başlatmıştı.

ABD de bu konuda adı geçen ülkelerden biri. 2008'de başarısız bir uyduyu güvenlik nedenleriyle düşürürken, Çin de 2007'de kendi uydularından birini düşürmüştü.

Ve yeni yaşanan olayda olduğu gibi, fırlatılan araçlar genellikle arkalarında güçlendirici roket parçaları, kaplamalar ve tipik olarak Dünya'ya düşerek atmosferde yanan diğer enkazları bırakıyor. Ancak bu enkazlar her zaman atmosfere girip yanmıyor. Enkaz yörüngede kalabiliyor ve daha sonra onlarca yıl boyunca ciddi bir tehdit oluşturabiliyor.

Uzay çöplüğünün neden bu kadar endişe verici olduğunu anlamak için bilmeniz gereken tek şey ise, yörüngedeki cisimlerin ne kadar hızlı hareket ettiği. NASA'nın belirttiğine göre yörüngedeki cisimler yaklaşık 28.160 km/s'ye çıkan hızlarda hareket ediyor ve oradaki uzay çöplerinin neredeyse tamamı metalden yapıldığından, her türlü çarpışma çok büyük bir tehlike oluşturuyor.

NASA

Nesneler aynı hızlarda hareket ettiklerinde çarpışmaların göreli hızları büyük ölçüde azalabilir ancak UUİ ve bir klima büyüklüğündeki eski bir uydu parçasının yaklaşık 120 km/s hızla çarpışması halen ciddi hasara neden olmak için fazlasıyla yeterli. Hatta UUİ'nin bütünlüğünü bile tehdit edebilir.

Daha küçük enkaz parçaları bile ciddi bir tehlike olabiliyor. Yörüngede bir beyzbol topu büyüklüğünde veya daha büyük olan 23.000 civarında parça enkaz bulunuyor ve sadece 320 km/s hızda hareket eden böyle bir metal enkaz parçasına çarpmak bile, kolaylıkla bir uzay aracı veya uydunun üzerinde bir delik açabilir.

Daha kötüsü, bu olayın pek çok uydunun başına gelmiş olması. Sonuç olarak daha da fazla uzay enkazı ürüyor, birçok kişinin Kessler sendromu olarak bilinen bir şeye yol açmasından korktuğu uzay enkazının basamaklı bir şekilde çoğalmasına neden oluyor.

Kessler sendromu olarak adlandırılan bu felaket senaryosunda; uzay çöpleri o kadar kontrolden çıkıyor ki, kendi başına bir ivme kazanıyor, sürekli artan sayıda uyduyu yok ediyor, bu da yalnızca dönen yüksek hızlı bir enkaz bulutu oluşturarak, Alçak Dünya Yörüngesinin çalışmak için çok tehlikeli hale geldiği noktaya kadar büyütüyor.

Bir bilye veya daha büyük boyutta yarım milyon enkaz parçası ve 1 mm veya daha büyük yaklaşık 100 milyon enkaz parçasından bahsediliyor. NASA'nın söylediğine göre, daha sonra boya parçaları olduğu belirlenen enkaz parçalarının neden olduğu hasar nedeniyle birkaç uzay mekiği camının değiştirilmesi gerekti.

NASA, "Hatta, milimetre boyutundaki yörünge enkazı, alçak Dünya yörüngesinde çalışan çoğu robotik uzay aracı için en yüksek görev sonu riskini temsil ediyor" diyor. Alçak Dünya Yörüngesi, 17.500 mil (yaklaşık 28.160 km/s) hızla hareket eden dönen bir metal şarapnel kasırgasına dönüşürse, içinden geçmeye çalışmak imkansız hale gelir.

Alçak Dünya Yörüngesine yükselirken hızlanmanız gerekir, bu nedenle Kessler sendromu sonrası bir ortamda yörüngeye yerleştirmeye çalıştığınız herhangi bir tür uzay aracı veya uydu, temel olarak bu fırlatma çabasını saatte yüzlerce hatta binlerce kilometre hızlarla seyahat eden enkaz parçalarından oluşan kurşun yağmuru içerisinde yapmak zorunda kalacaktır.

Eğer uzaya fırlatmaya çalıştığınız araç bu süreç sırasında uzay enkazı tarafından yok edilir ve parçalanırsa, bir dahaki sefere yörüngeye başka bir şey göndermeye çalıştığınızda uğraşmak zorunda olduğunuz daha fazla uzay enkazı ortaya çıkmış olur.

Bu felaket senaryosu gerçekleşirse, uzaya yeni bir uydu veya araç fırlatmak, bir yağmur fırtınasında tüm yağmur damlalarından kaçarak kuru kalmaya benzeyen imkansız sayılabilecek bir çabaya dönüşecektir. Bu enkaz bulutunun sonunda Dünya'nın atmosferine düşmesini ve yanmasını beklememiz gerekecektir ve bu da onlarca ve belki yüzlerce yıl alabilecek bir süreç anlamına geliyor.

Eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, geçtiğimiz Perşembe günü Financial Times'da, gelecekte insanlık için alanı güvenli tutmak için düzenlemeye ihtiyaç olduğunu yazdı: "Yön değiştirmezsek, dünyadaki yaşamlarımızı iyileştirmek için uzayın fırsatlarına erişim nesiller boyu kapanabilir."

Okuyucu Yorumları

İlk yorum yapan siz olun
Sen de yorum yaz