Asfaltın devleri: Dünyanın en ağır otomobilleri
Bir otomobil ne kadar ağır olabilir? Lüksün, zırh kaplamaların ve devasa motorların birleşmesiyle ortaya çıkan bu dev makineler, bildiğimiz binek araç kavramını altüst ediyor.
Bazıları için her şeyin "en büyüğü" makbuldür; daha büyük evler, daha büyük porsiyonlar ve tabii ki devasa otomobiller. Ancak konu ağırlık olduğunda, bazen bir binek otomobilin kantarda bir kamyonetle yarıştığını görmek şaşırtıcı olabiliyor. Kamyonları, SUV modellerini ve devasa vanları bir kenara bırakıp sadece otomobil klasmanına odaklandığımızda, karşımıza mühendislik sınırlarını zorlayan gerçek "demir yığınları" çıkıyor.
Bir aracın boş depo ve yolcusuz hali olan "boş ağırlık" verilerini baz alarak hazırladığımız bu listede, lüksün ve güvenliğin otomobilleri nasıl devasa kütlelere dönüştürdüğünü göreceksiniz.
Mercedes-Maybach 62: Tekerlekli bir saray
Modern bir otomobilin ortalama ağırlığı 1.800-1.900 kilogram civarındayken, Mercedes-Maybach 62 bu sınırı çoktan aşıp 2.855 kilograma kadar ulaşıyor. 2003 yılında yollara çıkan bu dev, aslında sahibinin kullanması için değil, bir özel şoför tarafından idare edilmesi için tasarlandı. Altı metreyi aşan boyuyla bir gemiyi andıran araçta; masajlı koltuklar, buzdolabı ve 21 hoparlörlü ses sistemi gibi detaylar ağırlığı yukarı çeken ana unsurlar haline geldi. Kaputun altındaki V12 motor ise bu dev kütleyi hareket ettirmek için gereken gücü sağlıyor.
Cadillac V-16: Büyük Buhran’ın ağır mirası
1930 ve 1940 yılları arasında üretilen Cadillac V-16, otomobil tarihinin en şatafatlı dönemlerinden birini temsil ediyor. Ekonomik krizin dünyayı sarstığı bir dönemde, standart bir otomobilin on katı fiyatına satılan bu araç, tam 2.900 kilogram ağırlığındaydı. Onu asıl ağır kılan şey ise isminden de anlaşılacağı üzere devasa motoruydu: İki adet V8 motorun birleşimiyle oluşan 16 silindirli bu blok, alüminyum alaşım bir gövdeye oturtulmuştu. Cadillac’ın her satışta zarar ettiği söylense de, bu model markanın prestijini tarihe kazıdı.
Bugatti Type 41 Royale Kellner: Nadir ve devasa
Ettore Bugatti’nin uçak motorlarından ilham alarak tasarladığı Type 41 Royale, sadece bir otomobil değil, bir mühendislik abidesi olarak kabul ediliyor. Sadece altı adet üretilen bu modelin ağırlığı, üzerindeki özel tasarlanmış gövdeye bağlı olarak 3.175 kilogramı bulabiliyor. Motoru o kadar uzundu ki, kaputu açmak için iki kişinin aynı anda çalışması gerekiyordu. 200 litrelik devasa yakıt deposu ve 40 litreden fazla soğutma sıvısıyla bu araç, döneminin en lüks ve en hantal makinelerinden biri haline geldi.