Issız bir çöl olan Doğu Antarktika Platosu Dünya üzerindeki en soğuk yer olarak biliniyor. Burada, 23 Temmuz 1983’te, Rusya’ya ait Vostok İstasyonu’nda hava sıcaklıkları ortalamanın oldukça altında, yaklaşık -89,2° C olarak ölçülmüştü. Ancak, o zamandan beri bu uzak platoda daha da soğuk sıcaklıklar tespit edildi.
Colorado Boulder Üniversitesi’ndeki Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi'nden araştırmacılar, 2004 ve 2016 yılları arasında Doğu Antarktika genelinde toplanan uydu verilerini inceledi. Bu veriler, Vostok’un üzerindeki Doğu Antarktika Platosu'nun bazı bölgelerinin, güneşin aylarca hiç doğmadığı kutup gecesi sırasında, sıcaklıkları yaklaşık -98° C olarak kaydettiğini gösterdi.
Bu akıl almaz soğukluklar, deniz seviyesinden yaklaşık 3.800 ila 4.050 metre yükseklikteki buz tabakasının en yüksek kısmında ölçüldü. Araştırmacılar, bu “aşırı soğuk koşulların” genellikle güçlü bir Antarktika kutup girdabı oluştuğunda daha sık meydana geldiğini söylüyor. Kutup girdabı, kıtayı çevreleyen ve soğuk havayı görünmez bir duvar gibi içinde hapseden, güçlü rüzgarlardan oluşan dönen bir kütle şeklinde açıklanabilir.
Mutlak sıfıra doğru yarış: Atomlar nasıl donduruluyor?
Yukarıda bahsedilenler doğanın yarattığı sıcaklıklar olsa da, yüksek teknolojili ekipmanların kullanıldığı laboratuvar deneylerinde yapay olarak çok daha soğuk sıcaklıklar elde edilebiliyor. Mutlak sıfır, yani 0° Kelvin veya -273,15° C, bir sıcaklığın inebileceği temel fiziksel sınır. Termodinamiğin üçüncü yasası, bu noktaya tam olarak ulaşılamayacağını ima etse de, bilim insanları sürekli olarak bu sınıra yaklaşmak için çalışıyor.
2021’de bir ekip Alman bilim insanı, bir gazı 38° pikokelvin gibi mutlak sıfırdan sadece bir kıl payı uzakta olan bir sıcaklığa soğutarak şimdiye kadar kaydedilen en soğuk sıcaklık rekorunu kırdı.
Bunu yapmak için kuantum maddesini dev bir kule boyunca düşürdüler. Yaklaşık 100.000 rubidyum atomu, 110 metrelik bir düşüş kulesinin tepesine yerleştirilmiş manyetik bir tuzağa yüklendi. Tuzak, atomları o kadar hassas bir şekilde sıkıştırdı ki, binlerce atomun tek, hayaletimsi bir parçacık-dalga gibi hareket ettiği tuhaf bir kuantum durumu olan Bose-Einstein yoğunlaşmasına (BEC) dönüştüler.
Ardından atomlar serbest bırakıldı. Tuzak kapatıldığında, yoğunlaşma düşerken genişledi ve daha da soğudu. Cihazlar, iki saniyelik düşüşleri boyunca bu ultra soğuk kuantum bulutunun her titreşimini yakaladı.