Evdeki hesap ofise uğramadı: Ofisler açıldı, faturalar kabardı

Yeni bir araştırma, çalışanların evlerindeki tasarruf bilincini ofis kapısında bıraktığını gösteriyor. Tatil dönemlerinde bile fişten çekilmeyen cihazlar ve uyku moduna alınmayan monitörler, işletme bütçelerinde devasa delikler açıyor.

Evdeki hesap ofise uğramadı: Ofisler açıldı, faturalar kabardı

Ofis çalışanlarının fiziksel olarak masalarına dönmesiyle birlikte, işletmelerin enerji faturalarında da büyük bir tırmanış yaşanıyor. Şirketler küresel salgın sonrası çalışma düzenlerini yeniden kurarken, yeni bir araştırmaya göre yüksek seyreden enerji giderlerinin arkasında cihazların verimliliğinden ziyade çalışan alışkanlıkları gizli.

Yapılan incelemeler, tek bir bilgisayarın yıllık elektrik maliyetinin Birleşik Krallık'ta bir işletme için 90 sterlini (yaklaşık 5400 TL) aşabildiğini gösteriyor. Ancak çalışanların bu maliyetleri düşürme konusundaki isteksizliği, sayılardan çok daha dikkat çekici.

Birçok çalışan, ay sonunda gelen faturayı şahsen ödemediği için ofis cihazlarını açık bırakmakta sakınca görmüyor. Uswitch tarafından gerçekleştirilen çalışma, her beş çalışandan birinin mesai bitiminde bilgisayarını veya monitörünü kapatmadığını gösteriyor. Üstelik bu durum sadece günlük rutinle de sınırlı değil ve çalışanların dörtte biri tatil dönemlerinde veya ofisin uzun süre kapalı olduğu zamanlarda bile cihazlarını fişte ve açık bırakıyor. Ekran başından uzun süre ayrıldıklarında monitörünü kapatanların oranı oldukça düşükken, bilgisayarını uyku moduna alanların sayısı da bir hayli az.

Tasarruf bilinci ofis kapısının dışında kaldı

Çalışanların büyük bir kısmı enerji tasarrufu konusunda proaktif adımlar atmaktan uzak. Örneğin, ekran parlaklığını düşürerek enerji tüketimini azaltmaya çalışanların oranı yalnızca üçte bir civarında. İş dünyası enerji uzmanları, bu tablo karşısında işletme sahiplerinin vakit kaybetmeden bir enerji denetimi yapması gerektiğini savunuyor. Elektrik israfının tam olarak nerede yaşandığını tespit etmek, çözümün ilk ve en önemli adımı. Uzmanlar, eski ve verimsiz cihazları yenilemenin yanı sıra asıl çözümün personel eğitiminde yattığını vurguluyor.

Enerji politikalarının çalışanlara sadece sürdürülebilirlik üzerinden değil, mali getirileriyle birlikte daha şeffaf bir şekilde anlatılması şart. Belirtilene göre çalışanlar, attıkları küçük bir adımın şirketin genel bütçesine nasıl katkı sağladığını anladığında alışkanlıklarını değiştirmeye daha yatkın hale geliyor. Bununla birlikte işletmelerin, sözleşme bitiş tarihlerinden aylar önce yeni sağlayıcılarla görüşerek daha uygun birim fiyatlar araması da stratejik bir hamle.