Spotify ve YouTube Music gibi servisler artık müzik dinlemenin ana yolu. Albüm satın alma dönemi büyük ölçüde geride kaldı. Ama bu rahatlık başka bir kapıyı açtı: yapay zekâ ile üretilmiş şarkılar, fark edilmeden listelere giriyor.
Çoğu platform bu tür içerikleri açıkça işaretlemiyor. Ancak Deezer bu konuda farklı bir yol izliyor. Şirketin son verilerine göre, yeni yüklenen şarkıların neredeyse yarısı yapay zekâ üretimi. Üstelik bu parçaları dinleyenlerin önemli kısmı da gerçek kullanıcı değil.
İnsanlar ayırt edemiyor
Yapay zekâ müzik son birkaç yılda hızla yayıldı. Ama diğer yapay zekâ gelişmeleri kadar dikkat çekmiyor. Çünkü bu içerikler kolayca “normal” gibi duyuluyor. Doğru komutlarla üretilen bir parça, sıradan bir pop şarkısından ayırt edilemiyor.
Deezer’ın yaptığı bir test bunu net şekilde gösteriyor. Kullanıcılara üç şarkı dinletildi. İki tanesi yapay zekâydı. Katılanların yüzde 97’si hangisinin gerçek olduğunu anlayamadı.
Her gün 75 bin yeni şarkı

Deezer, yapay zekâ içerikleri tespit eden bir sistem geliştirdi. Bu teknoloji sayesinde platform, bu parçaları etiketleyebiliyor. Şirketin verisi çarpıcı: Her gün yaklaşık 75 bin yapay zekâ şarkısı yükleniyor. Bu da toplam yüklemelerin yüzde 44’üne denk geliyor.
Şirket, bu teknolojiyi başka firmalara da lisanslıyor. Hata payının ise yüzde 0.01’in altında olduğu söyleniyor.
Sahte dinlenme oyunu
Deezer, işaretlediği yapay zekâ şarkılarını öneri listelerine almıyor. Editör listelerinde de yer vermiyor. Bu yüzden kullanıcıların karşısına doğal şekilde çıkma oranı düşük. Toplam dinlenmeler içinde payı yüzde 1 ila 3 arasında kalıyor.
Peki o zaman bu kadar içerik neden yükleniyor? Cevap basit: sistem açıklarını kullanmak.
Platform sadece gerçek kullanıcı dinlemelerine ödeme yapıyor. Bu yüzden yapay dinlemelerden gelen geliri kesiyor. Deezer’a göre yapay zekâ müzik dinlenmelerinin yüzde 85’i bu yüzden para kazanmıyor.
Şirket CEO’su Alexis Lanternier, bu önlemlerle sahte dinlenme ve ödeme sorununu büyük ölçüde azalttıklarını söylüyor.
İşler daha da büyüyecek
Yapay zekâ müzik üretimi yavaşlamıyor, aksine hızlanıyor. Google gibi şirketler bu alanı genişletiyor. Yeni modeller sayesinde artık saniyeler içinde tam uzunlukta şarkılar üretilebiliyor.
Gemini kullanıcıları artık kısa klipler yerine tam şarkılar oluşturabiliyor. Suno ve Udio da benzer şekilde hızlı üretim sunuyor.
Bu sistemler genelde içeriklere dijital filigran ekliyor. Örneğin SynthID bu iş için kullanılıyor. Ama sorun şu: Bu işaretleri kaldırmak giderek kolaylaşıyor. Üstelik baştan filigransız çalışan özel modeller de var.
Kontrol zorlaşıyor
Yapay zekâ ile müzik üretmek ucuzladıkça içerik patlaması büyüyor. Bu da platformların işini zorlaştırıyor. Artık mesele sadece “yapay mı değil mi” değil. Aynı zamanda “kim dinliyor ve neden dinliyor” sorusu da öne çıkıyor.