İstanbul’un yoğun trafik akışına çözüm üretmek amacıyla uluslararası bir akademik iş birliği hayata geçiyor. Macaristan, Türkiye ve Japonya'dan araştırmacıların üzerinde çalıştığı TRALICO projesi, şehirdeki ulaşım yönetimini dijital bir altyapıya taşıyacak.
Mevcut sistemlerde trafik ışıkları genellikle günün belirli saatlerine göre ayarlanmış sabit sürelerle çalışırken, yeni modelde durum değişiyor. Bu proje kapsamında yol sensörleri, radarlar, Bluetooth sinyalleri ve anlık mobil veriler bir araya getirilerek trafik akışı analiz ediliyor.
Projenin Macaristan koordinatörü Vilmos Simon, sistemin temel amacının yoğunluk oluştuktan sonra müdahale etmek yerine, bu durumu erkenden sezmek olduğunu belirtti. Yapay zeka algoritmaları sayesinde trafiğin ilerleyen dakikalardaki seyri tahmin edilerek kavşaklardaki süreler optimize ediliyor. Bazen sadece birkaç saniyelik zaman ayarı, kilometrelerce sürebilecek bir kuyruğun oluşmasını engelleyebiliyor.
Pilot uygulama Yedikule'de başlayacak
Geliştirilen sistem şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı gerçek veri setleri üzerinden simülasyon ortamında test aşamasında. Teorik çalışmaların ardından projenin son aşamasında saha uygulamasına geçilmesi planlanıyor. Bu kapsamda İstanbul’un Yedikule semtindeki beş stratejik kavşak, pilot bölge olarak seçildi. Canlı uygulama ile sistemin gerçek dünya koşullarındaki başarısı ölçülecek.
Sistemin seyahat sürelerinde %5 ile %10 arasında bir iyileşme sağlaması durumunda, kentin genelinde ciddi bir ekonomik kazanım elde edilecek. Daha az dur-kalk yapan araçlar yakıt tasarrufu sağlarken, karbon emisyonu da buna bağlı olarak düşüyor.
Akademik iş birliğinin geleceği
Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi (BME), bu proje vesilesiyle Türkiye ile olan bilimsel bağlarını daha da güçlendiriyor. Üniversite, mühendislik alanındaki programlarıyla çok sayıda Türk öğrenciye ev sahipliği yaparken, yürütülen ortak projeler teknoloji transferine imkan tanıyacak. QS Avrupa sıralamalarında üst basamaklarda yer alan kurumun diplomaları Türkiye’deki meslek odaları tarafından da kabul görüyor. Bu tür uluslararası konsorsiyumlar, büyük metropollerin ulaşım sorunlarına bilimsel perspektifle yaklaşılmasını kolaylaştırıyor.