Uzay taşımacılığındaki en büyük çıkmazlardan biri olan yakıt krizini çözmek için yepyeni bir adım atılıyor. Roket teknolojileri geliştikçe derin uzay görevlerine olan ilgi artsa da Dünya'dan devasa miktarda yakıt fırlatmak mevcut şartlarda imkansız. NASA bu problemi kökten çözmek adına uzay uçuşlarının geleceğini şekillendirecek kritik bir projeyi başlattı.
Geliştirilen özel test uydusu, aşırı soğutulmuş kriyojenik yakıtların uzay boşluğunda güvenle saklanmasını ve transfer edilmesini yörüngede deneyecek. Kurulacak bu sistemler uzayda adeta birer benzin istasyonu işlevi görerek astronotların Ay'a geri dönmesini kolaylaştıracak ve Mars yolculuklarının önünü açacak.
Kısa adı LOXSAT olan Sıvı Oksijen Uçuş Gösterimi uydusu, bu yaz alçak Dünya yörüngesine gönderilecek. Rocket Lab firmasının Electron fırlatma aracıyla Yeni Zelanda'dan yollanacak olan uydu, yörüngede tam dokuz ay boyunca görev yapacak. Yer çekimsiz ortamda sıvı yakıt yönetimini inceleyecek olan LOXSAT, sistemin ölçeklenebilir hale gelmesi için 11 farklı bileşeni tek tek test edecek. Kriyojenik yakıtların hem Dünya'da hem de uzayda buharlaşmaması için çok sıkı sıcaklık kontrolleri altında tutulması şart. Bu sıvıları depolamak ne kadar zorsa, uzay boşluğunda bir araçtan diğerine aktarmak da o kadar büyük bir mühendislik başarısı gerektiriyor. Dolayısıyla LOXSAT görevi, derin uzay keşifleri için hayati bir eşik anlamına geliyor.
Şirketlerin gözü bu uydudan gelecek verilerde
NASA'nın Artemis programı kapsamında Ay yüzeyine astronot indirmesi için seçilen SpaceX ve Blue Origin gibi şirketler bu projenin sonuçlarını heyecanla bekliyor. Çünkü her iki firmanın da geliştirdiği Ay iniş araçları tamamen bu aşırı soğutulmuş kriyojenik yakıtlara bağımlı çalışıyor. Görevlerin tamamlanması için yörüngede yakıt ikmali yapılması şart. SpaceX’in Starship roketi sıvı oksijen ve sıvı metan karışımı kullanırken, Blue Origin’in Blue Moon aracı sıvı oksijen ve sıvı hidrojen ikilisiyle çalışıyor. Bugüne kadar hiçbir uzay aracı bu yakıtların uzayda uzun süre nasıl saklanacağını ya da iki araç arasında nasıl transfer edileceğini uygulamalı olarak kanıtlayamadı. Bu durum LOXSAT görevini tarihte bir ilk haline getiriyor.
Sektörün büyük oyuncuları da boş durmuyor ve kendi test süreçlerini hız kesmeden sürdürüyor. SpaceX, yörüngede yakıt transferi yeteneklerini görmek üzere tasarladığı Starship Sürüm 3 modelinin kritik uçuşuna hazırlanıyor. Bu uçuşun başarılı geçmesi Artemis takvimi adına büyük önem taşırken, olası bir başarısızlık tüm programın ertelenmesi riskini doğuruyor. Diğer tarafta Blue Origin firması da insansız kargo versiyonu olan Blue Moon MK1 aracını bu yıl bitmeden Ay'a indirme amacında. Ancak şirketin New Glenn roketi geçmiş bir kazanın soruşturması nedeniyle şu an için uçuştan men edilmiş durumda.
NASA, dört astronotun yer alacağı ve Ay iniş araçları ile kenetlenme manevralarının deneneceği kritik Artemis 3 görevi için planlarını sürdürüyor. LOXSAT uydusu, o tarihe kadar yörüngedeki testlerini çoktan bitirmiş ve topladığı paha biçilemez verileri bilim insanlarına sunmuş olacak. Eğer her şey planlandığı gibi giderse, bu küçük uydudan elde edilen bilgiler hem SpaceX hem de Blue Origin'in mühendislik çalışmalarına yön verecek. Böylece uzayda kurulacak yakıt istasyonları, sadece Ay ve Mars görevlerini desteklemekle kalmayıp insanoğlunun evrendeki kalıcı varlığının da teminatı olacak.