Donald Trump yönetimi, araçlarda kullanılan start/stop (otomatik motor durdurma) özelliğine yönelik teşvikleri kaldırma kararı aldığını açıkladı. Bu adım, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çevre düzenlemelerinin geniş kapsamlı şekilde geri çekilmesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Yeni kararla birlikte, bu teknolojiyi araçlarına entegre eden otomobil üreticilerine sağlanan krediler sonlandırılacak.
Start/stop sistemi nasıl çalışıyor?
Start/stop teknolojisi, araç durduğunda motoru otomatik olarak kapatarak yakıt tüketimini azaltmayı hedefliyor. Örneğin araç kırmızı ışıkta beklerken veya yoğun trafikte hareketsiz kaldığında motor geçici olarak duruyor, sürücü hareket etmek istediğinde ise yeniden çalışıyor.
Environmental Protection Agency (EPA), yaptığı açıklamada bu sistemin yeni araçlarda oldukça yaygın olduğunu, ancak kullanıcılar arasında “neredeyse evrensel biçimde sevilmeyen” bir özellik olarak görüldüğünü ifade etti.
Günümüzde araçların yaklaşık üçte ikisi start/stop sistemiyle üretiliyor. Analizlere göre teknoloji, sürüş koşullarına bağlı olarak yakıt tüketimini yüzde 7 ile yüzde 26 arasında azaltabiliyor.
Yeni düzenleme ve emisyon politikalarında değişim
Trump yönetimi, araçlar, kamyonlar ve enerji santralleri gibi kaynaklardan salınan sera gazlarının federal düzeyde düzenlenmesine son vereceğini de duyurdu.
Bu kapsamda, sera gazlarının halk sağlığı ve çevre için tehdit oluşturduğunu belirten ve düzenlemelere hukuki dayanak sağlayan “endangerment finding” (tehlike tespiti) de yürürlükten kaldırılıyor.
Start/stop sistemine sahip araçlar için üreticilere verilen kredilerin kaldırılması da bu değişimin bir parçası olacak.
Özelliği tamamen kapatmak mümkün değil
Consumer Reports verilerine göre çoğu araçta sürücüler start/stop sistemini geçici olarak devre dışı bırakabiliyor. Ancak sistem genellikle kalıcı biçimde kapatılamıyor. Bu nedenle sürücüler, aracı her çalıştırdıklarında özelliği manuel olarak devre dışı bırakmak zorunda kalabiliyor.
Araç fiyatları tartışması
Trump yönetimi, çevre düzenlemelerinin araç fiyatlarını artırdığı görüşünü savunuyor. Yetkililer, düzenleme değişikliklerinin tüketicilere yeni araç alımında ortalama 2.400 dolar tasarruf sağlayabileceğini belirtiyor.
Verilere göre ABD’de yeni bir aracın ortalama fiyatı yaklaşık 50.000 dolara ulaşmış durumda. Cox Automotive verileri, fiyatların son 10 yılda yaklaşık yüzde 43 arttığını gösteriyor.
Buna karşılık National Consumers League, fiyat artışlarının temel nedeninin daha lüks araçlara yönelim ve bayi fiyatlandırmaları olduğunu savunuyor. Kuruma göre güvenlik ve yakıt verimliliği standartları araç maliyetlerini sınırlı ölçüde etkiliyor ancak uzun vadede tüketicilere tasarruf sağlıyor.
Otomobil üreticilerinin yaklaşımı
Otomobil üreticileri genel olarak düzenleme değişikliklerini olumlu karşıladı.
Ford Motor Company, mevcut emisyon standartları ile tüketici tercihleri arasındaki dengesizliğin giderilmesine yönelik adımları desteklediğini açıkladı.
Stellantis ise kararın, elektrikli araçlardan hibrit modellere ve içten yanmalı motorlara kadar geniş ürün yelpazesini sürdürme imkânı sağladığını belirtti. Şirket, bu sayede tüketicilerin ihtiyaçlarına ve bütçelerine uygun seçenekler sunmaya devam edebileceğini ifade etti.