İnsanlar ChatGPT’yi nasıl, ne için kullanıyor?

ChatGPT'yi sadece yemek tarifi almak için mi kullanıyoruz? OpenAI’ın yayınladığı ilk kapsamlı rapor, bu algıyı yerle bir ediyor. Veriler; yapay zekanın eğlence aracı olmaktan çıkıp, özellikle yazılım ve eğitim dünyasında vazgeçilmez bir mesai arkadaşına dönüştüğünü kanıtladı.

İnsanlar ChatGPT’yi nasıl, ne için kullanıyor?

Yapay zeka devrimi sadece bir merak konusu olmaktan çıkıp, profesyonel ve sosyal hayatın merkezine yerleşen kalıcı bir enstrümana dönüştü. OpenAI, 2025 yılı sonunda yayımladığı kapsamlı bir araştırmayla, ChatGPT’nin bireyler ve kurumlar tarafından nasıl kullanıldığını ilk kez bu kadar derinlemesine mercek altına aldı.

İnsanlar ChatGPT’yi Nasıl Kullanıyor?” başlıklı bu çalışma, sadece bir kullanım rehberi değil, eğitimcilerden teknoloji liderlerine kadar herkes için yapay zekanın günlük rutinlerdeki yeni rolünü tanımlayan bir yol haritası olarak dikkat çekiyor. Araştırma, yapay zekanın insan iş gücünün yerini almasından ziyade, iş yapış biçimlerini kökten değiştirdiğini ve verimliliği artıran bir “tamamlayıcı” haline geldiğini somut verilerle ortaya koyuyor.

Sektörel bazda bakıldığında, kullanım alışkanlıklarının belirli alanlarda yoğunlaştığı görülüyor. Yapılan her üç etkileşimden biri doğrudan iş hayatıyla ilgili. Profesyonel doküman taslakları oluşturmak, uzun toplantı notlarını özetlemek ve karar verme süreçlerinde yapay zekadan destek almak artık standart bir iş akışı haline geldi. Özellikle yazılım dünyası, yüzde 21’lik kullanım payıyla bu teknolojinin en sağlam kalelerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak ilginç bir şekilde, medyadaki “günlük yaşam asistanı” vurgusuna rağmen, yemek planlama veya tatil rotası oluşturma gibi kişisel görevlerin kullanımda oldukça yapay zeka çok küçük bir paya sahip. Bu durum, insanların ChatGPT’yi eğlence ya da hobi amaçlı değil, daha çok somut verimlilik artışı sağlayan alanlarda tercih ettiğini öneriyor.

Eğitimden sağlığa yeni bir dönem

Eğitim sektörü, yapay zekanın sorumlu ve etik kullanımının test edildiği en önemli cephe olarak öne çıkıyor. Öğrenciler ve eğitmenler; konu anlatımları, pratik problemler ve dil öğrenimi gibi alanlarda teknolojiyi geniş ölçekte deniyor. Eğitim alanındaki profesyonellerin neredeyse yarısı, ders hazırlığı veya öğrenci katılımını artırmak için bu aracı düzenli olarak kullanıyor. Sağlık sektörü ise henüz yolun başında olmasına rağmen, klinik dokümantasyon ve hasta iletişimi gibi hassas alanlarda beklenenden daha hızlı bir adaptasyon sergiliyor. Bu durum, yapay zekanın regülasyonların sıkı olduğu riskli alanlara bile sızmaya başladığının en net işareti sayılıyor.

Araştırmanın sunduğu bir diğer çarpıcı bulgu ise kullanıcıların motivasyonundaki değişim. ChatGPT artık bir “yenilik” olarak değil, doğrudan “zaman kazandırıcı” bir araç olarak tanımlanıyor. Genç profesyoneller ve öğrenciler en yoğun kullanıcı grubunu oluştursa da, kariyerinin ortasındaki uzmanlar arasında da bu teknoloji hızla yayılıyor.

Ancak OpenAI’ın bu raporu bazı eleştirileri de beraberinde getirmiş durumda. Verilerin ağırlıklı olarak Kuzey Amerika ve Avrupa’dan toplanması, küresel bir tablodan bahsetmeyi zorlaştırıyor. Ayrıca verimlilik artışının ölçülebilir olmaktan ziyade kullanıcı beyanına dayanması, raporun sınırlarını belirliyor. Yine de bu çalışma, dijital çağda akıcılık ve hız beklentilerimizin nasıl evrildiğini anlamak adına kritik bir başlangıç noktası sayılabilir.