Yörüngede gizemli olay: Starlink uydusu parçalandı, onlarca enkaz tespit edildi

SpaceX’in Starlink ağındaki bir uyduyla 560 kilometre irtifada iletişim kesildi. Radar verileri uydunun parçalandığını ve yörüngede onlarca enkaz oluştuğunu gösteriyor. LeoLabs ve SpaceX olayın nedenini araştırıyor.

Yörüngede gizemli olay: Starlink uydusu parçalandı, onlarca enkaz tespit edildi

SpaceX’in uydu internet ağı Starlink, pazar günü bir uydusuyla bağlantının kesildiğini açıkladı. Şirket, olayın ardından oluşmuş olabilecek uzay enkazını tespit etmeye çalışıyor.

Starlink yetkilileri, diğer uzay faaliyetleri için “yeni bir risk görünmediğini” belirtti. Açıklamada “patlama” ifadesi kullanılmadı. Ancak elde edilen veriler, bir Starlink geniş bant uydusunun parçalanarak onlarca parçaya ayrıldığını gösteriyor.

Dünya yörüngesindeki nesneleri radar ağıyla takip eden LeoLabs, X platformunda yaptığı paylaşımda “SpaceX Starlink 34343 uydusunu içeren bir parçalanma olayı tespit ettik” ifadelerini kullandı. Bu uydu, yörüngede bulunan yaklaşık 10 bin Starlink uydusundan biriydi.

Şirket, olayın ardından uydunun çevresinde onlarca nesnenin tespit edildiğini bildirdi. İlk radar geçişi ise Portekiz’deki Azor Adaları’nda bulunan radar istasyonu üzerinden gerçekleşti. LeoLabs, analiz çalışmalarının sürdüğünü ve daha fazla parçanın ortaya çıkmış olabileceğini açıkladı.

Olası neden: Uydunun içindeki bir enerji kaynağı

LeoLabs’ın ilk değerlendirmesine göre parçalanma, başka bir uydu ya da uzay enkazıyla çarpışmadan değil, uydunun içinde oluşan güçlü bir enerji kaynağından kaynaklanmış olabilir.

Olayın düşük irtifada gerçekleşmesi nedeniyle ortaya çıkan parçaların birkaç hafta içinde atmosfere girerek yörüngeden çıkmasının beklendiği belirtiliyor.

Yörüngede ikinci benzer olay

Starlink, X üzerinden yaptığı açıklamada Starlink 34343 uydusunun yaklaşık 560 kilometre irtifada bir anomali yaşadığını ve bu nedenle uyduyla iletişimin kesildiğini duyurdu.

Şirketin analizine göre olay;

  • International Space Station

  • istasyon mürettebatı

  • ve Artemis II görevi

için herhangi bir yeni risk oluşturmuyor.

Starlink, izlenebilen enkaz parçalarını takip etmeye devam edeceklerini ve süreci NASA ile United States Space Force ile koordineli şekilde yöneteceklerini açıkladı.

Ayrıca olayın, aynı gün gerçekleştirilen Transporter-16 fırlatma görevini de etkilemediği belirtildi.

Aralık 2025’te de benzer bir anomali yaşanmıştı

LeoLabs, yeni olayın 17 Aralık 2025’te yaşanan başka bir Starlink uydu anomalisine benzediğini ifade etti. O olayda da uydunun yakınında onlarca parça tespit edilmişti ve ilk değerlendirmeler yine uydunun içindeki bir enerji kaynağına işaret ediyordu.

O dönemde Starlink, uyduda yaşanan sorunun itki tankındaki bir tahliyeden kaynaklandığını açıklamıştı. Bu durum uydunun yörüngesinde yaklaşık 4 kilometrelik hızlı bir düşüşe ve düşük hızda hareket eden bazı parçaların serbest kalmasına yol açmıştı.

Şirket, uydunun büyük ölçüde sağlam kaldığını ancak kontrolsüz şekilde dönmeye başladığını belirtmişti. Uydu birkaç hafta içinde atmosfere girerek tamamen yanacaktı.

Uzayda çarpışma riski ve koordinasyon sorunu

Starlink, Aralık ayında başka bir olayda da çarpışma riskiyle karşı karşıya kaldı. Şirketin kıdemli yöneticilerinden Michael Nicolls, Çin merkezli bir şirketin dokuz uyduyu diğer operatörlerle koordinasyon sağlamadan fırlattığını söyledi.

Bu durum, fırlatılan uydulardan biri ile STARLINK-6079 uydusu arasında yalnızca 200 metre mesafe kalmasına neden oldu. Olay yaklaşık 560 kilometre irtifada gerçekleşti.

Nicolls’a göre uzay operasyonlarındaki en büyük risklerden biri, uydu operatörleri arasındaki koordinasyon eksikliği.

Milyon uydu planı uzay trafiğini artırabilir

SpaceX’in uzun vadeli planları, yörüngedeki uydu sayısını çok daha büyük bir seviyeye taşımayı içeriyor. Şirket daha önce uzayda veri merkezi oluşturmak için bir milyon uyduya kadar çıkabilecek bir ağ planından söz etmişti.

Bu ölçekte bir sistemin hayata geçirilmesi, yörüngedeki trafik yönetiminin ve koordinasyonun daha da kritik hale gelmesine neden olabilir.

Uydular atmosfere girerek yok olacak şekilde tasarlanıyor

Starlink uyduları normalde görev sürelerinin sonunda kontrollü şekilde yörüngeden çıkarılıyor. Şirket, bu süreçte uyduların genellikle açık okyanuslar üzerinde atmosfere yönlendirildiğini belirtiyor.

Uydu tasarımında “demisability” olarak adlandırılan yaklaşım kullanılıyor. Bu sistem, uydunun atmosfere yeniden giriş sırasında parçalanarak tamamen yanmasını hedefliyor.

Starlink’e göre atmosfere ulaşabilecek olası parçaların yere düşmesi durumunda oluşturacağı enerji son derece düşük seviyede kalacak.