Cep telefonları kanser mi yapıyor?

Aşırı cep telefonu kullanımı tükürük bezlerinde kanser oluşturmada yüksek risk mi yaratıyor?

  • Ongun Batuhan Altan
Cep telefonları kanser mi yapıyor?

Araştırmacılar, 500 kişinin telefon kullanım alışkanlıklarını 1300 sağlık kontrolü ile gözlemlediler. Kafasına telefonu dayayarak saatlerce konuşanlarda tükürük bezlerinde tümör oluşma riski %50 artıyor. Araştırma The American Journal of Epidemiology'de yayınlanmış durumda.

Çok sayıda yapılan araştırmada cep telefonunun kanser üzerindeki etkilerine üzerinde durulmuş ancak ciddi bir kanıt elde edilememişti.

Ancak Tel Aviv Üniversitesinden araştırmacılar, beyin tümörlerine yatkınlık üzerine odaklanmış durumdalar ve risk grubu içersinde sadece uzun süre kullananların olmadığını da belirtmişler.

Riskler ve önlemler

Tükürük bezi kanseri nadir görülen kanserlerden. İngiltere'de 230 bin kanserliden sadece 550 kişi bu kanser türüne yakalanmış durumda.

Tel Aviv Üniversitesinden Dr Siegal Sadetzki; " araştırmalar ışık tutuyor ki İsrail'de cep telefonu kullanımı dünyanın geri kalanından daha fazla ve bu artarak devam ediyor." diyor ve ekliyor "diğer araştırmalara önem verdiklerini ve kendilerinkileri ile kıyasladıklarını ve İsrail'de radyo frekansından dolayı radyasyona daha fazla maruz kalınıyor " diyerek durumun ciddiyetini belirtiyor.

Başka bir tespiti ise kırsal kesimde yaşayan insanlarında yüksek risk taşıdığı. Zira cep telefonu uzak mesafelerden çekmek için daha yüksek sinyale ihtiyaç duyuyor ve bunun sonucunda daha fazla radyasyon yayıyor.

Buna karşın yapılan diğer araştırlmalar uzun süre kullanımda kanser riski yaratmadığı yönünde. Danimarka'da 420 bin kişi 10 yıldan fazladır cep telefonu kullanıyor ve sadece çok küçük bir kısmında kanser görülmüş ve cep telefonlarının kanserleri geliştirmediği düşünülüyor.

Bu sene İngiltere Telekominasyon ve Sağlık Araştırmaları Programı uzun süreli kullanımların çocuklar üzerinde ki etkilerini incelemeye almış durumda. Kanser programından Ed Yong "Göreceli olarak son günlerde yapılan araştırmalar belli bir risk taşıdığını gösteriyor." diyor ve ekliyor " Ancak şunu da hatırlamak gerekir ki yetişkinler için herhangi bir kanser türünü tetiklemediğini unutmamak gerek" diyerek kanser riskine karşı çıkıyor.

Okuyucu Yorumları

Toplam 21 Yorum

Maalesef ülkemizde gerçekler daha çok kar uğruna gizleniyor.

Mahalle aralarında, binaların damlarında bulunan cep telefonu baz istasyonları ile insanlarımız yüksek radyasyona, ışına mahruz kalıyor.

Devlet dahil herkez gerçeği görmezden geliyor. Başta kanser olmak üzere pekçok hastalık oluşuyor.Kanser tedavisinde ise cep telefonu ile hastalların kullanmasına izin verilmiyor.

Devlet ve basın para uğruna insan sağlığını kör duvar olmaya ne zamana kadar devam edecek?

Değerli Türk basını size reklam vereceğiz diye susturtulmayın. Her şey para demek değil. Sevdiğiniz insanları kaybettiğinzde gerçeği görürsünüz.

Devlet halkının sağlığını korumayı anayasal olarak üstlenmesi, gerekli tedbirleri alması gerekirken; sağlık bakanlığının yetkilileri baz istasyonu kurulacağı vakit, geldik, gördük, gidiyoruz anlayışı ile hiç bir bilimsel ölçüm yapmadan tutanak yapmadan gitmektedirler. Türkiye'nin Haberleşme ile ilgili kurumuna müracaat ettiğinizde baz istasyonunun henüz kendilerine kayıt yaptırmadığını, kayıt yaptırıp, bildirimde bulunduktan sonra gelip ölçüm ve kontrol yapılacağını yazısını göndermektedirler.

Buradan devletin kurumlarını göreve çağırıyorum. Ne olur başkaları da kanser illetine bulaşmadan baz istasyonlarını mahalle aralarındaki damlardan kaldırılması açık alanlara kurulması ile gereken kanunu yasalaştırın.

Bu konuyu gündeme getiren Chip dergisine teşekkür ederim.

İyi Günler,

Yıllarca yazılıp çizildi bu konu. Çoğu mahallede baz istasyonu kurdurtmamak için eylemler mahalle sakinlerini görüyoruz. Gerçekten insan sağlığını korumak için yapılan bu girişimleri saygıyla karşılıyorum. Ancak bu hassasiyeti keşke çevremizi ve insan sağlığını alt üst eden diğer konularda da beklerim.

Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış denir ya. Bizim ki de o hesap. Kimse ne olduğunu ilmez ancak teknik görevliler baz istasyonu kurmaya devam ederler. Yorumcu arkadaş da bilim adamlarının çalışmalarını önemsemeye hiç gerek duymamıştır. Çünkü halkımızın her bir ferdi birer bilim adamıdır.

Arkadaşımızın dediği haberleşme kurumu Telekomünikasyon Kurumu'dur. Operatörler istasyona ait dosyaları hazırlar TK ya başvururlar. Baz istasyonu kurulur ve TK görevlileri istasyonu dosyaya göre uygun olup olmadığını kontrol ettikten sonra güvenlik sertifikasını verirler. Her birinin teknik özellikleri dosyalarda mevcuttur.

Umarım bilgi sahibi olunarak yazarsak daha hayırlı olur. Cep telefonum niye çekmiyor deyip saydıran halkımız da çok ilginç.

Şimdi kullanıcılar kime ve hangi rapora inanacak?
Geçtiğimiz günlerde İngiltere'nin ünlü gazetelerinden The Guardian'da yayınlanan haberde Cep Telefonları Kanser Yapmıyor dendi...
Oradaki araştırmada da Amerikan Karser Topluluğu’nun 8.8 milyon sterlin harcanarak yapılan araştırmasını yayınladı. Bu araştırmanın sonuçlarına baktığımızda:
- Cep telefonu kullanım süresinin artışı ile karser risik arasıda bir bağlantı bulunamadı
- Beyinde tümörünün oluştuğu bölge ile cep telefonunun vücuda temas ettiği bölge arasında da bir bağlantı olmadığı ortaya çıktı
- Yapılan araştırmalarda beyin tümörü olan hastaların hayatları süresince daha az cep telefonu kullanıldığı ortaya çıktı.

?

bize kimse cep telefonunun zararlarını söylemedi.

bence bu cep telefonun faturası ileride daha kötü çıkıcak.kişisel görüştür.

Bizim evin karşısında bazcep istasyonu var. Dikenlerden hakkımı helal etmiyorum.

Baz istasyonu kanser yapıyormuş.

Baz istasyonlarından uzaktan geçelim. bulaşmasın

yorum yapan arkadaş
""""" Yapılan araştırmalarda beyin tümörü olan hastaların hayatları süresince daha az cep telefonu kullanıldığı ortaya çıktı.""""""""" kaynağını kanıtla en azından .

diyorsun ki beyin kanserine yakalanmak istemiyorsanız cep telefonu kullanın mı diyorsun. ne alaka.

Yazısına İyi günler ile başlayan ve "Umarım bilgi sahibi olunarak yazarsak daha hayırlı olur diye yazan arkadaş" yerdiğin kişi olayı anlatmış.

Bende onun dediklerini destekleyen yazıyı ve numarasını veriyorum. Benimde başımdan geçti.Telekominikazyon kurumu Bölge müdürlüğü'nün cevabi yazısı "................Sistemin kurulup bildiriminin yapılmasından sonra Bölge Müdürlüğümüzce kontrolü yapılacaktır...................." Sayı:B.61.0.TLK.1.04-303.01

Umarım bilgi sahibi olunarak yazarsak daha hayırlı olur.

cep telefonu kanser yapar evet ama direk kendisi değil. telefonlar saatlerce konuşursan gelen faturalar bir gün seni kanser yapar :) bizim gençlerimiz elinden düşürmüyorlar şu telefonu nedense..

3 ayda 100 kontür bile bitirmiyorum .
Genelde telefonum açık olduğu halde şebekeyi kapatıyorum .
Bana bişey olmaz cep telefonundan .

Telekoüinikasyon Kurumu da aşağıdaki cümleyi kullanarak cep baz istasyonların zararlı olduğunu teyit etmiş oluyor.

Elektromanyetik dalgaların sağlığa zararları da (tam olarak tespit edilmemesine rağmen) büyüklüğü ile doğru orantılıdır.
(http://www.tk.gov.tr/Tuketici/Sorulanlar/Sorulanlar.htm)

Sözkonusu sağlık ise gerisi cep telefonuna hayıR.

Baz istasyonlarının çevreye zararları

''Vücudumuzdaki manyetik alanlar, doğal çevremizdeki yerkürenin manyetik alanı ile uyum içerisindedir. Baz istasyonlarının çevresinde elektromanyetik alan oluşmaktadır ve oluşan bu elektromanyetik alanın insan vücudundaki ve doğal çevredeki elektromanyetik alandan fazla olması sebebiyle mevcut uyum bozulur. Bu da, elektromanyetik kirlilik adı verilen bir tür çevre kirliliğine neden olur.''

Baz istasyonlarının sağlığa zararları

-''Baz istasyonları tarafından da yayınlanabilen mikrodalgaların dokulara iki temel etkisi bulunmaktadır:

-Mikrodalga dokuları ısıtır. (termal etki)

-Mikrodalga hücrelerin kimyasını bozar (termal olmayan ya da kimyasal etki)

-Mikrodalgaların özellikle ikinci etkisi,yani hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki insan sağlığı açısından önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalarda hücrelerin -kimyasal etkiye maruz kalması ile şu sonuçların meydana gelebileceği saptanmıştır:

-Hücrelerde büyük moleküllerin (proteinler vb.) deforme oluşu.

-Hücre zarlarının birbirine yapışması.

-Hücre zarlarında delikler açılması (elektro-porasyon)

-Ca-ATPaz ve Na-K-ATPaz enzimlerinin bozulması sonucu hücre dışına Ca”, Na’ ve K’ kaçışı.

-Sinir zarlarının bozuluşu: Sinir zarlarının bozulması ile REM uykusu adı verilen rüya görmenin azalışı, EEG değişimleri, uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, başağrısı, başdönmesi, Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz gibi dejeneratif beyin hastalıkları meydana gelir.

-Hücre enzimlerinde bozulmalar.

-DNA tahribi''

Mikrodalgaların kanser yapıcı etkisi:

''Mikrodalgaların kanser ile ilişkisi üç şekilde mümkündür: Mikrodalganın kendisinin kanseri oluşturması, kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini kolaylaştırması veya mevcut kanserli ortamın yaygınlaşmasını hızlandırması.

Mikrodalga, DNA’yı onararak kanseri engelleyen melatonini azaltmakta ve dolayısıyla vücudun bağışıklık sistemi zayıflamaktadır. Sonuçta mikrodalgalar nedeniyle lösemi, beyin tümörü, lenfom (lenf bezi kanseri), ben kanseri, erbezi tümörü, çocukluk kanserleri meydana gelmektedir.''

Mikrodalgaların göze zararları:

''Tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalarda mikrodalgalar nedeniyle göz merceğinin bulanması (perde veya katarakt), göz saydam tabakasının (kornea) bulanması, renkli tabaka (iris) iltihabı, gözdibi (retina) harabiyeti meydana geldiği tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların kulağa zararları: 20 mJ/cm3’ten daha düşük dozda darbeli mikrodalga enerjileri bile kulak çınlamasına ve işitme kaybına yol açmaktadır.

Mikrodalgaların cinsel yaşama etkileri: Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda erbezlerindeki hücrelerin ölmesi sonucu kısırlık, mutant yavruların doğması, dölütün dölyatağında ölmesi, adet bozuklukları, östrojen artışı nedeniyle gebeliğin tehlikeye girmesi, düşüklerin artması tespit edilmiştir. Mikrodalgaya maruz kalan fizik tedavi teknisyenlerinde yukarıdaki rahatsızlıklar tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların bağışıklık sistemine zararları: Mikrodalgaların vücuttaki T8 lenfositlerini ve doğal öldürücü (natural killer) lenfositlerini azalttığı, antikorları azalttığı ve dolayısıyla bağışıklık sisteminin çöktüğü artık tıbbi bir gerçekliktir.

Mikrodalgaların kana zararları: Mikrodalgalar kan hücrelerini (alyuvar, akyuvar, pıhtı oluşturucu pulcuklar) azaltır, kanın kimyasını bozar, beyin ve kan için çok önem taşıyan bir enzim olan asetilkolin esterazı azaltır. Bu enzimin azalması ölüme yola açar.

Kronik düşük doz mikrodalgaların kanser yaptığına ilişkin birçok yayın vardır.

Baz istasyonlarına bağlı kanserler, istasyona yakın birçok meskende yıllar sonra birden patlak verecek, adeta o bölgede bir kanser salgını olacaktır. Çevre etkenlerine bağlı kanserler hemen değil, yıllar sonra başlar. Sigara ve alkol, yıllarca içildikten sonra kanser yapmaktadır. Asbestin ( amyant ) akciğer, akciğer zarı ve periton kanseri yaptığı çok geç, ancak 1970' de anlaşıldı; tüm önlemler o tarihten itibaren alındıysa da, asbestin neden olduğu kanserler 2020' ye kadar devam edecektir. Örneğin, Japonya' da atom bombası atılışından 7-10 yıl sonra kanserler artmaya başlamıştır.

Ulaştırma Bakanlığı, meskun mahallere ve özellikle de okul, hastane gibi kurumlara baz istasyonu kurulmasına izin vererek vatandaşlarımızı, önümüzdeki 10 yıl için kobay olarak kullanmakta ve ortaya vatandaşlarımızın hayatlarının konulduğu bir kumar oynanmaktadır.

Yapılan ölçümler sonucunda, baz istasyonunun limit değerleri aşmadığı tespit edilmiş olsa bile, bu çok sağlam bir bilgi olmayacaktır. Şöyle ki; yanlış yer seçimi ve hatalı yerleşim ile verilen limit değerlerin aşılması sözkonusudur. Baz istasyonu anteninin ana hüzmesinin ne yöne baktığı ve yansımalar durumu oldukça değiştirebilmektedir. Tek yönlü yayınlarda mikrodalgalar dar bir hüzme şeklinde gönderilir, hüzme daraldıkça güç artar, dar hüzme çevredeki yakın binalardan ya da balkonlardan yansıdığında ve telefon görüşmeleri çoğaldıkça bu değer artacaktır.

Tüm bu açıklamalarımız sonucunda mevcut yönetmeliğin insan sağlığını koruyucu hükümler getirmediği rahatlıkla söylenebilir. Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ardından kamu sağılığına önem vererek çalışma yürüten İstanbul İl Mahalli Çevre Kurulu ilginç bir olaya imza atarak bu konu ile ilgili bir kararını Resmi Gazetede yayınlattı.

Bütün bu önerilerimizin yerine getirilmesi de esasen insan sağlığının korunması anlamında yeterli güvenceyi sağlayamayabilir. Bu nedenle sonuç olarak binlerce baz istasyonu içinde yaşayan bir ülke olmaktansa baz istasyonlarının insan yerleşiminin olmadığı mekanlara kurulması yönünde yasal düzenleme yapılmalı ve insan yaşamının söz konusu olduğu yerlere baz istasyonu kurulması yasaklanmalıdır. ''

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1-Doç. Dr. Selçuk Alsan,Cep Telefonlarının Sağlığa Zararları.

2-Doç. Dr. Levent Sevgi, Elektromanyetik Kirlilik, Cep Telefonları ve Baz İstasyonları, EMO İstanbul Şubesi Bülteni Ocak-Temmuz 2000 sayısı.

3-Dr. Efe Onganer, Cep Telefonu ve Sağlık, www.nethaber.com/haber/yazarlar/0.1084.281_7.00.html

4-Zülfü Livaneli, Baz İstasyonu Cinayeti, Sabah Gazetesi, 30.06.2000

5-Prof. Dr. Nesrin Seyhan Atalay, Bilişim toplumuna Giderken Elektromanyetik Kirlilik Etkileri Sempozyumu Tebliği.

6-Operatörlerden Baz Savunması: İstasyonlar Standartlara Uygun, www.nethaber.com/haber/haberler/0.1082.16148_3.00.html

7- Cep Yasaklanmalı, Radikal, 30.06.2000 (Ankara Tabip Odası Açıklaması)

8-Perihan Mağden, İçine Sindirmek, Su Bu; Uzuyor Bu Konu, Radikal, 30.06.2000

9-Bakırköy Kaymakamlığı’nın BO54VLK4342601 sayılı ve 28.07.2000 tarihli yazısı.

10- www.bilimteknik.cumhuriyet.com.tr/w/b1404.htm

11-TÜBİTAK’ın Korkutucu Raporu, Hürriyet İstanbul, 29.08.2000-09-07

12-IEGMP (Independent Expert Group on Mobile Phones) Raporu, Mobile Phones and Health, http://www.iegmp.org.uk)

13-F. Akleman-L. Sevgi, FDTD Analysis of Human Head – Mobile Phone Interaction in Terms of Specific Absorption Rate (SAR) Calculations and Antenna Design, Proc. of IEEE-APS, Conference on Antennas & Propagation for Wireless Comm., pp.85-88, Waltham, MA, USA 1998

Vikipedi

http://www.radikal.com.tr/2000/07/23/politika/01ris.shtml

http://www.halkinnabzi.com/ayrinti.php?id=3278

basit yaşayacaksın, basit.
mesela susayınca su içecek kadar basit...
dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
"seni seviyorum"gibi. NH

Unutulmaması gereken bir önemli husus; cep telefonundan yalnızca konuşma süresince ve isteğimize bağlı olarak radyasyona maruz kalındığı halde baz istasyonlarından günde 24 saat sürekli ve istek dışında radyasyona maruz kalınmasıdır. Baz istasyonlarında sürekli bir maruziyet vardır ve insanın doğal yaşamına müdahale söz konusudur. Baz istasyonları yerleşim yerlerine uzak ve yüksek yerlerde kurulmalıdır. Esasen, İnsan sağlığına zarar veren bir istasyonun yönetmelik hükümlerine uygun olması, zarar vereni sorumluluktan kurtarmaz ve zarar görenin zararını ispatlaması da gerekmez.

olmasın ömrün sonu
baz istasyonu

Cebi vücuda yaklaştırmadan konuşalım

Oku vatandaşım, sağlığını kaybetmeden
http://www.sikayetvar.com/index.php?loc=articles&level=2&id=0&w=articles&get=page&arno=391

ANNE ADAYLARI DİKKAT
CEPTEKİ TEHLİKE
CEPTELEFON

http://www.chip.com.tr/konu/Cepler-dogmamis-cocuklara-zarar-mi-veriyor_7009.html

Sen de yorum yaz

 

CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda
Apple Store
Google Play

Turhost

İlginizi çekebilir

 

 

Turhost