Durdurulamaz yavaşlama: Dünya bir gün tamamen duracak mı?
Gezegenimizin kendi etrafındaki turunu 24 saatte tamamlaması aslında kalıcı bir durum değil. Ay’ın her yıl bizden biraz daha uzaklaşmasıyla yavaşlayan Dünya, bir gün tek yüzü karanlıkta kalan bir taşa dönüşebilir mi? İşte kozmik takvimin korkutucu ama gerçek ihtimalleri.
Dünyanın kendi ekseni etrafında her 24 saatte bir tam tur atması, yaşamın en temel kurallarından biri gibi görünse de aslında bu durum sanıldığı kadar sabit değil. Milyarlarca yıllık bir süreçte gezegenimiz yavaş yavaş hız kaybediyor. Peki, bu yavaşlama bir gün tamamen durmayla sonuçlanırsa neler olur? Ya da Dünya gerçekten bir gün duracak mı? Bilimin sunduğu veriler, bu senaryonun hem ürkütücü hem de büyüleyici detaylarını ortaya koyuyor.
Dünya aniden durursa ne olur?
Gezegenin dönüşünün bir anda bıçak gibi kesilmesi, kelimenin tam anlamıyla bir kıyamet senaryosu anlamına geliyor. Ekvatorda saatte yaklaşık 1600 kilometre hızla dönen bir platformda olduğunuzu hayal edin. Bu devasa dönme hareketi aniden durduğunda, yüzeydeki her şey momentumun etkisiyle doğuya doğru savrulmaya başlar. Okyanuslar, kayalar, binalar ve hatta atmosferdeki hava kütleleri bu inanılmaz hızla fırlayarak yeryüzünü adeta bir rendeden geçirir.
Uzmanlar, bu çapta bir savrulmanın ardından gezegenin yüzeyinin tanınmaz hale geleceğini belirtiyor. Atmosfere ve uzaya fırlayan kaya parçaları, yerçekimi etkisiyle zamanla geri düşerek yer kabuğunu eritecek kadar büyük bir enerji açığa çıkarır. Sonuçta Dünya, soğuması binlerce yıl sürecek erimiş bir "taş okyanusuna" dönüşür. Neyse ki, devasa bir gök cismiyle çarpışmadığı sürece Dünya’nın bu şekilde aniden durma ihtimali bulunmuyor.
Günler yavaş yavaş uzuyor
Dünya’nın dönüş hızı aslında tarih boyunca sabit kalmadı. Geçmişte gezegenimiz bugünkünden çok daha hızlı dönüyordu. Örneğin, yaklaşık 600 milyon yıl önce bir gün sadece 21 saat sürüyordu. Yapılan ölçümler, gün uzunluğunun her yüzyılda yaklaşık 1.8 milisaniye arttığını gösteriyor. Bu farkı insan ömrü içinde hissetmek imkansız olsa da jeolojik zaman dilimlerinde etkisi oldukça belirgin hale geliyor.
Bu yavaşlamanın ana sorumlusu ise Ay ile Dünya arasındaki gelgit sürtünmesi. Ay, yerçekimiyle okyanusları kendine doğru çekerken oluşan bu su kütlesi, gezegenin dönüşüne karşı bir direnç oluşturuyor. Bu etkileşim bir yandan Dünya’yı yavaşlatırken, diğer yandan Ay’ın her yıl yaklaşık 4 santimetre bizden uzaklaşmasına neden oluyor.
Ay’a kilitlenmiş bir gezegen
Eğer her şey milyarlarca yıl boyunca kesintisiz devam etseydi, Dünya bir gün Ay’a "gelgit kilidiyle" bağlanacaktı. Bu durumda Dünya'nın sadece bir yüzü sürekli Ay'ı görecek, diğer yüzü ise Ay'a ebediyen arkasını dönecekti. Ancak bu teorik sona ulaşmak için yaklaşık 50 milyar yıllık bir süre gerekiyor.
Dünya’nın dönüşünün durup durmayacağı sorusunun yanıtı, aslında daha büyük bir kozmik olayda gizli. Güneş, yaklaşık 7.6 milyar yıl sonra ömrünün sonuna gelerek bir "kızıl dev" aşamasına geçecek. Bu süreçte Güneş o kadar büyüyecek ki, Dünya'yı tamamen yutacak veya kavurarak yok edecek. Yani gezegenimiz dönüşünü tamamlayıp duracak kadar uzun bir ömre sahip olmayacak; durmadan çok önce ölen bir yıldızın parçası haline gelecek.