Film ve dizi dünyasının en meşhur 10 arabası
Los Angeles'ın kalbinde yer alan Petersen Otomotiv Müzesi, sinema dünyasının unutulmaz otomobillerini tek bir çatı altında topluyor. Penceresiz duvarlar ardında saklanan bu ikonik koleksiyon, bizi çocukluğumuzun ve gençliğimizin en heyecanlı film sahnelerine götürüyor.
Los Angeles sokaklarında, dışarıdan bakıldığında paslanmaz çelikten devasa kırmızı bir dalgayı andıran bir bina yükseliyor. Wilshire Bulvarı üzerindeki bu yapı, sadece otomobil meraklılarını değil, sinema tutkunlarını da içine çeken Petersen Otomotiv Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor. Müzenin en popüler duraklarından biri olan "Film ve Televizyon Arabaları" koleksiyonu, yıllardır hayranlıkla izlediğimiz sahnelerin asıl kahramanlarını bir araya getiriyor.
Yayıncı Robert E. Petersen’ın 1994 yılında temelini attığı bu müze, aslında oldukça mütevazı bir başlangıç yaptı. İlk yıllarında Doğa Tarihi Müzesi’nin çatısı altında faaliyet gösterirken, daha sonra eski bir mağaza binasına taşınarak bugünkü kimliğine bürünmeye başladı. Müzenin en ilginç özelliklerinden biri, ana galerilerin yer aldığı binanın penceresiz olması. İlk bakışta tuhaf gelse de bu durumun aslında teknik bir sebebi var: Güneşin yakıcı ışınlarından korunan nadide araçlar, böylece ilk günkü formlarını kaybetmeden sergilenebiliyor.
Müze, 2015 yılında geçirdiği devasa yenileme süreciyle hem çehresini hem de vizyonunu değiştirdi. Binanın dış cephesi, hız ve hareket duygusunu temsil eden paslanmaz çelik şeritlerle kaplandı. Bu radikal tasarım, klasik mimari anlayışına adeta meydan okuduğu için döneminde epey tartışıldı. Ancak bugün Petersen, hem içindeki ikonik koleksiyonuyla hem de ikonik dış görünüşüyle Los Angeles’ın en önemli sembollerinden biri haline geldi.
Şimdi, beyaz perdede toz yutan ve hafızalarımıza kazınan efsanevi araçların detaylarına göz atalım...
Delorean DMC-12 - Geleceğe Dönüş serisi
1985 yapımı Back to the Future filmiyle hafızalara kazınan Delorean DMC-12, serginin en çok ilgi gören parçalarından biri. Filmde kullanılan üç orijinal araçtan biri olan bu model, 25 yıl boyunca Universal Studios Hollywood’da sergilendikten sonra kapsamlı bir restorasyon geçirdi. Üzerinde “A” harfi bulunan bu versiyon, aksiyon sahnelerinde doğrudan kullanılan model olarak ekran geçmişine sahip.
Batmobil - Batman
Michael Keaton’ın başrolde olduğu 1989 yapımı Batman filminde kullanılan Batmobil, müzede sergilenen beş lisanslı replikadan biri. Araç, 1967 model Chevrolet Impala şasisi üzerine inşa edilmiş. Kaputundaki hava girişi Rolls-Royce jet motoru parçalarından, burun kısmındaki türbin kanatları ise Harrier savaş uçağından alınmış. Aracın çalışır durumda olduğu belirtiliyor, ancak kullanım açısından pek pratik değil. Müze yetkililerine göre, durduğu yerde aşırı ısınıyor.
Ecto-1 - Hayalet Avcıları
Ghostbusters filmlerinin ikonik aracı Ecto-1, 1959 model Cadillac Miller-Meteor Futura Duplex baz alınarak tasarlanmış. Aslen ambulans veya cenaze aracı olarak kullanılan bu model, filmle birlikte kült bir statüye ulaştı. 6,5 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğindeki araç, 325 beygir gücünde bir V-8 motora sahip. Uzun yıllar açıkta bırakıldıktan sonra restore edilen araç, bugün sergideki en popüler modellerden biri.