Hiroşima'ya atılan atom bombasının külünden büyük sürpriz çıktı
1945 yılında Hiroşima'ya atılan atom bombasının ürettiği muazzam sıcaklık, metalleri buharlaştırarak doğada benzeri olmayan bir alaşım oluşturdu. Bilim insanları, Hiroşima Körfezi'ndeki enkaz tortularında göktaşı çarpmalarına benzer şartlarda türeyen eşsiz bir malzeme keşfetti.
Japonya'nın Hiroşima kentine atılan atom bombası, yüz binlerce insanın hayatını karartan büyük bir yıkıma sebep olmuştu. Devasa güce sahip bu nükleer patlama, kenti adeta devasa ve kontrolsüz bir malzeme laboratuvarına dönüştürdü. Patlama anında oluşan aşırı yüksek sıcaklık, binalardaki çelikten bakır bileşenlere kadar sayısız metalik unsuru anında buharlaştırdı. Hiroşima Körfezi'nin kumlu tortularında yapılan son incelemeler ise, bu gazların tekrar yoğuşması sonucu doğada daha önce hiç görülmemiş özel bir alaşımın ortaya çıktığını gösteriyor.
Arkeolojik ve jeolojik araştırmalara göre, benzer ekstrem maddeler geçmişte yalnızca gezegene çarpan dev göktaşlarının yarattığı enerjiden türüyordu. Yeryüzünde asteroid darbeleri dışında bu tür dengesiz oluşumları tetikleyen tek unsur ise nükleer patlamalar. Floransa Üniversitesi'nden Profesör Luca Bindi ve çalışma grubu, "hiroşimait" olarak bilinen felaket kalıntılarını mercek altına alarak bu benzersiz yapıyı gün yüzüne çıkardı. İncelenen cam örneklerinin içinde dağılmış kütlelerin birinde, bilinen tüm alaşımlardan çok daha yüksek miktarda silisyum içeren özel damlacıklara rastlandı.
Beşten fazla metalin sıra dışı birleşimi
Atom bombasının yarattığı ısı, demir, krom, nikel, manganez, molibden ve alüminyum gibi sanayi metallerini sıvı fazı geçerek gaz haline getirdi. Ortamdaki metalik buharın aşırı karışması, yüksek sıcaklıkla birleşip aniden soğumasıyla beşten fazla element aynı yapıda kenetlendi. Kent şartlarında gerçekleşen felaket, malzeme çeşitliliğini artırarak doğada kendiliğinden oluşması imkansız bu alaşımı meydana getirdi. Bilim insanları, atmosferik koşullarda sentezlenmesi imkansız görülen bu kristal yapının ancak bir nükleer bulutun içinde dövülebileceğini belirtiyor.
Science Advances dergisinde paylaşılan bu çalışma, aşırı dengesiz şartlar altında maddelerin nasıl şekillendiğini anlamak adına kritik fırsatlar sunuyor. Yıkıcı patlamayı dev bir bilimsel deney alanı olarak değerlendiren Profesör Bindi, felaketlerin daha önce hayal edilmemiş malzemeler üretebildiğini vurguladı. Araştırmacılar, nükleer enkazdan çıkan bu eşsiz alaşımın endüstriyel açıdan yararlı bulunması halinde gelecekte çok daha zararsız yöntemlerle laboratuvarda üretilmesini hedefliyor.