Hollywood uzaylıları böyle anlatıyordu: 70'lerden kaçırılmaması gereken 5 film
1970'li yılların en dikkat çeken uzaylı filmlerini bir araya getirdik. Korku, gerilim, kaiju ve bilim kurgu türlerini buluşturan bu yapımlar, yıllar geçmesine rağmen izlenmeye değer seçenekler sunuyor.
1970'li yıllar, bilim kurgu sinemasının en üretken dönemlerinden biri oldu. Ridley Scott'ın Alien filmi Xenomorph'u sinemaya kazandırırken, George Lucas'ın Star Wars serisi Wookiee'ler ve Tusken Raider'larla bambaşka bir evren kurdu. Steven Spielberg'in Close Encounters of the Third Kind filmi ise uzaylıları düşman yerine barışçıl ziyaretçiler olarak gösterdi.
Yine de o dönemin birçok yapımı, uzaylıların Dünya'yı ele geçirmek istediği fikrini işledi. Ortaya da bilim kurgu tarihinin en unutulmaz istila filmleri çıktı.
Bu listede siyasi gerilimlerden kaiju filmlerine, düşük bütçeli kült yapımlardan psikolojik korkulara kadar farklı türlerde filmler yer alıyor. Bazıları gerçekten rahatsız edici bir atmosfer kurarken, bazıları ise absürt fikirleriyle eğlenceli vakit geçirmenizi sağlıyor.
The Andromeda Strain (1971)
Salgın filmleri denince akla genellikle zombi hikâyeleri gelir. Ancak Robert Wise'ın yönettiği The Andromeda Strain, bu formülü uzaydan gelen ölümcül bir tehditle birleştiriyor.
Michael Crichton'ın aynı adlı romanından uyarlanan film, küçük bir kasabadaki insanların büyük bölümünü öldüren gizemli bir uzay kökenli mikroorganizmayı konu alıyor. Bir grup bilim insanı hem bu tehdidin kaynağını bulmaya hem de yayılmasını durdurmaya çalışıyor. Başarısız olmaları ise çok daha büyük bir felaketi tetikleyebilir.
Belgesel havasıyla öne çıkıyor
Film, klasik uzaylı istilası yapımlarındaki lazer silahları ya da uçan daireleri kullanmıyor. Bunun yerine görünmeyen bir tehdide odaklanıyor. Yönetmen Robert Wise da hikâyeyi olabildiğince gerçekçi anlatmayı tercih ediyor. Richard H. Kline'ın belgesel hissi veren görüntü yönetimi, bu atmosferi güçlendiriyor.
Ayrıca film, nükleer savaş korkusunu da arka planda işliyor. COVID-19 sonrası dönemde izlendiğinde ise insanlığı tehdit eden ölümcül bir patojen fikri çok daha çarpıcı görünüyor.
Godzilla vs. Mechagodzilla (1974)
Godzilla serisi yıllar boyunca sıra dışı fikirlerden kaçınmadı. Mechagodzilla'nın ortaya çıkması da bu yaklaşımın en eğlenceli örneklerinden biri oldu.
Filmde Godzilla, kendi robot kopyasıyla karşı karşıya geliyor. Ancak hikâyenin arkasında Dünya'yı ele geçirmek isteyen maymun benzeri bir uzaylı türü bulunuyor. Mechagodzilla'yı da bu planın parçası olarak geliştiriyorlar.
Uzaylılar filmin merkezinde olmasa da dev canavar savaşlarıyla bilim kurgu temasını bir araya getiren yapım, serinin en sevilen filmleri arasında yer alıyor.
God Told Me To (1976)
Larry Cohen, sıra dışı fikirleri toplumsal eleştirilerle birleştiren filmleriyle tanınıyor. God Told Me To da bunun en dikkat çekici örneklerinden biri.
Film, New York'ta yaşanan rastgele cinayetleri araştıran bir dedektifi takip ediyor. Katillerin tamamı suçları işlemeden önce "Tanrı bana söyledi" dediğini iddia ediyor. Soruşturma ilerledikçe olayların arkasındaki gizemli gücün aslında dünya dışı bir kökene sahip olduğu ortaya çıkıyor.
İnanç ve bilim kurguyu bir araya getiriyor
Film, uzaylı istilası temasını farklı bir açıdan ele alıyor. Aynı zamanda inanç, kontrol ve insan davranışları üzerine düşündüren bir hikâye sunuyor. Final bölümündeki sürprizi önceden bilmeden izlemek ise filmin etkisini artırıyor.