İlk başta nefret edilip sonradan vazgeçilmez olan 5 iPhone özelliği
Apple'ın iPhone modellerinde tanıttığı radikal kararlar ilk aşamada teknoloji dünyasını ayağa kaldırmıştı. Büyük ekranlardan kaldırılan ana ekran tuşuna kadar yoğun eleştiri alan özellikler, zamanla akıllı telefon sektörünün yeni standardı haline geldi.
Yaklaşık 20 yıllık geçmişe sahip olan iPhone, bu süre zarfında pek çok tasarım değişiminden geçti. Apple yönetimi zaman zaman teknoloji severlerin tepkisini çeken radikal adımlar da attı. Steve Jobs’un belirttiği gibi kullanıcılar yeni bir şeyle karşılaşana kadar ne istediklerini tam olarak bilmiyorlar. Nitekim ilk günlerde eleştiri yağmuruna tutulan pek çok yenilik, zamanla sektör standardına dönüştü.
İşte, başlangıçta herkesin nefret ettiği ama zamanla vazgeçilmez hale gelen 5 iPhone özelliği…
Küçük ekrandan dev panellere geçiş süreci
Efsanevi ilk iPhone modelleri 3,5 inçlik ekran boyutuyla piyasaya sürüldü. Android cephesi ekranları büyütürken Apple, tek elle kullanım kolaylığını gerekçe göstererek uzun süre direndi. iPhone 5 ile 4 inç boyutuna ulaşan şirket, iPhone 6 ve 6 Plus modellerinde ekranı 5,5 inçe kadar çıkardı. O dönem cihazların elde tutulmasının zorlaştığını savunan kullanıcılar karara büyük tepki gösterdi.
Bugün serinin en büyük modeli 6,9 inçlik bir ekrana sahip. Geniş ekranın sunduğu yüksek pil kapasitesi, kaliteli video izleme ve konforlu oyun deneyimi zamanla eleştirilerin önüne geçti.
Ana ekran tuşunun vedası ve kaydırma hareketleri
iPhone X modeliyle birlikte yılların fiziksel ana ekran tuşu tarih oldu. Kullanıcılar ekranda gezinmek ve uygulamalar arasında geçiş yapmak için yeni kaydırma hareketlerini öğrenmek zorunda kaldı. Tuşun kaybolmasına öfkelenen geniş bir kitle olsa da Apple geri adım atmadı. Şirket, iPhone 16e modeline kadar Touch ID destekli seçenekler sunarak kullanıcılara alışma süreci tanıdı.
Parmak izi yerine gelen yüz tanıma teknolojisi Face ID
Yine iPhone X ile hayatımıza giren Face ID, ilk duyurulduğunda güvenlik endişelerini beraberinde getirdi. Dokunmatik parmak izi okuyucusunun daha hızlı olduğunu savunanlar çoğunluktaydı. Zamanla karanlıkta bile çalışan, makyajlı veya farklı görünümlerde kullanıcısını tanıyan bu sistem pratikliğiyle öne çıktı. Pandemi döneminde maske kullanımı sorun yaratsa da yazılım güncellemeleriyle bu engel de aşıldı.