Mercedes’in de hayaliydi: Nissan, yapıyor!
Nissan, güneş enerjisini merkeze alan Ariya konseptiyle elektrikli otomobillerde şarj alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefliyor. Yaz aylarında günlük işe gidiş gelişler için fişe takma ihtiyacı tamamen ortadan kalkabilir.
Hem Nissan hem de Mercedes, elektrikli otomobillerin menzilini güneş enerjisiyle artırma fikrini uzun süredir gündeminde tutuyor. Amaç oldukça net: Özellikle yaz aylarında, günlük işe gidip gelme mesafesi için aracı her gün şarja takma zorunluluğunu ortadan kaldırmak.
Aslında bu fikir yeni değil. Geçmişte Hyundai, Ioniq 5 modelini güneş tavanıyla sergilemişti. Almanya merkezli girişim Sono ise Sion adlı modelle neredeyse tamamı güneş panelleriyle kaplı bir otomobil üretmeyi planlamıştı.
Mercedes cephesinde de benzer bir vizyon söz konusu. Marka, özel bir teknoloji sayesinde elektrikli otomobillere yılda 12 bin kilometreye kadar ek menzil kazandırma hayalini dile getiriyor. Ancak tüm bu girişimlere rağmen, güneş panelleriyle donatılmış otomobiller bugüne kadar yaygınlaşmayı başaramadı. Bunun arkasında birden fazla teknik ve pratik neden bulunuyor.
Nissan, Ariya konseptinde güneş enerjisini merkeze alıyor
Nissan, bu kez iddialı bir adım atarak Ariya’nın güneş enerjisine yoğun şekilde dayanan bir konseptini tanıttı. Araç, 26 Ocak 2026’da düzenlenen Clean Energy Day kapsamında görücüye çıktı. Konsept otomobilde ön kaput, tavan ve bagaj kapağı üzerine yerleştirilen güneş panelleri, güneş ışığını doğrudan elektrik enerjisine dönüştürüyor.
Nissan, bu modeli “fotovoltaik destekli Ariya” olarak değil, doğrudan “güneş enerjisiyle çalışan Ariya” şeklinde tanımlıyor. Bu ifade, aracın tahrik için ihtiyaç duyduğu enerjinin önemli bir bölümünün doğrudan güneşten sağlanmasının hedeflendiğini gösteriyor.
Başarısız bir öncüyle işbirliği
Aracın geliştirme süreci, Nissan’ın Dubai’deki Advanced Product Planning ekibi ile Barselona’daki Powertrain Planning ekibinin ortak çalışmasıyla yürütüldü. Güneş hücreleri ise Hollandalı Lightyear tarafından sağlandı. Lightyear, güneş enerjili elektrikli otomobil projesi Lightyear One (diğer adıyla Lightyear 0) ile tanınmış, ancak bu modelin üretimi üç yıl önce yalnızca birkaç araçtan sonra durdurulmuştu. Daha uygun fiyatlı olması planlanan Lightyear 2 ise hiçbir zaman hayata geçirilemedi.
Sono Motors örneğine benzer şekilde Lightyear da odağını artık otomobil üretiminden ziyade, otomotiv sektörü için esnek güneş hücreleri geliştirmeye kaydırmış durumda.
Uzun yol testleri umut verici
Nissan’ın paylaştığı verilere göre, konsept araçla yapılan ilk uzun yol testleri olumlu sonuçlar verdi. Bunlar arasında Hollanda’dan Barselona’ya gerçekleştirilen ve toplam 1.550 kilometrelik bir sürüş de yer alıyor. Şirket, yıllık 6 bin kilometrelik bir kullanım senaryosunda güneş panelleri sayesinde yıllık şarj sayısının ideal koşullarda 23’ten sekize düşebileceğini belirtiyor.
Nissan’da elektrikli güç aktarma sistemlerinden sorumlu yöneticilerden Shunsuke Shigemoto, konseptle ilgili olarak “Bu araç yalnızca bir teknik başarı değil, aynı zamanda Nissan’ın elektrikli mobilitenin bir sonraki aşamasına nasıl liderlik etmek istediğinin de bir göstergesi” ifadelerini kullandı.