Steve Jobs'un son sözleri ve bu sözlerin arkasındaki büyük sır
Apple dünyasını inşa eden Steve Jobs'un son nefesini verirken kurduğu cümleler yıllar sonra bile gizemini koruyor. Kız kardeşinin ilk kez paylaştığı detaylar, ünlü liderin hayata gözlerini yumarken odada aslında yalnız olmadığını ve bambaşka bir noktaya odaklandığını gösteriyor.
Modern teknoloji dünyasına yön veren en etkili figürlerden birisi, hiç şüphesiz Steve Jobs’tur. 1984 yılında Macintosh bilgisayarları, 2007 yılında ise iPhone'u hayatımıza sokan Apple ortak kurucusu, dijital çağın temellerini atan isim olarak biliniyor.
Teknolojik yenilikçiliği estetik bir sunumla birleştirme yeteneği, onu tüm liderler için bir kılavuz haline getirdi. 56 yaşında pankreas kanserine yenik düşen Jobs, aramızdan ayrılmadan önce Apple CEO'luk görevini çoktan devretmişti. Ancak efsanevi liderin ölüm anına dair detaylar, en az tasarladığı ürünler kadar büyük bir merak konusu olmayı sürdürüyor.
Ölüm döşeğinde tekrarlanan üç kelime
Jobs'un kız kardeşi Mona Simpson, ünlü vizyonerin son anlarında ailesine bakarak basitçe "Oh wow. Oh wow. Oh wow." (Vay canına) dediğini aktardı. Simpson, The New York Times'ta yayınlanan cenaze konuşmasında bu anı büyük bir şaşkınlıkla paylaştı. Kardeşinin ses tonunun son derece sevgi dolu olduğunu belirten Simpson, onun sanki çoktan bir yolculuğa çıkmış gibi hissettirdiğini dile getirdi.
Bu son kelimelerin ardından Jobs'un nefes alış verişi değişti ve adeta dik bir yokuşu tırmanır gibi zorlu bir sürece girdi. Simpson, Jobs'un ölümü sadece yaşamadığını, güçlü iş ahlakı ve iradesiyle adeta bu süreci de bir görev gibi tamamladığını ifade etti. Jobs, son nefesini vermeden önce kız kardeşi Patty'ye, çocuklarına ve hayat arkadaşı Laurene'e uzun uzun baktıktan sonra bakışlarını onların omuzlarının arkasındaki bir noktaya dikti. İşte o meşhur son kelimeler de bu bakışın ardından geldi. Bu minimalist veda, Jobs'un yaşamı boyunca savunduğu tasarım felsefesiyle de büyük bir örtüşme gösteriyor.
Ölüm en büyük icattır
Kanser teşhisinden sonra Stanford Üniversitesinde bir mezuniyet konuşması yapan Jobs, ölümlü olmak üzerine çarpıcı tespitlerde bulunmuştu. Ölümün herkes için ortak bir varış noktası olduğunu söyleyen lider, bunun hayatın en iyi icadı olduğunu savunmuştu. Çünkü ölüm, yenilere yer açmak için eskileri temizleyen bir mekanizmaydı.
Biyografi yazarı Walter Isaacson ile yaptığı bir röportajda ise ölümden sonraki hayat hakkındaki fikirlerini paylaşmıştı. Tanrı'ya inanma konusunda yarı yarıya bir kararsızlık yaşadığını belirten Jobs, yine de biriken bilgeliğin ve birikimin ölümden sonra da bir şekilde varlığını sürdürmesini umut ettiğini dile getirmişti.
İnternette yayılan sahte mektup
Jobs'un ölümünün ardından sosyal medyada onun son anlarında yazdığı iddia edilen bir makale hızla yayıldı. Sürekli maddi zenginlik peşinde koşmayı eleştiren bu metnin Jobs'a ait olduğuna dair hiçbir kanıt bulunamadı ve bu yazı resmi olarak bir internet efsanesi, yani uydurma bir içerik olarak kabul edildi.
Gerçek olan tek şey, Jobs'un hayatını büyük bir hayranlık ifadesiyle bitirmiş olması. O an tam olarak neye "vay canına" dediğini bilmek imkansız. Ailesine mi, bir ışık patlamasına mı yoksa bambaşka bir şeye mi baktığı hiçbir zaman çözülemeyecek bir sır olarak kalacak.