Yabancı bir mekanda neden uyuyamıyoruz?
Otel odasında veya yeni taşınılan bir evde ilk gece uykusuz kalmak kişisel bir huzursuzluk değil. Bilim insanlarının "İlk Gece Etkisi" olarak adlandırdığı bu durum, beynin yarı kürelerinden birini uyanık tutarak tehlikelere karşı nöbet tutmasından kaynaklanıyor.
Yatak rahat, ortam son derece güvenli… Ama yabancı bir odada başınızı yastığa koyduğunuzda uykuya dalmak bir hayli zor olabiliyor. Birçok kişinin kişisel bir huzursuzluk sanarak gözünde büyüttüğü bu deneyim, aslında insan beyninin köklü bir hayatta kalma refleksi. Tıp dünyasının 1964 yılından bu yana "İlk Gece Etkisi" adıyla incelediği bu klinik tablo, seyahat edenlerin ve bilim insanlarının gündemindeki yerini koruyor.
Yunusların gece nöbeti insan beyninde tekrarlanıyor
Gözlerinizi kapattığınız an tüm zihninizin dinlenmeye geçtiğini düşünebilirsiniz. Oysa Brown Üniversitesi bünyesinde 2016 yılında yürütülen beyin tarama çalışmaları, gerçeğin çok daha farklı olduğunu gösterdi. Yabancı bir ortamda uykuya dalan kişilerin beyninde sol yarım kürenin, sağ tarafa kıyasla belirgin şekilde uyanık kaldığı saptandı. Doğadaki bazı kuş türlerinde ve yunuslarda rastlanan tek yarım küreli uyku düzenine benzeyen bu durum, beynin bilinmeyen bir çevrede adeta gece nöbeti tutmasından kaynaklanıyor.
Pittsburgh Üniversitesi araştırmacıları da bu tespiti destekler nitelikte bulgular sunuyor. Ortam tamamen tehlikesiz görünse dahi zihin bu güven duygusunu hemen benimseyemiyor. Dolayısıyla kendini koruma moduna alan beynimiz, potansiyel risklere karşı alarm durumunu sürdürüyor. Üstelik bu durum sadece otel odalarında değil, kişinin kendi evinde oluşturduğu yeni koşullarda dahi tetiklenebiliyor.
Yabancı odalarda deliksiz uyku çekmenin yolları
Söz konusu biyolojik engeli aşmak ve dinlendirici bir uykuya ulaşmak imkansız değil. Uzmanlar, ortam değişikliğinde genel uyku hijyenine sadık kalınmasını öneriyor. Yatak odası sıcaklığını 16 ile 18 derece arasında tutmak ve yatmadan önce elektronik cihazlarla bağı kesmek büyük öneme sahip.