Dünya üzerinde yaşamış en büyük kara canlısının hangisi olduğu sorusu, onlarca yıldır paleontolojinin tartışmalı başlıkları arasında. Hindistan'da keşfedilen ve yaklaşık 45 metre uzunluğa, 170 ton ağırlığa ulaşmış olabileceği hesaplanan Bruhathkayosaurus matleyi ise bu tartışmanın en dikkat çekici örneklerinden biri.
Bu dev sauropodun kalıntıları 1978 yılında Hindistan'ın güneyindeki Kallamedu Formasyonu'nda gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarıldı. Bacak ve kalça kemiklerinden oluşan fosiller, 1987 yılında resmi olarak tanımlanan türe ait olarak kayda geçti.
Yapılan ilk ölçümler, Bruhathkayosaurus'un bilinen diğer dev titanozorlardan çok daha büyük olabileceğine işaret ediyordu. Yaklaşık 35 metre uzunluğunda ve 80 ton ağırlığında olduğu tahmin edilen Argentinosaurus'un da ötesine geçen bu değerler, türü Dünya'da yürümüş en büyük canlı adayı haline getirdi. Tahmin edilen ağırlık, günümüzün dev mavi balinalarının kütlesini bile aşabilecek düzeydeydi.
Dev kemikler nasıl kayboldu?
Bu iddiaların kesin biçimde doğrulanmasının önündeki en büyük engel ise fosillerin günümüze ulaşamaması. Kemiklerin bulunduğu kum taşı, muson yağmurları sırasında yüksek miktarda su emdi ve sonrasında kuruyarak çatladı. Bu süreç, devasa fosillerin laboratuvara taşınmadan önce parçalanıp yok olmasına neden oldu.
Bölgede 1862 ve 1929 yıllarında ortaya çıkarılan diğer büyük kemiklerin de benzer biçimde dağılması, Bruhathkayosaurus için yapılan hesaplamaların güvenilirliğini daha da önemli hale getiriyor. Çünkü araştırmacıların elinde bugün yeni ölçümler yapılmasını sağlayacak bütünlüklü kemikler bulunmuyor.
Modern yöntemler, tek bir bacak kemiğinin çevresinden yola çıkarak bir canlının vücut kütlesini matematiksel modellerle tahmin etmeye imkan tanıyor. Ancak Bruhathkayosaurus'un iddia edilen boyutlarına gelindiğinde, yalnızca matematiksel hesaplamalar yeterli olmayabilir.
Bu kadar büyük bir kara canlısının yaşamını sürdürebilmesi için ciddi biyolojik ve fiziksel engelleri aşması gerekirdi. Vücudun ihtiyaç duyduğu kalorinin sürekli karşılanması, kan basıncının düzenlenmesi, dokulara yeterli oksijen taşınması ve vücut sıcaklığının dengede tutulması bunlardan bazıları.
Kemiklerin mekanik olarak taşıyabileceği yük de ayrı bir sınır. Bu nedenle Bruhathkayosaurus'a ilişkin devasa ölçümler doğrulanamasa bile, keşif karasal hayvanların ulaşabileceği olası maksimum boyutları anlamaya yönelik araştırmalar açısından önem taşıyor. Fosillerin kaybolmuş olması, bu sıra dışı türün gerçek boyutunu kesinleştirmeyi ise bugün hala mümkün kılmıyor.