Antarktika'nın toprağında gizlenen "koca bir dünya" bulundu

Dünyanın en izole kıtasının biyolojik zenginliği yalnızca penguenler ve foklarla sınırlı değil. Araştırmacılar, Antarktika toprağındaki Arthrobacter bakterilerinin yüzde 90'ının başka bölgelerde bulunmadığını tespit ederek mikroskobik dünyaya dikkat çekti.

Antarktika'nın toprağında gizlenen "koca bir dünya" bulundu

Antarktika denildiğinde akla çoğunlukla penguenler, foklar ve buzlarla kaplı geniş araziler gelir. Fakat kıtanın biyolojik çeşitliliği yüzeyde görülen canlılarla sınırlı değil. Yeni bir araştırma, Antarktika toprağının içinde dünyanın başka bölgelerinde bulunmayan çok sayıda mikroorganizmanın yaşadığını ortaya koydu.

Araştırmacılar, dünya genelinde yaygın görülen Arthrobacter bakterisine odaklandı. Antarktika'dan alınan toprak örneklerinin genomları çıkarılarak farklı bölgelerde bulunan türlerle karşılaştırıldı. Sonuç oldukça dikkat çekiciydi: İncelenen bakteri suşlarının yüzde 90'ının yalnızca Antarktika'da bulunduğu belirlendi.

Araştırmada Microbial Exploration Merkezi Direktörü Noah Fierer, doktora sonrası araştırmacı Nick Dragone ve Brigham Young Üniversitesi'nden biyoloji profesörü Byron Adams'ın liderliğindeki ekip görev aldı. Laboratuvar testlerinde Antarktika'dan alınan mikroorganizmalar dondurucu soğuklara ve aşırı kuraklığa maruz bırakıldı. Bu koşullar altında diğer türlere kıyasla daha yavaş büyüdükleri görüldü. Buna karşın zorlu çevre koşullarına karşı oldukça yüksek bir direnç sergilediler.

Çalışmanın sonuçları, mikrobiyolojide uzun süredir kabul gören "her mikroorganizma her yerdedir" varsayımına da önemli bir istisna getiriyor. Antarktika toprağındaki bu canlıların genetik özellikleri, kıtanın kendine özgü bir biyolojik geçmişe sahip olduğunu göstermiş durumda. Üstelik bu küçük canlıların geleceği, kıtanın hızla değişen çevre koşulları nedeniyle risk altında olabilir.

Bir avuç toprağın korunması neden önemli?

Antarktika, iklim krizinin etkilerini yoğun biçimde yaşayan bölgelerden biri. NASA verilerine göre kıta, 2002 ile 2025 yılları arasında yılda yaklaşık 135 gigaton buz kaybetti. Bu nedenle araştırmacılar, Antarktika'daki koruma çalışmalarının yalnızca gözle görülebilen canlılara odaklanmaması gerektiğini savunuyor. Penguenler, foklar ve balinaların yanı sıra toprağın içinde yaşayan mikroskobik canlılar da ekosistemin önemli bir parçası.

Araştırmacılara göre bu benzersiz mikroorganizmaların korunması için yasal koruma kapsamının genişletilmesi gerekiyor. Çünkü Antarktika'nın biyolojik çeşitliliği yalnızca kıtanın üzerinde görülen canlılardan oluşmuyor; bir avuç toprağın içinde bile tamamen kendine özgü bir yaşam bulunabiliyor.