Aon tarafından küresel ölçekte gerçekleştirilen 2026 İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması, iş dünyasındaki teknolojik dönüşüm ile insan gücü arasındaki uyum sorununu gözler önüne serdi. Kasım 2025 ile Ocak 2026 dönemini kapsayan çalışmaya, 62 coğrafyadan 2 bin 361 üst düzey yönetici ve insan kaynakları lideri katıldı. Türkiye'den de 62 katılımcının yer aldığı araştırma, şirketlerin teknolojiye bütçe ayırırken çalışan gelişimini arka planda bıraktığına işaret ediyor.
Veriler, küresel ölçekte şirketlerin yüzde 73'ünün yapay zekayı süreçlerine dahil ettiğini ya da pilot uygulamalar yürüttüğünü gösteriyor. Buna karşılık, personelini yapay zeka odaklı yetkinlik programlarına dahil eden kurumların oranı yüzde 18 bandında kalıyor. İşverenlerin yüzde 80'i yapay zeka yatırımlarında rutin işleri otomatikleştirmeyi hedeflerken, çalışanların yeniden yetkinlik kazanmasını öncelik haline getirenlerin oranı sadece yüzde 35 seviyesinde seyrediyor.
Şirketler ve çalışanlar arasındaki algı farkı derinleşiyor
Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden birini, işverenler ile çalışanlar arasındaki algı uçurumu. Personelin yüzde 72'si iş hayatında yüksek stres altında olduğunu beyan ediyor. İşverenlerin yüzde 84'ü ise mevcut çalışan deneyimi stratejilerinin yeterli olduğu görüşünü savunuyor. Duygusal iyi oluş desteği aldığını söyleyen çalışanların oranı yüzde 21'de kalırken, bu durum iki taraf arasındaki kopukluğu netleştiriyor.
Aon Türkiye Sağlık, Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Yalçın, şirketlerin yapay zekayı iş süreçlerine hızla entegre ettiğini fakat dönüşümün sürdürülebilirliğinin çalışanların hazırlığına bağlı olduğunu vurguladı. Yalçın, önümüzdeki dönemde rekabet avantajı yaratacak şirketlerin insan odağını güçlendiren kurumlar olacağını ifade ediyor.
Ücret şeffaflığı talebinde Türkiye öne çıkıyor
Raporda öne çıkan bir diğer başlık ise şeffaflık beklentisi. Çalışanların yüzde 81'i ücret şeffaflığına büyük önem veriyor. Organizasyonların sadece yüzde 19'u bu alandaki uygulamalarını güçlü bulurken, Türkiye yüzde 37'lik oranla ücret şeffaflığı uygulamalarında en yüksek olgunluğa sahip ülkeler arasında konumlanıyor.
İşverenlerin yüzde 84'ü eşit işe eşit ücret sunduğunu iddia etse de kariyer gelişimi ve terfide fırsat eşitliği sağlayan politikalara sahip şirketlerin oranı sadece yüzde 14 ile sınırlı. Benzer bir çelişki kadın sağlığı desteklerinde de yaşanıyor. İşverenlerin yüzde 85'i kadın sağlığının desteklenmesi fikrine katılıyor ancak bu desteği hissettiğini belirten kadın çalışanların oranı yüzde 12'yi geçmiyor.
Küresel analizde İrlanda yüzde 71 ile yapay zekayı en yüksek seviyede devreye alan ülke unvanını alırken, Malezya yüzde 21 ile listenin son sıralarında yer alıyor. Araştırma, sürdürülebilir başarının sadece teknoloji yatırımıyla değil, insan odaklı dönüşümle yakalanacağını gösteriyor.