Bir roket fırlatmasının etkisi, roket gözden kaybolunca bitmiyor. Tayvanlı araştırmacılara göre NASA’nın 1 Nisan 2026'da Ay’a gönderdiği Artemis II görevi, Dünya’nın üst atmosferinde bugüne kadar bir roketin yol açtığı en büyük karışıklığı yarattı. Bu karışıklık, bazı GPS ölçümlerinde birkaç metrelik geçici sapmalara neden olmuş olabilir.
GPS sinyalleri bu katmandan geçiyor
Etkinin yaşandığı yer iyonosfer. Yaklaşık 50 kilometre yükseklikten başlayan bu katman, elektrik yüklü parçacıklarla dolu. GPS uyduları bu katmanın çok üzerinde, yaklaşık 20 bin kilometre yükseklikte dönüyor. Bu yüzden sinyalleri yere ulaşmadan önce iyonosferden geçmek zorunda. Katmandaki elektron yoğunluğu değiştiğinde sinyalin yere ulaşma süresi de değişiyor. GPS alıcısı da konumu bu süreye göre hesapladığı için yanlış konum gösterebiliyor.
Ulusal Cheng Kung Üniversitesi’nden araştırmacılar, ön baskı olarak yayımladıkları çalışmada tam olarak bu etkiyi inceledi. Ekip, ABD’deki bilim kurumlarının yer kabuğu hareketlerini izlemek için kullandığı sabit GPS istasyonlarının verilerini taradı. Sinyallerin yere ulaşma süresindeki değişimlerden yola çıkarak fırlatma sırasında iyonosferde neler olduğunu yeniden oluşturdu. Çalışma Geophysical Research Letters dergisine gönderildi, ancak henüz hakem değerlendirmesinden geçmedi.
İki dev “delik” ve beklenmedik bir sonuç
Araştırmacılar, fırlatmanın iyonosferde elektronların azaldığı iki bölge oluşturduğunu tespit etti. Bilim insanları bu bölgelere “iyonosfer deliği” diyor. Deliklerden biri, SLS roketinin 65 metre uzunluğundaki ana gövdesinin geçişinden kaynaklandı. Diğerini ise kalkıştan bir saatten fazla süre sonra, yaklaşık 185 kilometre yükseklikte yapılan iki motor ateşlemesi oluşturdu. Bu ateşlemeler, Orion kapsülünü Ay’a doğru yönlendiren manevranın bir parçasıydı. İki delik de Amerika kıtası boyunca doğudan batıya yaklaşık 5 bin kilometre uzanıyordu.
Sonuçlardaki sürprizlerden biri, daha belirgin karışıklığı fırlatmanın değil, bu üst kademe ateşlemelerinin yaratması. Bir diğeri ise karşılaştırmada çıktı. Artemis II’nin etkisi, kalkış itkisi SLS’nin yaklaşık iki katı olan SpaceX’in Starship testlerine göre 10 kata kadar daha yoğundu.
Sürücüsüz araçlar için birkaç metre fazla
Ölçümlere göre fırlatma sırasında iyonosferdeki değişim, birkaç metrelik konum hatasına denk geliyordu. Bu, küresel bir GPS kesintisi anlamına gelmiyor. Etki kısa süreli ve fırlatmanın geçtiği bölgeyle sınırlıydı. Güneş fırtınaları GPS’i günlerce etkileyebiliyor; roketlerin etkisi ise çok daha çabuk kayboluyor.
Yine de birkaç metre, bazı teknolojiler için ciddi bir fark. Çalışmanın yazarlarından Charles Lin, Space.com’a yaptığı açıklamada birkaç metrelik bir konum hatasının sürücüsüz bir aracın şerit değiştirmesine yetebileceğini söyledi. Lin, aynı sorunun drone’ların konum belirlemesini de etkileyebileceğini belirtti. Araştırmacıya göre Ay ve Mars’a giden görevler arttıkça bu tür etkiler çok daha önemli hale gelecek.
Artemis II’nin yarattığı iyonosfer delikleri Amerika kıtası üzerinde oluştu ve kısa sürede kayboldu. Bu nedenle Türkiye’deki GPS kullanıcılarının bu fırlatmadan etkilendiğine dair bir bulgu yok. Araştırmada kullanılan yöntem ise Türkiye için de uygulanabilir. Harita Genel Müdürlüğü’nün yönettiği TUSAGA-Aktif ağı, ülke genelindeki sabit GNSS istasyonlarıyla benzer ölçümler yapabilecek bir altyapı sunuyor.
NASA, Hubble'ı kurtarmanın yollarını arıyor: 2032 kritik tarih olabilirGüncel