NASA'nın Ay'a yeniden insan gönderme hayali olan Artemis programı tüm hızıyla yoluna devam etse de, perde arkasında işler her zaman kusursuz ilerlemiyor. Mühendislik harikası olarak görülen bu devasa görevler serisinde, astronotların Ay yüzeyindeki güvenliği ve konforu hala en büyük tartışma konularından biri.
Özellikle son dönemde ortaya çıkan teknik aksaklıklar ve ekipman tasarımlarındaki tercihler, Artemis II fırlatma hazırlıkları sürerken NASA'yı bazı zorunlu ama riskli kararlar almaya itti. Öyle ki, Artemis I görevi sırasında Orion uzay aracının ısı kalkanında yaşanan beklenmedik aşınmalar, kurumun geri dönüş rotasında riskli bir güncelleme yapmasına yol açtı. Ancak asıl sürpriz, astronotların giyeceği yeni nesil kıyafetlerde saklı.
Yarım asır sonra Ay tozuna basacak olan modern çağın gezginleri, ilginç bir şekilde yarım asır önceki meslektaşlarından çok daha ağır yükler taşıyacak. Axiom Space tarafından geliştirilen yeni AxEMU kıyafetleri, tasarım harikası olarak sunulsa da “hantallık” konusunda Apollo görevlerindeki efsanevi Armstrong kıyafetlerini geride bırakıyor. Dünya yer çekiminde yaklaşık 136 kilogramı bulan bu devasa zırhlar, Ay’ın düşük yer çekiminde bile ciddi bir fiziksel baskı yaratma potansiyeline sahip. “Düşük yer çekiminde zıplayarak ilerlerken ağırlığın ne önemi var?” diye düşünenler olabilir; fakat deneyimli astronotlar bu görüşe pek katılmıyor. Ay yürüyüşü yapmak, sadece boşlukta süzülmek değil, vücudu uç noktalara kadar zorlayan bir fiziksel sınav.
Maratondan daha zorlu bir deneyim
Eski astronot Kate Rubins’e göre Ay’da bir dış görev yapmak, art arda birkaç maraton koşmaya benziyor. Astronotlar uykusuzlukla mücadele ederken günde dokuz saate kadar bu kıyafetlerin içinde kalıyor ve her gün Ay yüzeyinde çalışıyor. Artemis III görevi için planlanan senaryoda herhangi bir araç bulunmayacağı gerçeği, durumu daha da zorlaştırıyor. Astronotlar tüm aletleri, numune kaplarını ve ağır yaşam destek sistemlerini kendi güçleriyle taşımak zorunda kalacak. Toplam ağırlığa astronotun kendi kütlesi ve sırtındaki ağır yaşam destek çantası da eklendiğinde, ortaya çıkan fiziksel yük Ay’ın altıda bir oranındaki yer çekiminde dahi astronotu tükenme noktasına getirebilir.
Öte yandan, yeni kıyafetlerin hakkını teslim etmek gereken alanlar da var. AxEMU, astronotun yardım almadan tek başına giyebileceği arkadan girişli bir tasarıma sahip ve her vücut tipine uyacak şekilde kişiselleştirilebiliyor. NASA ve geliştirici ekip, bu kıyafetlerin bacak hareketlerini desteklediğini ve üst gövde hareket kabiliyetini artırdığını vurguluyor.
Ancak Apollo 17 astronotu Harrison Schmitt’in yıllar önce dile getirdiği “yarı ağırlık, dört kat hareketlilik” idealinden oldukça uzak bir noktadayız. Hareket kabiliyeti artsa da kütlenin bu denli yükselmesi, astronotların Ay’daki dayanıklılığını nasıl etkileyecek henüz kimse tam olarak kestiremiyor.