Toprağın ne kadar canlı olduğunu anlamanın yolu laboratuvarlardan geçmek zorunda değil. Bilim insanları bu kez oldukça sıra dışı bir yöntem kullanarak dünyanın farklı bölgelerindeki toprakları karşılaştırdı. 25 ülkeden yaklaşık bin gönüllü, pamuklu erkek iç çamaşırlarını toprağa gömdü ve iki ay boyunca bekledi.
Araştırmanın arkasındaki amaç ise basit bir soruya cevap bulmaktı: Toprakta yaşayan organizmalar organik maddeleri ne kadar hızlı parçalıyor?
Zürih Üniversitesi'nden agroekolog Marcel van der Heijden liderliğinde gerçekleştirilen çalışma, toprak kullanım biçiminin canlılık ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkisini ortaya koymayı amaçladı. Araştırmacılar, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyan toprak kalitesinin insan müdahalesinden nasıl etkilendiğini inceledi.
Organik maddelerin ayrışma hızını ölçmek için normalde çay poşeti indeksi gibi yöntemler kullanılabiliyor. Ancak ekip, insanların sonuçları daha kolay değerlendirebilmesi için pamuklu kumaşları tercih etti. Katılımcıların toprağa gömdüğü giysiler 30 ve 60 günün sonunda çıkarıldı. Aynı süreçte çay poşetleri de incelendi. Ortaya çıkan sonuçlarda en hızlı ayrışmanın organik madde bakımından zengin özel bahçelerde gerçekleştiği görüldü. Bu alanlarda solucan, mantar ve bakteri açısından daha uygun koşullar bulunduğu belirlendi.
Tarım arazileri ve çayırlar orta seviyede ayrışma gösterirken çim alanlar listenin diğer ucunda yer alıyor. Bu bölgelerde toprak organizmalarının aktivitesi en düşük seviyede kaldı.
Toprağın durumu birçok faktöre bağlı
Araştırmacılar, ayrışma hızının yalnızca toprağın kullanım şekliyle açıklanamayacağını belirtiyor. Sıcaklık, nem ve besin miktarı da topraktaki organik maddelerin ne kadar hızlı parçalandığını doğrudan etkiliyor.
Plants People Planet dergisinde yayımlanan çalışma, pamuklu kumaşların toprak canlılığını gözlemlemek için anlaşılması kolay bir yöntem sunabileceğini ortaya koymuş durumda. Uzmanlara göre projenin dikkat çekici yönlerinden biri de vatandaşların doğrudan araştırmaya katılması sayesinde toprak sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artırılabilmesi.