Boeing 747'nin nostaljik yardımcısı: Dev uçaklar neden hala disket kullanıyor?

Bulutların üzerinde süzülen dev yolcu uçaklarının ve nükleer komuta merkezlerinin en kritik yazılımları, 30 yıl öncesinden kalma plastik disketlere emanet. Teknolojinin zirvesindeki bu uçakların neden hala disket sesleriyle yankılandığını araştırdık...

Boeing 747'nin nostaljik yardımcısı: Dev uçaklar neden hala disket kullanıyor?

Modern teknoloji dünyasında çoğu kişi için disketler, sadece tozlu raflarda kalan 80'li yılların oyunlarını veya eski bilgisayar laboratuvarlarını hatırlatıyor. Ancak bu ince plastik depolama birimleri, şaşırtıcı bir şekilde hala gökyüzünün en büyük devlerine yol gösteriyor.

Havacılık tarihinin en önemli uçaklarından biri olan Boeing 747, bugün bile Almanya'dan Çin'e kadar pek çok ülkede ticari uçuşlarını sürdürürken yazılımlarını bu eski disketler üzerinden güncelliyor. Hatta ABD’nin olası bir nükleer felaket anında komuta merkezi olarak kullanacağı "Kıyamet Uçakları" dahi verilerini bu eski depolama birimlerine emanet ediyor.

Disketlerin modern uçaklarda bu kadar uzun süre tutunabilmesi sadece bir alışkanlık değil, sundukları güvenilirlikten de kaynaklanıyor. Yakın geçmişe kadar kablosuz veri transferi; sinyal kesintileri veya veri kaybı gibi riskler taşıdığı için uçuş emniyeti açısından yeterince pratik bulunmuyordu. Bir yolcunun telefonunu uçak moduna almaması gibi küçük bir dikkatsizliğin bile hassas sistemlerde karmaşaya yol açabileceği endişesi, fiziksel veri yükleyicileri vazgeçilmez kıldı. Ayrıca Federal Havacılık İdaresi (FAA), eski model uçakları modern sistemlerle donatmanın maliyetini çok yüksek bulurken, disketlerin dışarıdan gelecek siber saldırılara karşı doğal bir engel oluşturduğunu vurguluyor.

Modernizasyon artık bir zorunluluk

Her ne kadar "çalışıyorsa dokunma" mantığı disketleri bugüne kadar taşısa da, sektör artık bir yol ayrımına gelmiş durumda. 2025 yılının Mayıs ayında Newark Liberty Uluslararası Havalimanı’nda yaşanan kriz, değişimin sinyallerini verdi. Eski teknolojilerden kaynaklanan sistem hataları yüzünden 2.800’den fazla uçuşun iptal edilmesi büyük bir kaosa yol açtı. ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) tarafından hazırlanan güncel bir rapor ise durumun ciddiyetini ortaya koyuyor; FAA bünyesindeki 138 bilgi sisteminden 51'i, yedek parça bulunamadığı veya işlevini yitirdiği için artık sürdürülemez bir noktada bulunuyor.

Bu raporlar ve yaşanan aksaklıklar, dünya genelindeki havacılık otoritelerini hava trafik kontrol sistemlerini hızlandırmaya ve disket gibi fiziksel ortamları tamamen terk etmeye zorluyor. Nostaljik açıdan bakıldığında, kendine has disket sürücüsü sesinin teknoloji tarihinin tozlu sayfalarına karışacak olması biraz hüzün verici gelse de, uçuş güvenliği ve verimliliği için bu dönüşüm artık kaçınılmaz bir hal aldı.