Dünya’nın en gözde tatil rotalarından biri olan ve turkuaz sularıyla tanınan Seyşeller ile Güney Amerika'nın egzotik duraklarından Surinam, bugünlerde korkutucu bir sağlık uyarısıyla gündemde. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bu bölgelerde hızla yayılan Chikungunya virüsü nedeniyle seyahat uyarısını “Seviye 2”ye yükseltti. Tropikal bir cennet hayali kuran turistler için bu gelişme, sadece güneş kremi değil, gelişmiş koruma önlemleriyle dolu bir valiz hazırlamak anlamına geliyor.
Chikungunya, bölgenin simgesi haline gelen sivrisinekler aracılığıyla yayılan, oldukça sinsi bir virüs. Zika ve Dengue ateşiyle aynı tür sivrisinekler tarafından taşınan bu hastalık, özellikle gün ışığında agresifleşen sineklerin ısırıklarıyla insana geçiyor. CDC’nin uyarısı, ziyaretçileri 24 saat boyunca çok katmanlı bir savunma hattı kurmaları yönünde. Bu savunma hattının içerisinde EPA onaylı sinek kovucular, uzun kollu giysiler ve konaklama alanlarının tam sızdırmaz hale getirilmesi gibi katı önlemler bulunuyor.
Şiddetli eklem ağrısı ve kalıcı hasar riski
Hastalığın ismi, yerel dillerde “eğilen kişi” anlamına geliyor ve bu tanımlama, virüsün yarattığı fiziksel tahribatı çok iyi bir şekilde özetliyor. Enfeksiyondan üç ila yedi gün sonra başlayan yüksek ateş ve dayanılmaz eklem ağrıları, hastayı hareket edemez, hatta dik duramaz hale getirebiliyor. Çoğu belirti bir hafta içinde hafiflese de, hastaların yaklaşık yüzde 40’ı için kabus burada bitmiyor. Şiddetli ağrılar aylarca, hatta yıllarca sürebilen kronik bir eklem iltihabna dönüşerek kalıcı engelliliğe yol açabiliyor.
CDC, özellikle belirli grupların bu virüs karşısında çok daha savunmasız olduğunu vurguluyor. 65 yaş üstü bireyler, kalp hastalığı veya tansiyon gibi kronik rahatsızlığı olanlar ve en kritik grup olarak yeni doğanlar ile hamileler yüksek risk altında bulunuyor. Hatta uzmanlar, doğumu yaklaşan hamilelerin bu bölgelere seyahat etme fikrini tamamen gözden geçirmesini tavsiye ediyor. Nadir de olsa virüs; beyin iltihabı, nöbetler ve bağışıklık sisteminin sinir hücrelerine saldırdığı Guillain-Barré sendromu gibi hayati tehlike arz eden komplikasyonlara bile neden olabiliyor.
Neyse ki bu sinsi virüse karşı bir aşı var. Salgın bölgelerine gidecek olan gezginlerin seyahat öncesinde aşılanması, korunma önerilerinin başında geliyor. Ancak uzmanlar, aşının tek başına bir mucize olmadığı konusunda uyarıyor ve tatilcilerin tatil boyunca vücutlarını sinek ısırıklarından korumalarının ve eve döndükten sonraki iki hafta boyunca gözlemlemelerinin çok önemli olduğunu belirtiyor.