Tesla'nın FSD sistemiyle kaydedilen yeni bir uzun mesafe sürüşü, teknolojinin ulaştığı noktadan çok sistemin nasıl kullanıldığına ilişkin tartışmaları öne çıkardı. Washington eyaletinde LiDAR ekipmanı satan David Moss, otomobiliyle yaklaşık 32 bin 186 kilometre boyunca direksiyon veya fren müdahalesi yapmadan ilerlediğini açıkladı.
Söz konusu mesafe, FSD v14.2'nin sürücünün araca müdahale etmeden katettiği yolu ölçen takip özelliği üzerinden kaydedildi. Moss daha önce de 2025 yılında yaklaşık 16 bin 93 kilometrelik müdahalesiz sürüş gerçekleştirmiş, Los Angeles'tan Güney Karolina'daki Myrtle Beach'e yaklaşık 4 bin 396 kilometre boyunca sistemi devreden çıkarmadan yolculuk etmişti.
Son denemede araç, derin çukurlar ve karmaşık park alanları gibi farklı koşullarla da karşılaştı. Ancak rekorun kendisi kadar, müdahalesiz sürüş mesafesini öne çıkaran sayaç sistemi de eleştirilerin odağına yerleşti.
Sayaç sürücüyü müdahale etmemeye teşvik mi ediyor?
FSD içerisindeki takip sistemi, sürücünün direksiyona veya frenlere müdahale ettiği anda sayacı sıfırlıyor. Sosyal medyada dile getirilen eleştiriler, bu yapının bazı kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre müdahale etmemeye yöneltebileceği üzerinde yoğunlaşıyor. Endişelerin merkezinde ise beklenmedik bir durumda sürücünün, rekoru bozmamak adına kontrolü devralmakta gecikebileceği ihtimali var. FSD'nin Seviye 2 sınıfında yer alan bir sürücü destek sistemi olması nedeniyle aracın sürekli insan gözetimi altında kullanılması gerekiyor.
Elon Musk da 2026'nın başlarında FSD'nin tamamen otonom bir sistem olmadığını kabul etmişti. Bu durum, sistem aktif olsa bile sürüş sorumluluğunun tamamen araç teknolojisine bırakılmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
FSD hakkındaki hukuki incelemeler sürüyor
Teknolojinin kullanım biçimi kadar nasıl tanıtıldığı da ABD'de tartışma konusu. Kaliforniya, araçların "tam otonom" olarak pazarlanmasına yönelik sınırlamalar getirirken, Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi de kameraya dayalı görsel algılama sistemlerini incelemeye devam ediyor.
FSD'nin kullanıldığı ölümlü kazalardan birinde sistemin kısmen kusurlu bulunması ve üretici şirketin 243 milyon dolar tazminata mahkum edilmesi de teknoloji üzerindeki hukuki baskıyı artıran gelişmeler arasında yer alıyor.
Bunun yanında Tesla'nın Cybercab test süreçleri de eski çalışanların güvenlik eleştirileriyle gündemde kalmayı sürdürüyor. Uzmanların temel çekincesi, sürücülerin müdahalesiz mesafe rekoru peşinde koşarken Seviye 2 sistemlerin sınırlarını zorlaması. Yaklaşık 32 bin kilometrelik son sürüş de bu nedenle yalnızca teknik bir başarı olarak değil, sürücü gözetiminin ne kadar önemli olduğu üzerinden de tartışılıyor.