Ekonomi dünyasının koridorlarında bugünlerde alışılagelmişin dışında, bilimkurgu filmlerini andıran bir hareketlilik yaşanıyor. İngiltere Merkez Bankası’nın eski finansal güvenlik analistlerinden Helen McCaw, banka başkanı Andrew Bailey’e yazdığı mektupla dikkatleri üzerine çekti.
McCaw, ABD’deki Trump yönetiminin Dünya dışı yaşamın varlığına dair resmi bir açıklama yapma ihtimaline karşı İngiltere’nin acilen ekonomik hazırlık yapması gerektiğini savunuyor. Geçmişte olası kriz senaryoları üzerinde çalışan analist, böylesine devasa bir açıklamanın finansal piyasalarda geri dönüşü olmayan bir sarsıntı yaratabileceği görüşünde.
Aslında bu iddialar artık sadece komplo teorisyenlerinin gündeminde değil. Polymarket gibi tahmin piyasalarında 2027 yılından önce bir “ifşaat” yaşanma ihtimali şimdiden yüzde 12 gibi yadsınamaz bir oranda seyrediyor. Son yıllarda ABD’li üst düzey yetkililerin UFO olaylarına dair yaptığı ciddi açıklamalar da bu beklentiyi besliyor. Öyle ki, eski Hazine Bakanı Steve Mnuchin’in dahi benzer endişelerle geçmişte bu konuda özel bir bilgilendirme aldığı iddia ediliyor. McCaw’a göre, eğer Dünya dışı varlıkların kanıtları tartışmasız bir şekilde sunulursa, halkta oluşacak “ontolojik şok” sadece saatler içinde küresel finansal istikrarı yerle bir edebilir.
Bitcoin bir sığınak mı, yoksa kaosun parçası mı olacak?

Peki, böyle bir senaryoda yatırımcılar nereye kaçacak? Helen McCaw, mektubunda birkaç farklı ihtimalin altını çiziyor. En dikkat çekici olanı ise Bitcoin’e olan ilginin bir anda patlaması. Eğer insanlar mevcut hükümetlerin meşruiyetini sorgulamaya başlar ve devlet destekli varlıklara olan güvenlerini kaybederlerse, merkeziyetsiz yapısı nedeniyle Bitcoin’i “güvenli liman” olarak görebilirler. Geleneksel güç yapılarının sarsıldığı bir ortamda dijital paralar, sistemin dışında kalmak isteyenler için tek alternatif haline gelebilir.
Altın tarafında ise durum biraz daha karışık ve riskli görünüyor. Altın her ne kadar geleneksel bir sığınak olsa da, McCaw yeni bir tehlikeye dikkat çekiyor: Uzay teknolojilerindeki devrim. Eğer Dünya dışı medeniyetlerle temas ya da ileri uzay teknolojileri gündeme gelirse, asteroid madenciliği yoluyla piyasaya girecek sınırsız miktardaki değerli maden, altının nadirliğini ve dolayısıyla değerini yok edebilir. Bitcoin, sistemdeki kodlar sayesinde Bitcoin arzının artmaması sayesinde bu noktada da bir adım öne çıkıyor.
Elbette Bitcoin için de her şey toz pembe değil. Kuantum bilgisayarların gelecekte şifreleme sistemlerine oluşturabileceği tehditler veya toplumsal manipülasyonla ağ kurallarının değiştirilme çabaları hala masada duruyor. Ancak her halükarda, bir merkez bankası analistinin “uzaylı senaryosu” üzerinden finansal risk uyarısı yapması, içinde bulunduğumuz dönemin ne kadar belirsiz ve radikal değişimlere açık olduğunun en net kanıtı haline gelmiş durumda.