Türkiye otomotiv pazarı, 2026 yılının ilk beş ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla gerileme kaydetti. Daralan hacme rağmen elektrikli ve hibrit motorlu araçlara yönelik tüketici ilgisi ise yükselmeye devam ediyor.
Sektör temsilcilerinden LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, pazarın yüksek satış adetlerinden ziyade nitelikli talebin öne çıktığı yeni bir döneme girdiğini belirtti. Artık tüketiciler sıfır ya da ikinci el araç alırken sadece satış fiyatını kriter almıyor. Aracın toplam sahip olma maliyeti ile gelecekteki piyasa değeri de karar süreçlerinde belirleyici oluyor. Özellikle SUV modellerin ağırlığı artarken, değişen kullanıcı alışkanlıkları pazarı yeniden şekillendiriyor.
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Ocak-Mayıs 2026 döneminde otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı yüzde 7,4 küçülerek 453 bin 138 adet olarak kayıtlara geçti. Bu süreçte sadece otomobil satışlarındaki düşüş yüzde 9,7’yi buldu. Ancak alternatif enerjili araçlarda tam tersi bir ivme gözlendi. Elektrikli otomobil satışları yüzde 10,5, hibrit seçenekler ise yüzde 4,4 oranında artış yakaladı. Aynı dönemde SUV gövde tipindeki modeller, toplam binek araç pazarından yüzde 64,8 pay alarak liderliğini pekiştirdi.
Yatırımların istihdama ve üretime etkisi
Pazardaki bu daralmayı olumsuz bir tablo olarak görmediğini ifade eden Selçuk Nazik, 2025 yılında tarihi satış rekorları kırıldığını anımsattı. 2026 yılıyla birlikte daha dengeli bir normalleşme sürecinin başladığını vurgulayan Nazik, alıcıların artık çok daha bilinçli hareket ettiğini söyledi. Fiyat etiketinin yanında yakıt veya enerji tüketimi, periyodik bakım masrafları ve ikinci el değeri gibi unsurlar bir bütün olarak hesaplanıyor.
Türkiye’de askıya alınan bazı fabrika yatırımlarının aksine mevcut üreticilerin hamlelerinin kritik önem taşıdığı ifade ediliyor. Üretim bantlarına dahil edilen her yeni modelin yan sanayiyi doğrudan beslediğini belirten Nazik, devlet teşviklerinin özellikle istihdamın korunması ve artırılması noktasında büyük payı olduğunu aktardı.
Yeni nesil teknolojilerde rekabet dönemi
Türkiye'nin güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu hatırlatan Selçuk Nazik, küresel rekabetin artık yüksek katma değerli alanlara kaydığına dikkat çekti. Ford, Tofaş, Renault, Toyota, Hyundai ve Togg gibi ana sanayi oyuncularının ülkenin üretim potansiyelini net şekilde gösterdiğini belirten Nazik, iç pazardaki ithal araç oranına da değindi. Satılan araçların yaklaşık üçte ikisinin ithal olmasının cari açık ve vergi politikaları açısından kritik bir gösterge olduğunu vurguladı. Nazik, yeni dönemde kalıcı başarının sadece araç montajı ile değil; batarya, yazılım, elektronik ve güç aktarma sistemlerinde yerli tedarik zinciri oluşturma kabiliyetiyle yakalanacağını ifade etti.
Elektrikli ve hibrit araçların pazarda ana akım haline geldiğini söyleyen Nazik, dönüşümün hızlanacağını öngörüyor. Tüketicilerin artık "elektrikli araç almalı mıyım?" tereddüdünü aştığını, menzil ve finansman modellerine odaklandığını sözlerine ekledi.
Sıfır araç pazarındaki dengelenme, ikinci el piyasasına da şeffaflık olarak yansıyor. Spekülatif fiyat hareketlerinin sona erdiğini dile getiren Nazik, alıcıların acele etmeden ekspertiz raporlarını, kilometre doğruluğunu ve bakım geçmişini titizlikle incelediğini aktardı. Bu durumun kurumsal ikinci el firmalarını ve güvenilir platformları daha avantajlı hale getirdiğini belirtti.