Rüzgar türbinlerinde yeni dönem: Dev kanatlar artık ahşaptan üretilebilir

Rüzgar türbinlerinin güçlü ve uzun ömürlü kanatları, kullanım sonrasında geri dönüşüm açısından ciddi sorun yaratıyor. Almanya merkezli bir şirket ise bu kez 19,2 metrelik kanatları lamine kaplama ahşaptan üreterek farklı bir yol deniyor.

Rüzgar türbinlerinde yeni dönem: Dev kanatlar artık ahşaptan üretilebilir

Rüzgar enerjisinin yaygınlaşması, beraberinde farklı bir çevre sorununu da büyütmüş durumda. Türbinlerin büyük kanatları yıllarca kullanılabilse de ömürleri sona erdiğinde geri dönüştürülmeleri kolay değil. Bu nedenle bazı eski kanatlar Avrupa'da yaya köprülerinde kiriş olarak değerlendiriliyor.

ABD'de elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10,5'i rüzgardan karşılanırken Almanya'da rüzgar ve güneş enerjisinin toplamı fosil yakıtların önüne geçmiş durumda. Fakat türbin kanatlarının yapısında kullanılan güçlendirilmiş cam elyafı, dayanıklılığı sayesinde avantaj sağlarken kullanım ömrünün sonunda ciddi bir geri dönüşüm sorunu yaratıyor. Almanya merkezli Voodin Blade Technology, bu soruna farklı bir malzemeyle yaklaşarak lamine kaplama ahşaptan (LVL) 19,2 metre uzunluğunda türbin kanatları geliştirdi.

Aslında ahşap türbin kanatları yeni bir fikir değil. NASA, 1980'lerde tekne üreticisi Gougeon Brothers ile birlikte ahşap kompozit kanatlar üzerinde çalışmış ve bu tasarımları 8 bin saatlik testten geçirmişti. O dönemde binlerce ahşap kompozit kanat üretilmesine rağmen sektör, 1990'lı yıllara gelindiğinde büyük ölçüde cam elyafa yöneldi.

Bugün rüzgar türbini bileşenlerinin yaklaşık yüzde 90'ı geri dönüştürülebiliyor. Ancak cam elyaf takviyeli kanatların işlenmesi, yüksek miktarda enerji gerektiren karmaşık kimyasal işlemleri beraberinde getiriyor. Voodin'in yaklaşımında ise İskandinav ladini kullanılıyor. Ağaç, lamine kaplama ahşaba dönüştürüldükten sonra kalıp kullanılmadan bilgisayar kontrollü kesim makineleriyle şekillendiriliyor.

Üretimden sonra da kullanılabiliyor

Bilgisayar kontrollü otomatik üretim, kanatların tasarımında daha fazla esneklik sağlarken seri üretimi de kolaylaştırıyor. Kullanılan mühendislik ürünü ahşabın bir başka avantajı ise türbin kanadının kullanım ömrü sona erdiğinde ortaya çıkıyor. Malzemeyi, raf sistemleri veya palet parçaları gibi ürünlerde yeniden değerlendirmek mümkün. Alternatif olarak ahşap liflerine dönüştürülerek biyokütle enerjisinde kullanılabiliyor.

Teknolojinin testleri ise henüz tamamlanmış değil. Şirketin hedefi, gelecekte modern rüzgar türbinlerinin ihtiyaç duyduğu çok daha büyük kanatları da aynı yöntemle üretebilmek.