Stonehenge'in gizemli ilham kaynağı: Meşhur taş anıtın ilk prototipi bulundu

Arkeologlar, İngiltere'deki toplu konut inşaatının ortasında Stonehenge'den tam 500 yıl daha eski bir astronomik hat saptadı. Güneş ritüelleri için tasarlanan bu ahşap yapının, ikonik taş anıtın inşasına nasıl ilham verdiğini ve mühendislik kökenlerini derledik.

Stonehenge'in gizemli ilham kaynağı: Meşhur taş anıtın ilk prototipi bulundu

Britanya Adaları'nın kuzey ucu ile güneyi arasında binlerce yıl önce kurulan gizemli bağlar, arkeoloji dünyasında bilinenleri altüst edecek yeni kanıtlarla desteklendi. İskoçya'nın kuzey kıyılarında yer alan Orkney Takımadaları'ndaki tarih öncesi topluluklar ile adanın güneyindekiler, sanılandan çok daha sıkı bir kültürel alışveriş içerisindeydi.

Nitekim meşhur Stonehenge'in kalbinde yükselen 6 tonluk devasa Sunak Taşı'nın Galler yerine İskoçya'nın kuzeydoğusundaki Orcadian Havzası'ndan getirildiği zaten bilinen bir gerçekti. Şimdi ise bu uzak mesafeli bağın sadece devasa taş taşımacılığıyla sınırlı kalmadığını, aynı inanç ritüellerini ve ortak çömlekçilik kültürünü de barındırdığını gösteren muazzam bir keşfe imza atıldı. İngiltere'nin Wiltshire bölgesindeki Bulford kasabasında yürütülen bir inşaat çalışması, 5 bin yıllık antik bir kutsal alanı gün yüzüne çıkardı.

Salisbury Ovası'nda bulunan ve bugün bir toplu konut projesinin tam ortasında kalan bu alan, tarih öncesi insanların evreni anlamlandırma çabasını net biçimde gösteriyor. Keşfin en heyecan verici parçası, aralarında 120 metre mesafe olan iki derin çukur. Kazı ekibinin lideri Phil Harding, bu çukurlardan birinin boş arazide çıplak gözle izlenebildiğini, diğerinin ise muhtemelen yeni yapılan evlerden birinin salonunun altında kaldığını ifade etti. Geçmiş dönemlerde bu dar çukurların içinde, yaklaşık 4 metre yüksekliğe sahip devasa ahşap direkler yükseliyordu. Yan yana konumlanan bu iki direk, yaz gün dönümünde güneşin doğuşunu, kışın ise batışını doğrudan hedefleyen kusursuz bir astronomik hat oluşturuyordu.

Radyokarbon analizleri, bu mühendislik harikası alanın milattan önce 2950 yıllarında aktif olarak kullanıldığını belgeledi. Her ne kadar Stonehenge'in ilk temelleri bu dönemde atılmış olsa da, ikonik taşların güneş dönümlerine göre hizalanması bu keşiften ancak 500 yıl sonra gerçekleşebildi. Bu durum, Bulford'daki ahşap yapının Stonehenge için erken dönem bir ilham kaynağı veya ilk prototip vazifesi gördüğü fikrini kuvvetlendiriyor.

Büyük güneş ayinleri ve 48 gözlem noktası

Arkeologlar, güneş hizalamasını sağlayan iki ana yapının çevresini kazdıkça alanın büyüklüğü daha da belirginleşti. Ana merkezin etrafında; içinde hayvan kemikleri, çanak çömlek parçaları, işlenmiş çakmak taşları ve kömür kalıntıları barındıran 48 küçük çukur daha saptandı. Birer "gözlem istasyonu" vazifesi gördüğü tahmin edilen bu noktalardan birinde, doğrudan güneşi sembolize eden disk şeklinde bir bıçak da bulundu. Tüm bu bulgular, Bulford'un yüzlerce insanın tek bir amaçla toplandığı, Güneş'e tapınma ayinlerinin ve kitlesel festivallerin düzenlendiği büyük bir dini merkez olduğunu kanıtlıyor. Antik insanlar için gün dönümleri sadece mevsimsel geçişleri değil, tanrılardan korunma dileme amacını taşıyan köklü birer kutsal takvimi temsil ediyordu.

Bilim insanlarını asıl şaşırtan detay ise bu ayinlerde kullanılan çömleklerin, kilometrelerce uzaktaki İskoçya örnekleriyle birebir aynı olmasıydı. Aralarında devasa mesafeler bulunan bu iki farklı coğrafyadaki insanları binlerce yıl önce aynı inanç ve sanatta neyin birleştirdiği sorusu, yeni araştırmaların önünü açacak gibi duruyor.