Otomobil satın alırken imzaladığımız ya da bir mobil uygulamada onayladığımız bitmek bilmeyen kullanıcı sözleşmeleri, aslında özel hayatımızın kapılarını ardına kadar açıyor olabilir. Florida'da yaşayan Philip Siefke'nin başına gelenler, modern otomobillerin birer ulaşım aracı olmaktan çıkıp tekerlekli veri toplama terminallerine dönüştüğünü kanıtlıyor.
Siefke, Toyota marka aracının verilerinin “kalite onayı ve araştırma” gibi masum görünen başlıklar altında toplanmasına izin verdiğini düşünürken, bu bilgilerin sigorta şirketlerine satıldığını fark etti. Şimdi ise Toyota ile birlikte Progressive Sigorta ve veri analiz şirketi CAS’a karşı hukuk mücadelesi veriyor.
Olayın patlak verdiği gelişme ise oldukça çarpıcıydı. Siefke, kendisine yeni bir sigorta poliçesi bakarken, sigorta şirketinin sisteminde kendi sürüş verilerinin halihazırda yüklü olduğunu gördü. Hatta bu veriler arasında, daha bir gün önce yaptığı ani bir fren manevrası bile yer alıyordu. Nisan 2025’te açılan toplu dava süreci, geçtiğimiz Aralık ayında bir hakimin kararıyla mahkeme salonlarından özel bir hakem heyetine taşındı; çünkü hakim, Siefke'nin Toyota'nın şartlarını kabul ederek bu süreci de onaylamış sayıldığına hükmetti. Siefke, Toyota uygulamasında veri paylaşımını kapattığını iddia etse de, otomobil devi kullanıcı sözleşmesinin kendilerine bu hakları tanıdığını savunuyor.
Veri madenciliği ve mahremiyetin sonu
Bu dava, sadece bir kişinin yaşadığı bir talihsizlik değil; otomotiv sektöründeki genel bir anlayışın yansıması haline gelmiş durumda. Şirketler artık sadece araç satarak değil, sürücülerin fren alışkanlıklarını, konum geçmişlerini ve kullanım rutinlerini pazarlayarak da devasa karlar elde ediyor. Siefke’nin davasında dile getirilen en önemli argüman, tüketicilerin kendi araçları içindeki davranışlarının gizli kalmasına dair makul bir beklenti içinde olmaları gerektiği yönünde. Ancak araştırma sonuçları durumun pek de öyle olmadığını gösteriyor. 2023 yılında yapılan bir incelemede, piyasadaki 25 büyük otomobil markasının hiçbirinin temel gizlilik standartlarını karşılamadığı ortaya çıktı. Uzmanlar, otomobil üreticilerinin artık odağını araç satmaktan veri satmaya kaydırdığına dikkat çekiyor.
Benzer durumlar diğer markalarda da yaşanmaya devam ediyor. Ocak 2026’da Federal Ticaret Komisyonu (FTC), General Motors’un müşteri sürüş kayıtlarını satmasını beş yıl boyunca yasakladı. Şirketin, sürücü verilerini sigorta şirketlerine aktarırken yeterince şeffaf olmadığı tespit edildi. Daha da çarpıcı olanı, yapılan soruşturmaların bir sürücünün tüm sürüş geçmişinin sadece 26 cent gibi komik rakamlara satılabildiğini ortaya koyması oldu.
Texas gibi eyaletlerin savcılıkları, tüketici rızası olmadan yapılan bu “istilacı” veri satışlarına karşı geniş çaplı soruşturmalar başlattı. Siefke mahkemede istediği sonucu alsa da almasa da, açtığı bu dava modern sürüş dünyasının nasıl bir mahremiyet kabusuna dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiş durumda.