Tüplü televizyonun zaferi: Kırk yıllık cihaz, Samsung’u bile şaşırttı

"Eskiler daha sağlamdı" diyenleri haklı çıkaran hikaye Guatemala'dan geldi. Tam 39 yıl boyunca aralıksız çalışan emektar televizyon, teknoloji devinin mühendislerini bile hayrete düşürdü. İşte çöpe gitmek yerine müzeye kaldırılan o cihazın ilginç serüveni.

Tüplü televizyonun zaferi: Kırk yıllık cihaz, Samsung’u bile şaşırttı

"Eskiden her şey daha sağlamdı" sözü bu kez bir şehir efsanesi değil, yaşayan bir gerçek olarak karşımıza çıktı. Guatemala’da yaşayan Morales ailesi, tam 39 yıldır tıkır tıkır çalışan tüplü televizyonlarını yeni bir modelle değiştirmeye karar verdiğinde, teknoloji dünyasında küçük çaplı bir şok etkisi yarattı.

1987 yılında satın alınan bu emektar cihaz, Berlin Duvarı’nın yıkılışından dijital devrimin başlangıcına kadar tarihin en önemli anlarına bu ailenin oturma odasında eşlik etti. Ann Morales, neredeyse kırk yıldır bozunmadan çalışan televizyonları için "Evin gerçek emektarıydı; sabah haberlerinden gece filmlerine kadar bizi hiç yarı yolda bırakmadı" diyor.

Aile, Samsung’un geri dönüşüm programına katılarak bu sadık dosttan ayrılmaya karar verdiğinde, hikaye bambaşka bir boyuta evrildi. Yerel bayideki görevliler cihazın kondisyonunu görünce, onu çöpe atmak yerine bir müze parçası olması gerektiğine karar verdi. Televizyon, incelenmek üzere Panama’daki merkeze, oradan da Güney Kore’deki ana karargaha kadar uzanan bir yolculuğa çıktı.

Mühendisleri şaşırtan dayanıklılık

Samsung’un bugünkü mühendislerinin çoğu, bu televizyon üretildiğinde henüz hayatta bile değildi. Cihazı restore etmek için kolları sıvayan ekip, modern devre şemaları yerine tozlu arşivlere inmek zorunda kaldı. Yapılan teknik araştırmalar ve titiz bir çalışmanın sonunda emektar televizyon, 1987’deki o net görüntüsünü tekrar vermeye başladı. Bugün bu cihaz, şirketin Suwon’daki merkezinde bir teknoloji anıtı gibi sergileniyor.

Neden artık televizyonlarımız bu kadar uzun yaşamıyor?

Bugün aldığımız ultra ince ekranlı televizyonların ömrü genellikle beş ile yedi yıl arasında değişiyor; şanslıysanız on yılı görebiliyorsunuz. Eski tüplü (CRT) televizyonların bu kadar uzun süre direnmesinin arkasında analog sistemlerin basitliği, kolay tamir edilebilir olmaları ve ısıyı modern LED veya OLED ekranlara göre çok daha iyi yönetmeleri yatıyor. Günümüzde ise yazılım güncellenmemesi veya LED aydınlatmaların bozulması, televizyonları tamir etmektense yenisini almayı daha mantıklı hale getiriyor.

Morales ailesi için bu sadece bir elektronik eşya değildi. Ana Morales, "Noel akşamları hepimiz o ekranın etrafında toplanırdık; bizim için şömine ateşi gibiydi" diyerek cihazla aralarındaki duygusal bağı anlatıyor. Onların bu sadakati ve nostalji meraklılarının tüplü televizyonlara olan ilgisi, "kullan-at" çağında dayanıklılığın hala ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hepimize hatırlatıyor.