Uzayda çekilmiş "en korkunç fotoğraf"ın arkasındaki hikaye

Uzay tarihinin en korkutucu fotoğrafı hangisi? 1984 yılında Bruce McCandless, Challenger uzay mekiğinden ayrılıp boşluğa doğru ilk adımdaki o yalnızlığı anlattı.

Uzayda çekilmiş "en korkunç fotoğraf"ın arkasındaki hikaye

Uzay, ucu bucağı görünmeyen devasa karanlık boşluklardan tutun, kaskınızın içinde sizi boğabilecek küçücük su damlalarına kadar pek çok korkunç şey barındırıyor. Ancak insanlar, uzay tarihinin en ürkütücü fotoğrafı unvanını genellikle Astronot Bruce McCandless’ın 7 Şubat 1984’te çekilen karesine veriyor.

O gün Bruce McCandless ve ekip arkadaşı Bob Stewart, Challenger uzay mekiğinin güvenli ortamını arkalarında bıraktı. Sırtlarına taktıkları özel bir üniteyle, gemiye hiçbir iple bağlanmadan uzay boşluğuna adım attılar. Üstelik bunu yaparken mekik ve astronotlar saatte nearly 29 bin kilometre hızla ilerliyordu. Bruce, bu cesur adımı atan ve uzayda tamamen serbest şekilde yürüyen ilk insan olarak tarihe geçti.

Dünya aşağıda izlerken yaşanan gerilim

Astronotlar bu an için çok sıkı çalışsa da yer kontrol merkezinde onları izleyenler büyük bir stres yaşadı. McCandless, yıllar sonra verdiği bir röportajda o anları şöyle anlatıyor: "Eşim kontrol merkezindeydi ve içeride ciddi bir endişe vardı. Ortamı yumuşatmak için Neil Armstrong’un ay yürüyüşüne gönderme yaptım. 'Neil için küçük bir adım olabilir ama benim için gerçekten devasa bir sıçrama' dedim. Bu şaka gerginliği biraz azalttı."

Aslında saatte 29 bin kilometre hızla gitmek kulağa korkunç geliyor. Fakat astronotlar bu hızı hissetmedi. Sırtlarındaki cihaz, nitrojen gazı püskürterek mekiğe göre çok daha yavaş ve kontrollü hareket etmelerini sağlıyordu. Dönemin diğer astronotları, sistemi filmlerdeki uçan kemerlere benzetiyor ama çok daha yavaş ve güvenli olduğunu belirtiyor. Cihaz, saatte sadece birkaç kilometre hızla yön bulmayı sağlıyordu.

Korkunun yerini alan başarı hissi

Dünyaya basmaya alışkın olanlar ya da kendisini bir uzay gemisine bağlamak isteyenler için bu fotoğraf tam bir kabus gibi görünebilir. Ancak uzayda ilk kez bağsız uçan insan için durum farklıydı. McCandless, o an korkudan ziyade büyük bir mesleki başarı hissettiğini söylüyor. Mekiğin dışına çıktığı ve özgür kaldığı o anı, yıllar süren emeğin getirdiği harika bir gurur ve mutluluk karışımı olarak tanımlıyor.