Samsung, 2026 yılının ikinci çeyrek finansal sonuçlarını paylaştı. Şirketin bilançosunda en dikkat çeken nokta ise çip ve mobil bölümleri arasındaki büyük fark oldu. Yapay zeka belleğine yönelik talep, çip bölümünü rekor seviyeye taşırken mobil bölüm aynı dönemde zarar açıkladı.
Şirket, ikinci çeyrekte 89,49 trilyon won (yaklaşık 61,9 milyar dolar) faaliyet kârı elde etti. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1813,8 arttı. Samsung, 2025'in ikinci çeyreğinde yalnızca 4,7 trilyon won faaliyet kârı açıklamıştı.
Toplam satışlar 171 trilyon wona (118,6 milyar dolar) ulaştı. Bu da yıllık bazda yüzde 130 artış anlamına geliyor. Net kâr ise 71,6 trilyon won (49,5 milyar dolar) olarak gerçekleşti ve geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1300 yükseldi.
Yapay zeka belleği çip bölümünü büyüttü
Bu güçlü sonuçların arkasında Samsung'un çip birimi yer aldı. Çip bölümü, ikinci çeyrekte 89,2 trilyon won (61,7 milyar dolar) faaliyet kârı elde etti.
Bunda yapay zeka sistemlerinde kullanılan HBM ve DRAM belleklerine yönelik yüksek talep etkili oldu. Bu belleklerin fiyatı son dönemde önemli ölçüde yükseldi. Büyük yapay zeka şirketleri yüksek fiyatlara rağmen bu ürünleri satın almaya devam edince Samsung'un çip gelirleri de hızla arttı.
Aynı tablo mobil bölümü olumsuz etkiledi
Bellek fiyatlarındaki artış, telefon bölümü için ise tam tersi bir sonuç doğurdu. Samsung'un akıllı telefonlarında kullandığı belleklerin maliyeti yükseldi. Şirket cihaz fiyatlarını artırmadığı durumlarda bu maliyeti kendi karşılamak zorunda kaldı. Bu da mobil bölümün kârlılığını düşürdü.
Samsung'un mobil birimi ikinci çeyrekte yaklaşık 700 milyar won (484 milyon dolar) zarar açıkladı. Şirket son dönemde tanıttığı yeni Galaxy modellerinde fiyat artışına gitse de yükselen üretim maliyetleri mobil tarafı baskılamaya devam etti.
Yüksek kâr kalıcı olmayabilir
Yapay zeka belleğine yönelik talep bugün Samsung'un çip bölümüne büyük gelir sağlıyor. Ancak bu durumun uzun süre aynı şekilde devam etmesi beklenmiyor.
Bellek fiyatlarının yüksek seyretmesi pazara yeni rakiplerin girmesini teşvik ediyor. Rekabet arttıkça fiyatların zaman içinde düşmesi ve kâr marjlarının daha normal seviyelere inmesi bekleniyor. Bu değişim kısa sürede gerçekleşmeyebilir ancak mevcut tabloyu uzun vadede değiştirebilir.