İngiltere’de yaz mevsimi sadece güneş yanıkları ve bunaltıcı sıcaklarla değil, son dönemde oldukça alışılmadık bir korkuyla da anılıyor. Sıcak hava dalgalarının etkisiyle evlerinden kaçan veya doğal yaşam alanlarında daha fazla görünür olan yılanlar, bölge halkı için ciddi bir endişe kaynağı haline geldi.
Hayvan refahı kuruluşu RSPCA tarafından açıklanan güncel veriler, sürüngen vakalarının nasıl bir ivme kazandığını gözler önüne seriyor. Öyle ki, kurumun kayıtlarına göre 2024 yılında 980 seviyesinde seyreden yılan ihbarları, 2025 yılı itibarıyla 1.485 gibi yüksek bir rakama ulaştı.
Bu vakaların büyük bir çoğunluğu, yani 905 tanesi, mayıs ile eylül ayları arasındaki sıcak dönemde yoğunlaşıyor. RSPCA Kıdemli Bilim Sorumlusu Evie Button, sıcaklıklar yükseldikçe sürüngenlerin biyolojik olarak daha aktif bir döneme girdiğini belirtiyor. Özellikle evcil yılan besleyenler için bu süreç, büyük bir sorumluluk anlamına geliyor. Yılanlar, bulundukları ortamdan kaçmak konusunda oldukça yetenekli canlılar. Sahiplerinin "doğal güneş ışığından faydalansın" düşüncesiyle güvenlik önlemi almadan açık havaya çıkardığı evcil yılanlar, ısındıkça inanılmaz bir hız kazanıyor ve kısa sürede gözden kaybolabiliyor.
İhbarların yüzde yirmilik kısmı doğrudan kaçan veya kaybolan yılanlardan oluşurken, geri kalan çağrılar bakım tavsiyeleri, yaralanmalar veya terk edilmiş sürüngenleri kapsıyor. Uzmanlar, yılan gibi egzotik türlerin bakımının sanılandan çok daha meşakkatli olduğunu hatırlatıyor. Isıtma sistemlerinden aydınlatmaya, özel diyetlerinden barınak koşullarına kadar her detayın kusursuz olması gerekiyor. Hevesle alınan ancak ihtiyaçları karşılanamadığı için terk edilen canlılar, hem hayvan refahını tehdit ediyor hem de toplum içinde paniğe yol açıyor.
Yaban hayatı ve insanlar arasındaki tehlikeli karşılaşma
Kaçan evcil hayvanların yarattığı endişenin yanı sıra, İngiltere'nin kendi doğal yaban hayatı da yaz aylarında daha görünür hale geliyor. Yerli türler olan engerekler ve küpeli yılanlar, vatandaşlar tarafından sıklıkla kaçmış evcil egzotik türlerle karıştırılıyor. Bu durum, insan ve yılan arasındaki temas ihtimalini de kaçınılmaz bir şekilde artırıyor. Nitekim yakın zamanda yaşanan bir olay, yerli türlerin tehlikesini bir kez daha gündeme taşıdı.
Suffolk'ta arkadaşıyla kano yaparken mola veren Zak Brown, doğanın içinde hiç beklemediği bir saldırıyla karşılaştı. Otların arasına basmasıyla birlikte ayağında keskin bir acı hisseden Brown, kendisini ısıran engereği fark etti. Panzehir tedavisiyle kurtulan adam, yaşadığı acıyı ve bacağının bir "fil bacağı" gibi şişmesini tarif ederken, bölgede vakit geçiren herkesin çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, yılanlarla karşılaşıldığında panik yapılmaması gerektiğini, ancak bu canlıların doğal ortamlarının ihlal edilmemesi adına özellikle uzun otlu alanlarda ekstra dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Yılan beslemeyi düşünenlerin ise sahiplenmeden önce kapsamlı bir araştırma yapmaları, bu canlıların refahı için hayati bir öneme sahip.