İnternet kullanımının hayatın her alanına sızmasıyla birlikte, ailelerin çocuklarına dair paylaşımları artık günlük bir rutin halini aldı. Kaspersky tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bölgede gerçekleştirilen "Dijitalde Büyümek" başlıklı güncel bir araştırma, bu alışkanlığın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Ülkemizdeki anne ve babaların yarısından fazlası, yani yaklaşık yüzde 52'si, çocuklarının fotoğraflarını veya videolarını düzenli olarak sosyal medya hesaplarına yüklüyor. Ancak bu durum, dijital ayak izi ve güvenlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Ailelerin bu içerikleri paylaşırken sığındıkları en güçlü gerekçe yüzde 58 ile "anı biriktirmek" oluyor. Bunu çocuklarının elde ettiği başarılardan duyulan gurur (yüzde 26) izliyor. İlginç bir veri ise sosyal onayın etkisiyle ilgili: Ebeveynlerin yüzde 26’sı sadece çevrelerindeki diğer kişiler yaptığı için bu akıma kapılıyor. Bazı kullanıcılar kendi görünümlerini beğendikleri için (yüzde 13), küçük bir kesim ise (yüzde 7) etkileşim ve beğeni sayılarını artırmak amacıyla çocuklarını dijital dünyaya taşıyor.

Güvenlik tarafında ise tablo biraz karışık. Araştırmaya katılanların yüzde 82’si paylaşımlarını sadece tanıdıklarıyla sınırlandırdığını belirtirken, yüzde 18’lik bir grup hesaplarını herkese açık tutuyor. Bu durum, paylaşılan görsel ve bilgilerin internetteki her kullanıcı tarafından erişilebilir olduğu anlamına geliyor.
Çocukların bu süreçteki söz hakkı da araştırma kapsamında incelenen bir diğer önemli başlık. Ebeveynlerin yüzde 59’u paylaşım öncesi çocuklarından onay aldığını iddia ediyor. Buna karşılık, her beş ebeveynden biri çocuğun ne düşündüğünü önemsemeden fotoğraf veya video paylaştığını kabul ediyor. Uzmanlar, "sharenting" olarak adlandırılan bu aşırı paylaşım durumunun; okul konumu, tam ad ve doğum tarihi gibi kritik verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Kaspersky yetkilileri, anlık bir popülerlik arzusunun uzun vadeli güvenlik risklerine dönüşebileceğini vurguluyor. Kimlik hırsızlığından fiziksel güvenlik açıklarına kadar pek çok sorun, bu masum görünen karelerin arkasında gizlenebiliyor.
Güvenli bir dijital ortam için öneriler
Çocukların dijital güvenliğini sağlamak adına şu adımlar büyük önem taşıyor:
-
Sosyal medya hesaplarının görünürlüğünü mutlaka kısıtlayın ve sadece tanıdığınız kişilerin erişimine izin verin.
-
Gönderilerde okul adı, ev adresi veya canlı konum gibi hassas bilgileri kesinlikle paylaşmayın.
-
Çocuklarınızla internetin riskleri hakkında açık iletişim kurun ve onlara dijital hijyen konusunda iyi birer örnek olun.
-
Veri güvenliğini sağlamak adına Kaspersky Premium gibi ebeveyn denetimi ve güvenlik modülleri içeren yazılımlardan destek alın.