Days Gone İnceleme

Days Gone, PlayStation 4'e özel çıkan dev yapımlar arasından motosikletiyle sıyrılabiliyor mu? İşte tüm detaylarıyla Days Gone incelemesi...

  • Ercan Uğurlu
Days Gone İnceleme

Kısa bir süre önce sizlerle paylaştığımız Sekiro: Shadows Die Twice'ın girizgahına benzeyecek biraz ama, Days Gone'da yine sık sık bir başka yapımı andık. Bir motosiklet kulübünün hikeyelerini konu alan suç ve drama dizisi The Sons of Anarchy'nin MC kardeşliği temasını bir nevi yansıtan, zaten halihazırda odağında motosiklet bulunduran ve motosikletinizle yaptığınız uzun yollarda zaman zaman araya giren şarkılarla, Deacon'ın içinde bir türlü bastıramadığı hüzün ve isyana ayna tutan Days Gone, buna ilave olarak bizleri "bir çeşit" post apokaliptik dünyaya götürüyor. Bu kez kıyametimiz, zombiler; bizi ayakta tutan tek şey ise, düşüncesinden kopamadığımız Sarah ve Boozer ile beraber kuzeye gitme hayali...

Oyunun hemen başında eşini kurtarma çabası ve MC kardeşi Boozer ile zombi istilasıyla sınanan Deacon; oyun boyu sizi sürekli tedirgin edecek olan Oregon'ın açık dünyasına götürecek, zombi sürüleri arasında yaşam mücadelesine sürükleyecek ve tüm bunları yaparken onu, motosikletiyle beraber kendini yalnız başına yollara vururken izleyeceksiniz. Evet, içine daldığınızda Days Gone, hikayesiyle beraber Deacon'ın yaşadıklarıyla duygusal bağ kurmanızı sağlayabiliyor. Fakat keşke daha fazlası olsaymış...

Zira Sony'den bugüne kadar çok başarılı yapımlar gördük. Çıta öylesine yükseldi ki, PlayStation 4'e özel olarak gelen her oyunda haklı olarak bir öncekinden daha fazlasını aramaya başladık. Hikayesiyle adeta damarlarımıza işleyen God of War olsun, her ne kadar Sony Interactive Entertainment tarafından geliştirilmese de bir Rockstar efsanesi olan Red Dead Redemption 2 olsun veya Naughty Dog'un The Last of Us'ı olsun, hepsi PlayStation platformuna özel çıkan birbirinden şahane ve uzun yıllar boyu unutulmayacak yapımlardı. Tüm bunları hatırlayınca Days Gone ise, ne yazık ki biraz üzüyor. Zira bu oyun çok çok daha iyi olabilirdi.

Days Gone, hikaye örgüsüyle beraber bu saydıklarımız kadar başarılı bir yapım değil. O nedenle Days Gone için PlayStation platformunun efsane oyunları arasına giremediğini söylemek güç değil. Fakat kendi içinde, uzun soluklu olması, dinamikleri, açık dünyası ve zombi fikrini, motosiklet kulübü üyesi asi bir adamın üzerinden ve onun hayatta kalma mücadesiyle aynı potada eritmesiyle beraber başarılı bir yapım olmuş diyebiliriz. Peki, Days Gone biz oyunculara neler sunuyor? Bu uzun girizgahın ve nispeten sonuç bölümünün ardından artık anlatmaya başlayalım.

Days Gone'ın hikayesine ilişkin yukarıda yazılanlardan başka bir şey söylemeyeceğiz, ancak ana temayı aktardığımızı düşünüyoruz. Evet, herkesin bildiği gibi oyunda bir zombi istilasıyla karşı karşıyayız, fakat bunlar toprak altından çıkan tipten zombiler değiller. Ortada zamanında yaşanmış bir salgın var ve Deacon, bu gizemi Nero kamplarında arıyor. Nero'yu, Resident Evil'daki Umbrella Corp gibi düşünülebilirsiniz.

Oyundaki tek kamp alanları ise Nero'ya ait değil. Salgından kurtulmuş ve hayata tutunmaya çalışan insanların oluşturduğu kamplar da var ve bu kamplar uğrak yerleriniz. Ana hikaye ve bu kamplarda yaşanan olaylara ilişkin karşınıza çıkan yan görevlerin hikayeleriyle iç içe geçmiş örgüde yol aldığınız oyunda, ismi Freaks olarak geçen zombiler, sürüler halinde çevrede kol geziyorlar. Onlara karşı en büyük silahınız ise, elbette hayatta kalma yetenekleriniz ve ayaklarınızı yerden kesen motosikletiniz oluyor.

Days Gone'da tek düşmanınız zombiler değil; bir "kıyamet" dünyasında elbette çeteler de var ve salgından etkilenmiş ve etkilenmemiş hayvanlar da düşmanlarınız. Neredeyse her şeyin sizi öldürmeye uğraştığı bir dünyada, elbette yeteneklerinizi geliştirmeniz şart. Oyunda yer alan yetenek ağacı ile kazandığınız deneyim puanlarıyla yakın dövüş yeteneklerinizi geliştirebiliyor, ateşli silah kullanma becerinizi genişletebiliyor ve görüş kabiliyetinizi arttırabiliyorsunuz.

Elbette son dönemde karşımıza çıkan her açık dünya ve hayatta kalma temalı oyunda olduğu gibi silah geliştirmeleri, özelleştirmeleri yapıyor ve çevreden çok sayıda malzeme toplamanız gerekiyor. Ayrıca yine kamplardan silah ve mühimmat da satın alabiliyorsunuz. Bu alışverişin karşılığını ise kamplar için yaptığınız görevler karşılığında kazandığınız para ile ödüyorsunuz.

Days Gone'da hayatta kalmak için bu geliştirmeler çok önemli. Elbette bir diğer önemli nokta ise, motosikletiniz. Nasıl Red Dead Redemption 2'de atınız sizin için çok önemliyse, Days Gone'da da motorunuz büyük önem taşıyor; ona iyi bakmalısınız. Motosikletin performansını geliştirmeli ve dayanıklılığını arttırmalısınız. Bunun neticesinde sürüş yetenekleriniz geliştiği gibi, yollarda motosiklet sürmenin keyfi de inanılmaz şekilde artıyor. Öte yandan motorunuzun arıza verme süresi de uzuyor. Oyun boyu sürekli yırtık asfaltta, engebeli yollarda ve ormanlık arazide yol aldığınız ve sürekli aksiyonun göbeğinde olduğunuz için motosikletiniz arızalanacak ve ellerinizi kirletmek zorunda kalacaksınız. Evet, Deacon kendi motorunu kendi onarıyor, ancak bunun için yine çevreden toplayacağınız eşyalara ihtiyacınız olacak. Ha, tabii ki motosikleti kamplarda da tamir ettirebilirsiniz. Fakat genelde motosiklet bozulduğunda siz çok çok uzakta oluyorsunuz.

Motosiklet için bahsettiğimiz geliştirmeler arasında belki de en önemlisi benzin deposunun kapasitesini arttırmak. Zira oyun boyu deponuz boşalacak; ya benzin istasyonuna çekmek ya da terk edilmiş otoparklarda varil aramak zorunda kalacaksınız. Bu konuda eğer dikkatsiz davranırsanız muhtemelen siz de bizim gibi gece vakti, bir zombi sürüsünün yakınında benzini tüketmiş bir motoru, sürükleyerek uzaklaştırmaya çalışacaksınız -ki bu gerçekten hem meşakkatli hem uzun zamanınızı alıyor. Üstüne yaşadığınız gerilim de cabası... Zira çevredeki zombilerin şakası yok. Öyle ki, bu tehdit, açık arazideyken atmosferin sizi sürekli diken üstünde tutmasına yetiyor. Bu arada oyunda, noktadan noktaya hızlı seyahat sistemi var, fakat hızlı seyahatler de yakıt deponuzdan benzin tüketiyor. Yeterli benzininiz yoksa, bu sistemi kullanamıyorsunuz. Yani dımdızlak kalmak istemiyorsanız o depo boş kalmayacak; başka çaresi yok. Zaten bir süre sonra, yol alırken gözünüz sürekli deponuzda oluyor, yokuş aşağı yollarda ayağınızı gaz pedalından çekmeye başlıyorsunuz.

Şimdi gelelim Freaks, yani zombilere. Açık arazide hemen her yer zombilerle işgal edilmiş durumda ve özellikle geceleri gerilimi daha fazla hissediyorsunuz. Oyunun haritasında Nest olarak da görülen bölgelerdeki yuvalarını yıkmalı, yolda karşınıza çıkanları kesmeli ve daha da keyiflisi sürülere dalmalısınız. Days Gone'da zombi sürüleriyle olan aksiyonlar fazlasıyla keyifli ve ilerleyen aşamalarda bir hayli zor.

Zombi sürüleriyle başa çıkabilmek için kuşkusuz yeteneklerinizi geliştirmeniz ve tam donanımlı olmanız gerekiyor. Hatta tüm silah şarjörleriniz dolu, bomba, molotofkokteyli gibi ekipmanlarınız yanınızda olsa da, yetmiyor, çevreyi kullanmanız gerekebiliyor. Çevrede yer alan bir benzin varili olsun, bir uçurum kıyısı olsun, bunları gözünüze kestirmelisiniz. Veya çevreye kapanlar veya mayınlar da döşeyebilirsiniz. Elbette çoğu zaman da bir başka gün savaşabilmek için kaçmanız gerekiyor. Bunun için stamina barınızı geliştirmeniz lazım, aksi halde yüzlerce zombi bir anda üzerinize çullanıyor.

Ha, elbette zombiler ve çete savaşlarında ortama paldır küldür girebileceğiniz gibi gizlenerek de yaklaşabilirsiniz. Bunun için genel olarak çevredeki otları kullanıyorsunuz, ancak hemen hepsi bu kadar. Yine de bunu iyi bir taktikle oyunun geneline bir şekilde yansıtabilirsiniz. Sağa sola taş atarak düşmanların dikkatlerini çekip sinsice boğazlamak çoğu zaman başvurduğunuz bir metot olacak.

Şimdi buradan yapay zekaya gelelim. Days Gone'daki yapay zeka, özellikle insanlarda biraz "odun" gibi. Yani öyle ki, elinizde yalnızca bir beyzbol sopasıyla tüm çete üyelerini temizleyebilirsiniz. Bu örnek, yapay zekanın ne kadar basit olduğunu yeteri kadar açıkladı sanıyoruz. Ancak zombilerde işler biraz daha farklı işliyor. Tek tük zombileri yine basitçe indirebiliyorsunuz, fakat toplu geldiklerinde kolunuzu bacağınızı kopartıyorlar. Hatta bazı zamanlarda çapraz koşular yaparak sizi ortaya almaya çalıştıkları bile oluyor. Özellikle oyunu zorda oynuyorsanız, vay halinize.

Son olarak Days Gone'ın atmosferini destekleyen önemli unsur olan görsellikten de bahsedelim. Oyundaki görsellik için muazzam desek yalan söylemiş oluruz. Tamam, Days Gone iyi görünüyor fakat eksiklikler kendini belli ediyor. Belki de Days Gone'ın en büyük şansızlığı Red Dead Redemption 2 ve God of War'dan sonra gelmesi. Veya diğer taraftan zamanından önce gelmesi olarak da düşünülebilir. Zira bu oyun üzerinde biraz daha uğraşılsa, başta da söylediğimiz gibi çok daha fazlasını sunabilirmiş bizce.

Genel olarak Days Gone'daki gece – gündüz dönümleri, dinamik hava şartları, mekan ve çevre tasarımları güzel. Karakter tasarımları üzerinde ise ayrı ayrı çok uğraşılmamış. Ana karakterimiz Deacon, Sam Witwer tamam. Boozer, Jim Pirri ve Sarah da Courtnee Draper. Fakat diğerleri o derinlikten uzak. Öte yandan pek çok karakter de birbirinin kopyası.

Sinematiklere gelirsek bu noktada da büyük bir görsel şölenle karşılaşmıyoruz. Özellikle ikili görevlerde ara sahnelerle bolca bezenmiş bir oyun olan Days Gone'da, bu sinematikler görsellik bakımından oyun içi görüntülerden fark yaratsa, bekleme sürelerine hoşça boyun eğebilirdik belki. Fakat bu haliyle ara sahneler oyundan zaman zaman kopmanıza ve sıkılmanıza sebep oluyor. Ayrıca yine oyunun yükleme ekranları da büyük zaman çalıyor.

Ha, grafikler konusuna şunu da ilave etmek lazım: Oyun ilk büyük güncellemeyi alana kadar çok sayıda bug ve FPS kayıplarına sahipti. PlayStation 4 Pro'da oynadığımız Days Gone'da, ilk gün güncellemesi sonrasında bu sıkıntılar büyük ölçüde ortadan kalktı. Fakat zaman zaman bug'lar yine karşımıza çıkmaya devam etti. Özellikle birkaç defa görevi tamamlamış olsak bile, görev hala etkin kalmaya devam etti. Oyunu baştan başlattığımızda ise sorun düzeldi. Bu gibi problemleri ortadan kaldırmak için Sony'nin çok geçmeden yeni bir güncelleme yayınlayacağını düşünüyoruz. Son olarak Days Gone'ın Türkçe altyazı desteğine sahip olduğunu da söyleyelim.

"Deacon out"

Biterken çalıyordu: The White Buffalo - Come Join The Murder

Puan: 75

ARTILAR

+ Motosiklet ile yol yapmak
+ Yakın dövüş mekanikleri
+ Açık dünya dinamikleri
+ Gerilimli atmosfer
+ Kaçık zombi sürüleri
+ Uzun oyun süresi
+ Menü sistemi
+ Türkçe altyazı

EKSİLER

- Yükleme ekranları
- Ara sahneler
- Görevler zaman zaman sıkıcı olabiliyor
- Yapay zeka

KÜNYE

Yayıncı: Sony Interactive Entertainment
Geliştirici: SIE Bend Studio
Tür: Aksiyon
Platform: PlayStation 4
Web: https://www.playstation.com/tr-tr/games/days-gone-ps4

Okuyucu Yorumları

İlk yorum yapan siz olun
Sen de yorum yaz

 

CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda
Apple Store
Google Play

Turhost

İlginizi çekebilir

 

 

Turhost