For Honor İnceleme

Şövalyeler, Vikingler ve Samuraylar... 3 ırkın arasında geçen "efsanevi" bir savaş...

For Honor

For Honor, 2016'daki E3'te gösterildiğinde aslında, eksikliğini hissettiğimiz bir oyunun özlemini çekmeye başlamışız bile...

Kılıçların kalkanları döveceği, antik zamanlarda geçen ve şövalyeler, Vikingler ile samuraylar arasında yüzlerce yıl sürecek bir savaşın eşiğinde, Apollyon'un "savaşı getirmesiyle" ateşlenen fitil, içine her 3 ırktan binlerce askeri çekerek kıyamet gününü hepimiz için getiriyor For Honor'da. Peki, gerçekten de beklediğimiz bu mu? For Honor, beklediğimiz gibi olmuş mu? Bunun cevabını en son söyleyeceğim...

Oyun türü olduğu kadar oyun içi sinematikleriyle de ilk gördüğümüzde büyük heyecan duymamızı sağlayan For Honor, Adventure ve RPG öğelerini içinde barındıran ve MOBA'ya da göz kırpan bir aksiyon oyunu. Baştan bu tanımlamayı yaptıktan sonra hemen oyunun bize ne sunduğundan bahsederek başlayalım.

3 IRKIN AMANSIZ SAVAŞI

Evet, artık sağır sultan bile duydu ki For Honor, 3 ırk arasında geçiyor. Bir tarafta şövalyeler, bir yanda Vikingler, ötede ise samuraylar var. Oyun kabaca bir senaryo modu getirse de, aslında For Honor bir multiplayer oyunu. Oyunun senaryo modu oldukça kısa ve sizi aslında temel olarak çoklu oyuncu arenalarına hazırlıyor.

Senaryo modunda sırasıyla şövalye, Viking ve samuray görevlerini yerine getiriyorsunuz. Bir ırkın senaryosunu tamamladığınızda, hikaye bir sonraki ırka bağlanıyor ve "en azından" kendi içinde bir devamlılığı sağlıyor. Ancak ne yazık ki ortada elle tutulur, sizi içine çeken bir hikaye olduğunu söylemek zor. Yaklaşık 7 saat içinde bitireceğiniz senaryo modu süresince sıkılmaktan kendinizi alamıyorsunuz. En azından ben sıkıldım.

Ha, ortada hiç mi güzel bir şey yok? Aslında senaryo modunda her şey ilk başta güzel başlıyor. Özellikle oyunun atmosferi inanılmaz bir şekilde kucaklıyor ilk bakışta, yavaş yavaş silahınızı kullanmayı öğreniyor ve amacınızı keşfediyorsunuz. Şövalye senaryosunu tamamladıktan ve Vikinglere de bir gazla başladıktan sonra ise her şey bir anda bitiyor. Zira oyun kendini tekrar etmeye başlıyor diyebiliriz. Tüm motivasyonunuzu bir anda kaybediyorsunuz. Bu noktadan sonra yapılacak en doğru hamle: Çok oyunculu arenalara dalmak!

ÇOK OYUNCULU MODUN ASKERLERİYİZ

For Honor'un kalbinin attığı yer çoklu oyuncu modları. Yine 3 ırk gibi bize 3 farklı ana mod sunan For Honor; Deathmatch, Duel & Brawl, ve Dominion isimli bu modlarıyla sizleri saatlerinizi harcayacağınız bir dünyaya sürüklüyor. Bu arada her mod, altında farklı modlara ayrılıyor elbette. Öte yandan genel olarak çoklu oyuncu modu, "sezon" olarak da ayrı bir şekilde işlenen mekaniğe sahip. Şövalye, Viking veya Samuraylar taraflarından hangisi için ter dökeceğinize karar verdikten sonra, seçtiğiniz taraf üzerinde global çapta direkt etkide bulunabiliyorsunuz.  Tarafınıza (takımınıza) sağladığınız yarar neticesinde, oyunun bir ödüllendirme sistemi de bulunuyor.

Oyunu genel olarak çoklu oyuncu moduyla değerlendirecek olursam, fazlasıyla başarılı bulduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Elbette burada da bazı sıkıntılar yaşanıyor, ancak hevesinizi daha fazla kırmamak için bunları az sonra söyleyeceğim.

Oyunun kendini geliştiren ve özgün bir dövüş sistemi bulunuyor. Karakterinizi geliştiriyor, ona bağlı olarak siz de oyun içinde gelişiyor ve bunların neticesinde kazandığınız eşyalarla farklı oynanış tarzları türetebiliyorsunuz.

Ubisoft, For Honor'u hazırlarken oyuncuyu sürekli oyunun içinde tutma amacı gütmüş ve bunu iyi şekilde de yansıtmış. Zira karakterinizi ve düşmanlarınızı ne kadar iyi tanırsanız, oyunda o denli başarılı oluyor ve kendinizi daha fazla "taraf" hissediyorsunuz. İyi bir oyuncu olmak için öğrenmeniz gereken şey yalnızca silahınızı nasıl kullanabileceğiniz ve komboları uygulayabilmeniz değil. Karakterinizi tanımanız ve çevre şartlarına da dövüş esnasında iyi şekilde uyum sağlamanız gerekiyor. Özellikle bu son söylediğim, oyuna büyük hareket kazandırıyor ve dinamik bir düşünce tarzına ihtiyaç duyuyor. Mesela dövüş esnasında uçurumun kenarına sürüklenmek istemezsiniz, zira düşmanınız sizi uçurumdan -veya köprünün yıkık kısmından- aşağı atmaktan hiç çekinmeyecek. Yine çevrede yer alan gayzerlere düşme tehlikeniz de var. Elbette sizin için tehlikeli olan, düşmanınız için de tehlikeli. Bunları siz kullanırsanız, ayakta kalan da siz olacaksınız.

Çoklu oyuncu modunda her 3 ırktan 4 farklı karakter seçebiliyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi her karakterin bir diğerinden avantaj ve dezavantajları bulunuyor. Seçtiğiniz karakterin yeteneklerini geliştirebildiğiniz gibi, dış görünüşlerini de değiştirebiliyorsunuz. Kıyafet tasarımlarından, silah detaylarına, zırh kabartmalarına ve kuşkusuz dövme vs. gibi daha pek çok noktaya müdahalede bulunabilme imkanı sunulmuş.

Yaptığınız savaşlar sonucunda aldığınız puanlarla yeni eşyalar satın alabiliyor, ayrıca dilerseniz yeni karakterleri de açabiliyorsunuz. Ha, savaşmadan direkt olarak "para" ödeyerek, kolay yolu da seçebilirsiniz. Evet, Ubisoft, For Honor'a bir oyun içi mağaza da kurmuş. Böylece ne yazık ki For Honor'a haksız rekabet getirmiş. Bunu beğenmedik, zira oyuncunun şevkini kırıyor.

Çoklu oyuncu modu gayet güzel dedim, çok beğendim dedim, ama bir "ama"dan da bahsettim. Öncelikle bu modla ilgili en büyük sıkıntı, savaşlara girmeden önce uzun uzadıya süren bekleme süreleri. Maçın ortasında yine sonlandırılan bağlantı ise cabası. Sanıyorum ki Ubisoft önümüzdeki günlerde bu sorunu halledecektir.

Bir diğer sıkıntı ise, maçlarda şu an bir kaosun hakim olması. Zira yapılan maçlarda genellikle 3'e 1 yakalanıyorsunuz veya tam tersi durumda oluyorsunuz. Yani sunucularda şu sıra bir linç, bir hacamat yaşanıyor. Bunun sebebi de muhtemelen oyuncuların henüz For Honor'la yeni tanışmaları ve ellerine aldıkları balta, gürz ve katanayla önlerine çıkanı dümdüz etmek istemeleri. Bir süre sonra durulacaklardır ve daha strateji unsuları içeren, takım oyunu oynamaya başlayacaklardır. Elbette bu süre zarfında oyundan sıkılmazlarsa...

Evet, ne yazık ki For Honor için bir "sıkılma" stresi bulunuyor. Senaryo modunda bu bar daha hızlı dolarken, evet, çoklu oyuncu modu için bu süre çok daha uzun. Fakat 3 ırk ve 4 karakterle nereye kadar? Bu soruyu Ubisoft da kendine sorsa iyi eder doğrusu.

AH, MÜZİKLER DE OLSAYMIŞ...

Peki, oyunun atmosferini yaratan oyun içi mekanikler, ses ve grafikler nasıl?  Aslında çoklu oyuncu modunan bahsederken oyun içi mekaniklerden de bahsettim. Fakat ek olarak özellikle savaşlar sırasında savurduğunuz gürzün, salladığınız kılıcın veya baltanızın, aldığı kellenin heyecanını derinden yaşadığınızı söyleyebilirim. Kalkanınızı kaldırdığınızda ona inen kılıcın darbesini de, düşmanın gardını kırmak için onu ittiğinizde gösterdiği direnci de hissedebiliyorsunuz. Bunlar oyunu ayakta tutan temel taşları oluşturuyor. Düşmanı sersemletmek için itmek, tutup sürüklemek, gardını kırmaya çalışmak, Revenge, yani intikam modunda ölümsüz olup düşmanlarınıza kan kusturmak, tek başınıza koca orduyu yararak geçmek ve şampiyonları öldürürken kullanacağınız Q ve E tuşları ile onlara öldürücü darbeler indirmek oyunun ana damarlarını oluşturuyor. Elbette ses efektleri de buna ışık tutar nitelikte. Kılıç kalkan sesleri sizi oyuna sokuyor. Ancak keşke müzikler üzerinde de biraz uğraşılsaymış. Vikingleri oynarken biraz gaza geliyorsunuz, ancak çok daha Epic olabilirdi.

Grafikler ise açıkçası ilk oyun içi sinematiklerinde gördüğümüz kadar etkileyici gelmedi. Tamam, çevre tasarımları muazzam, karakterler oldukça detaylı işlenmiş. Fakat halen kaplamaların bazı noktalarda "kütük" olduğunu görmek mümkün. Mesela savaş alanında kale burcunda dalgalanan devasa bir bayrağa baktığınızda, sallanan bir mukavvaya benzetmememiz gerekiyor artık. Ha, bunlar ince detaylar, yoksa oyunun grafiklerinden genel hatlarıyla memnun kaldım.

Son olarak For Honor'un PC versiyonunu incelediğimi de söyleyeyim. Sistem detaylarını aşağıda vereceğim, ancak oyunun PC sürümünü oynayacaklara bir önerim olacak: For Honor'u gamepad ile oynamak, fare ile oynamaktan daha "kolay" olabiliyor. Fare ile oynarken, gelen saldırılara yapacağınız savunmanın yönünü seçtiğinizde, 2 – 3 kombodan sonra darbeyi kolayca yiyebiliyorsunuz. Ancak gamepad ile oynarsanız savunma yapmanız daha kolaylaşıyor.

SONUÇ

For Honor, güzel bir fikir, iyi bir oynanış, hoş bir görsellik, sağlam bir atmosfer ve çoklu oyuncu moduyla gelecek vadeden bir oyun oluyor. Eksikleri de var. Özellikle senaryo modu ve hikaye örgüsü oldukça sığ. O nedenle bu oyunu senaryo modu için alacaklar bence büyük beklenti içine girmesin. Ha, çoklu oyuncu modu içinse teknik sıkıntıları barındırıyor, fakat oynaması oldukça keyifli olduğunu söyleyeyim. Sunucu sıkıntısı çözüldüğünde çok daha eğlence sunacağına eminim. Fakat bunun için bir süre beklemek daha doğru olacak gibi.

Şimdi en başta söylediğim cümleye geri dönecek olursam, sanırım şimdi daha fazla anlam kazandığını görebiliriz: "For Honor, 2016'daki E3'te gösterildiğinde aslında, eksikliğini hissettiğimiz bir oyunun özlemini çekmeye başlamışız bile..."

Puan: 71

+ Çoklu oyuncu modu
+ Dövüş mekanikleri
+ Atmosfer ve görsellik
+ Karakter geliştirme rahatlığı
+ Harita tasarımları ve çevre faktörleri

- Sunucu sorunları
- Senaryo modu
- Daha güçlü müziklerle daha güçlü atmosfer yaratılabilirdi
- Oyun içi mağaza

KÜNYE

Tür: Aksiyon
Platformlar: PC / XBOX ONE / PS4
Dağıtımcı: Ubisoft
Geliştirici: Ubisoft

Satın Almak İçin: https://www.kinguin.net/for-honor

SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

CHIP ONLINE TEST SİSTEMİ:

Platform: HP Omen X
İşlemci: Intel Core i7-6700K 4.00 GHz
İşlemci Fanı: Water Cooling
Anakart: HP 81B6
Bellek: SK hynix DDR4 32 GB 2133 MHz DDR4
Depolama: Samsung 512 GB M.2 SSD
Depolama: Seagate 3TB 7200RP (2 adet)
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 1080 (2-way SLI)
Güç Kaynağı: 1300W
İşletim Sistemi: Windows 10 Home (64-bit)

MİNİMUM SİSTEM GEREKSİNİMİ:

İşlemci: Intel Core i3-550 / AMD Phenom II X4 955
Bellek: 4 GB
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX660/GTX750ti/GTX950/GTX1050 (2 GB VRAM / AMD Radeon HD6970/HD7870/R9 270/R9 370/RX460 (2 GB VRAM)
Depolama: 40 GB boş alan
İşletim Sistemi: Windows 7, Windows 8.1, Windows 10 (64-bit)

ÖNERİLEN SİSTEM GEREKSİNİMİ:

İşlemci: Intel Core i5-2500K / AMD FX-6350
Bellek: 8 GB
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX680/GTX760/GTX970/GTX1060 (2 GB VRAM) / AMD Radeon R9 280X/R9 380/RX470 (2 GB VRAM)
Depolama: 40 GB boş alan
İşletim Sistemi: Windows 7, Windows 8.1, Windows 10 (64-bit)

Ercan Uğurlu

Okuyucu Yorumları

Toplam 1 Yorum

sevgili çipi çip, bu muazzam test sisteminizi bana hediye edin lütfen :)

Sen de yorum yaz

 



CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir