İNCELEME: Halo 4

Efsane serinin dördüncü oyunu, yıllar önceki patlamayı daha da şiddetlendirecek kadar iyi mi?

Uzayın derinliklerindeki yeni macera
Halo 4 eski ile yeniyi birleştiriyor mu?

Siz ne düşünüyorsunuz Halo 4 hakkında bilmiyoruz ama bizim için değeri büyük bir oyun. Bu değere sahip olmasındaki en önemli özelliklerinden başındaysa, yıllarca önce piyasaya çıkan ilk Xbox'ın, bu oyunla birlikte meşhur olması aslında. Halo serisi olmasa, belki de bugün Xbox, bulunduğu noktadan çok daha uzaklarda olacaktı. Kim bilir? Düşünsenize sadece bu cihaz için üretilmiş muazzam bir yapımdı ilk Halo ve onu Xbox harici hiçbir yerde oynamak mümkün değildi! Yapılan harika reklamları da oyunun mükemmel yapısı içerisine eklediğimizde ortaya çıkan tabloysa, yok satan bir isim olan Halo'dan başka bir şey değildi. Seri yıllar içerisinde birçok oyun çıkardı ve her yeni oyunda Master Chief karakterine olabildiğince alıştık, kendisini olduğundan daha çok sevdik. Halo 2 senaryoyu bir boyut daha ileriye taşırken, arada çıkan birçok diğer yapım, esas serinin verdiği hazzı tam anlamıyla veremedi. Nitekim FPS ve TPS oyunculuğu, aslında genel hatlarıyla büyük bir değişim geçirdi. Microsoft da bu değişimin farkında ama Halo 4 üzerindeki çalışmalarının sonucu, hem yeni dönem oyuculuğu, hem de eski dönemi bir arada barındırmış. Peki, bu işlemi gerçekten ne kadar yapabilmiş? İşte şimdi sizlere o kısımları açıklamaya çalışacağız...

Master Chief John-117 yine karşımızda

Hem eski, hem de yeni düşmanlarımız bir arada

Oyunun geneline baktığımızda serinin sekizincisi olduğunu görüyoruz. Yani "aradaki oyunlar" dediğimize bakmayın zira her biri bambaşka yapımlar. Yine de aralarında büyük fark olduğunu bir kez daha yinelemekte de fayda var. Halo 4, uzun süredir tanıdığımız simalara yeniden kavuşmamıza imkan sunuyor. Master Chief John-117 ve kendisinin güzel yapay zekası Cortana yine karşımızda. Zaten oyun açılır açılmaz Cortana ile karşılaşıyoruz. Bu kısma dikkat etmek lazım zira oyunun tutorial kısmı da burada boy gösteriyor ve özellikle seriyi daha önce deneyim etmemişler için önemli bilgiler veriyor. Bilgiler doğrultusunda hareket ederken, bir yandan da oyunun aslında başladığını unutmamak lazım. Belirli bir süre kaçış ve ara sıra yaptığımız atış tatbikatları ardından, tüm bu koşuşturmaca bir anda sona eriyor ve karşımıza yepyeni bir dünya çıkıyor. Patlama demişken, sadece bize özel değil meydana gelen olay, gerçekten içerisinde bulunduğumuz "covenant" gemisindeki yaratıklarla beraber yok oluyoruz; kalanlarımız ise düştüğümüz yeni gezende kendi yollarını çizmeye çalışacak olan grupları oluşturacaklar.

Savaşın ortasında bir adam

Her ırk diğerinden nefret ediyor!

Peki, içerisinde bulunduğumuz gemiyi patlatan o güç kime ait? Hah, işte burada devreye Halo 4 ile seriye eklenen "Promethean" ırkı giriyor. Aramıza katılan yeni ırkımız, ilk bakışta TPS olarak modellenmiş Protoss ünitelerini andırıyor. Aslında baktığınızda gerçekten güzel modellenmiş, yeni bir ırkın oyuna dahil olması gerçekten harika. Tabii ki yeni ırk denildiği zaman önceki oyunlardan tanıdığımız covenant'ların da pabucunu dama atmamak gerekiyor. Halo 4 içerisinde iki düşman ırk var demek isterdik ama durumun herkesin tek başına olduğu devasa bir arenadan farkı yok. Zaten bu durum oyunun temel mekanikleri üzerinde büyük etkisi var. Milsal; yolda koşarken bir anda savaş sesleri işitiyoruz. O da ne covenant'lar ve promethean'lar birbirlerine girişmiş savaşıyorlar. Eğer kendilerine yeterince yaklaşırsak, bizi gören düşman üniteleri anında üzerimize üşüşebiliyor, hayatımızı kısa sürede sonsuzluğa yollayabiliyorlar. Yine de en önemli sistem mekaniği, halen birbirleri ile savaşmaya devam ediyor olmaları. Oyuncu olarak ise belirli mesafelerden, savaşın geneli bittiğinde bize en çok sorun yaratacak düşman birimlerini aradan avlamak en doğrusu. Böylece bir anda her üniteyi temizleyip, sona kalan güçlü iki birimle dakikalar boyunca savaşmaktansa, kendilerini önceden yok edip, sona ufak birimleri bırakarak hızlı bir şekilde ilerleyebiliyoruz.

Yeni oyun, yeni silahlar

Silah kullanımında mesafenin önemi büyük

Bu kadar savaştan bahsettikten sonra biraz da savaş sistemi ve silahlara doğru ilerleyelim. Yazımın başında da belirttiğim gibi Halo 4 hem eski tarz TPS, hem de günümüz TPS sistemi üzerine kurulu. Nitekim bunu yaparken bence çok büyük bir noktayı kaçırmış: Saklanma sistemini... "Soft Cover" ya da "Cover" olarak adlandırılan duvar arkasına yaslanma ve siper alma gibi özelliklerin yokluğu, oyunun en büyük eksisini oluşturuyor. Yani oyunun o ilk günlerindeki ruhunu görebiliyoruz pek tabii ama bu ruh günümüzde alıştığımız savaş sistemi içerisinde resmen yok olup gidiyor. Onun haricinde savaşlar mesafeli şekilde ilerliyor. Bu duruma en çok oyun için kullanılan grafik motorunun mükemmelliği hükmediyor. Halo 4 oynamış olanların fark edeceği üzere artık haritanın gerçekten çok uzak noktalarındaki dokular bile hiç zorluk çıkmadan görüntülenebiliyor. Hal böyle olunca da birbirini gören iki ünitenin ateş etme ihtimali de artıyor ki bunu oyunda fazlasıyla deneyim ediyoruz. Ha, yok illaki yakın dövüş derseniz, silahınızın kabzası her daim yanınızda ve gerçekten tek seferde indiremediği az düşman bulunuyor. Silahlar kısmına gelecek olursak karşımıza üç farklı grup çıktığı görüyoruz. Bunlar arasında 11 tane farklı modeli olan UNSC silahları, hemen arkasından covenant ve promethean silahları geliyor. Hepsinin çalışma prensibi de birbirinden farklı. Malum UNSC ademoğlu silahı ve belirli bir mermi kapasitesi ile çalışıyor. Covenant silahları ise belirli bir enerji gücünü kullanıyorlar ve silah barı üzerinde bulunan yüzdelik dilim bittiği ana kullanılmaz hale geliyorlar. Promethean silahları ise bir nevi UNSC benzeri mermi kullanıyorlar ama silahları ortalamaya göre daha güçlü dersek abartmış olmayız sanıyorum.

Zorlayan yapay zeka

Birçok farklı zırh eklentisi imdadımıza yetişiyor

Savaşlarda yapabileceğimiz birçok hareket bulunuyor, ateş et, bomba at, kaç, yakın dövüşe gir... Bir Spartan olarak bize hiçbir şey olmuyor mu? Aslında sorunun cevabı hem evet, hem de hayır. Evet, çünkü en nihayetinde ölebilen bir bünyeyiz. Hayır, çünkü canımız ve zırhımızı oluşturan bar, belirli bir süre isabet almadığımız zaman bir anda doluveriyor ki bu durumda doğru zamanda yoğun ateş altından kaçıp belirli bir süre bekledikten sonra, sürekli hayatta kalmamız mümkün. Oyunu dinamik hale getirmeye çalıştığını düşündüğümüz bu sistem, biraz daha yakından bakarsanız aslında büyük bir kısır döngüye sebebiyet veriyor. İlk olarak düşman ünitelerimiz attığı istese bile ıskalayamıyor. Yani adamlar ne yapsa mermiler üzerimizde. Hal böyle olunca zaten iki mermi atıp, sonra her halükarda saklanmak için yer ara konumda buluyoruz kendimizi... Yani işte size en basitinden kısır döngü! Tüm bu ağır mermi manyaklığı altında kalacağımızı öngören yapımcı firmaysa, bize bazı özel kalkan modelleri bağışlamış.

Çözümün her zaman saldırıda olmadığını düşünenler için geliştirilmiş olan bir diğer yeni sistemse zırhımıza ekleyebileceğimiz kalkan modelleri. Kendisine ekleyebileceğimiz sekiz farklı özellik bulunuyor. Tıpkı GEN1 zırh modelinde olduğu gibi, "Mjolnir GEN2 Powered Assault Armor"da da pek sevgili Spartan karakterimizi korumanın envai çeşit yolu bulunuyor. Oyunda karşımıza çıkan ilk kalkan eklentisi, "Active Camouflage" oluyor. Bu modu açtığımız anda dünya bize bir ayrı güzel oluyor. Hiç kimseciklerin göremediği bir karaktere dönüştüğümüz kamuflaj modu sayesinde tam bir avcı kesilebiliyoruz. "Hardlight Shield" ise bir diğer zırh eklentimiz, kendisini açtığımız anda üzerimize bin tane tekme gelse bile bir şey hissetmiyoruz. Geri kalan zırh eklentilerimizse "Promethean Vision," "Thruster Pack," "Jetpack," "Autosentry," "Hologram," ve "Regeneration Field" şeklinde sıralanıyorlar. Her birinin oyunun dinamiklerine olan etkisi gerçekten çok büyük ve oyuna büyük keyif katıyorlar.

Araç kullanımına kaldığımız yerden devam

Düşmanlarımız da bu araçlara binebiliyorlar

Halo 4'ün devasa evreni içerisinde kaybolmanın bir diğer güzelliği ise kullanılabilen cihazlar. Artık ucu bucu görünmeyen haritalarda kullandığımız araçlar, önceki oyunlara göre çok daha detaylı ve kullanması keyifli. Yine de Gamepad ile kendilerini aktif bir şekilde kullanmak en az beş on denemeden sonra mümkün. En azından bizim tarafta öyle tek seferde "lap" diye cihazları istediği gibi hareket ettirebilen olmadı. Bazı cihazlar önceden gördüklerimizi oluşturuyorken, bazıları da ilk defa karşımıza çıkıyorlar. UNSC tarafından dikkat çeken "Warthog"un yanı sıra "Mongoose" isimli cihaz da oyun içerisine heyecan katmaya yetiyor. Diğer taraftan covenant cihazlarından "Ghost" ve "Banshee" gibi üniteler de oyunun henüz başında karşımıza çıkan cihazlardan. Ghost kullanarak karada yol almak ne kadar eğlenceliyse, bir Banshee'ye atlayıp gökyüzünde savaşlar gerçekleştirmek ya da gökten düşmanlarımıza bir yağmur gibi yağmak da Halo 4'ün farklı aksiyonlarından bazılarını oluşturuyor. Bu arada dikkat etmek gerek, düşman birimleri de bu cihazları gönüllerince kullanabiliyorlar. Yani düşmanın yapay zekası aslında ziyadesiyle çalışıyor ve sadece bize isabetli atışlar yapmaktan daha iyisine ulaşabiliyor.

Multiplayer desteği muhteşem

Birçok farklı oyun modu sunuyor

Son olarak geldiğimiz nokta multipayer oluyor. Aslında oyunun tek kişilik senaryosu mükemmel ve sürükleyici ama yalan da söylememek lazım; Halo 4'ü asıl mükemmel yapan multiplayer modları. Temelde Spartan askerlerinin antrenman alanı olarak tasarlanmış devasa bir geminin içerisinde yer alan multiplayer modlar ikiye bölünüyorlar. Bunlardan ilki War Games, ikincisi ise Spartan Ops. War Games kısmına baktığımız zaman karşımıza daha önce görmediğimiz kadar farklı oyun modları çıkıyor; bunların en başında birçok oyunda görmeye alıştığımız "Team Slayer, Slayer, Caputre the Flag" ve "King of the Hill" gibi modlar bulunuyor. Eğer yelpazeyi biraz daha genişletecek olursak; "Dominion, Extraction, Flood, Grifball, Infinity Slayer, Oddball" ve "Regicide" gibi birçok farklı mod ile karşılaşmamız işten bile değil. Savaşların sonucunda elde ettiğimiz Spartan puanları ve yetenek puanları ise oyunun tüm gidişatını değiştirdiği gibi karakterimiz üzerinde gözle görülür değişiklikler yapabiliyoruz.

Halo 4, birçok özelliği ile kendisini göstermiş olan oyunlardan birisi olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini çoktan almış durumda. Her ne kadar göze batan eksileri ve eski oyun yapısıyla can sıksa da beraberinde getirdiği akıcı senaryo, merak ettiren gizemler ve özellik multiplayer kısmı ile birçok oyuncunun beğenisini kazanmış durumda.

Ertuğrul Süngü

Okuyucu Yorumları

Toplam 8 Yorum

efsane oyun....

God of wara kafa tutmaya çalışmış ama god of warın yeri ayrı bende şu xbox hiç akıllanmayacak

@Command23 kıyaslamaya bak :) beyin bedava....

@Command23 *LMFAO* cidden bu fiili yapıyorum yanlız. Kratos yokken, Master Chief vardı. God of War 7 senedir var, Halo 13 senedir. Halo, God of War'dan daha popular bir oyundur ama TR'den bilinmez.

@Command23 cidden çok yanlış düşünüyon halo gibi bir oyunun türkkiyede pek duyulmaması büyük kayıp :(

kafan mı güzel arkadaşım biri fps oyunu diğeri hack&slash aksiyon oyunu

arkadaşlar sadece xboxa özel çıkmış playstationda yok işte xbox bakmış bunlar god of warı kendilerine özel yapıyorlar bizde yapalım demişler

@Command23 Halo, God of War'dan 4 yıl önce çıktı kardeşim, yani bütün argümanların boş..

Sen de yorum yaz

 

CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir