Aynı tür oyunlardan sıkılanlar için en eğlenceli seçenekleri derledik

Xbox Game Pass içinde çoğu zaman gözden kaçan, özellikle bağımsız stüdyolara ait en iyi oyunları bundan sonra sizler için bir araya getireceğiz!

Mutlaka oynamanız gereken Xbox Game Pass oyunları-1

Kim demiş Xbox Game Pass içinde oynanacak oyun yok diye! Kütüphanesinde 500'e yakın oyun barındıran Xbox Game Pass içinde çoğu zaman gözden kaçan, özellikle bağımsız stüdyolara ait onlarca oyun bulunuyor. Bunlar içinden mutlaka denemeniz gerekenler en iyi seçenekleri sizler için bir araya getiriyoruz. İlk oyun paketimizde Midnight Fight Express, OPUS Echo of Starsong Full Bloom Edition ve Immortality var.

Midnight Fight Express

80 XBOX/PC/PS/Switch
Jacob Dzwinel/Humble Games

Oyun sizi çılgın bir aksiyon filminin başrolüne yerleştirmeyi amaçlıyor ve kendinizi tam bir baş belası gibi hissetmenizi sağlıyor!

İzometrik dövüş oyunu Midnight Fight Express, sizi çılgın bir aksiyon filminin başrolüne yerleştirmeyi amaçlıyor. Amacınız yolunuza çıkan herkesi yok etmek. Jacob Dzwinel güzel bir aksiyon oyunu yapmak için mükemmel formülü bulmuş. Drone'u kontrol eden gizemli bir karakterin rehberliğinde, ilerledikçe çözülen bir hikayede suç patronlarıyla mücadele ediyorsunuz. 40 seviyenin her birinde, bir düşman dalgasını temizleyerek ulaşmanız gereken noktaya ilerliyorsunuz. Bir savaş uzmanı olarak uzuvlarınızı, çevrenizi ve yakalayabildiğiniz her şeyi rakiplerinizi dövmek için kullanabilirsiniz. Yaklaşan düşmanların sayısı göz korkutucu olabilir ancak etrafta beyzbol sopalarından makineli tüfeklere kadar hasar vermek için pek çok seçenek var, sonuç olarak avantaj elde etmek için elinizin altındaki her şeyi kullanabiliyorsunuz.

Oyun periyodik olarak belli araçlar üzerinde de geçiyor ve bu da savaşa yeni bir renk katıyor. Bunlar önemli bir özellik ve aşırı kullanılmadıkları için ortaya çıkmaları hayli keyifli. Her aşamanın sonunda, çeşitli faktörlere dayalı bir puan alıyorsunuz ve seviyeler oldukça kısa olduğundan, bu bölümleri tekrar oynamak ve yıkımınızı geliştirmek için bir teşvik sağlıyor. Ayrıca bu aralarda kahramanımızın dövüş stillerini de geliştirebiliyoruz. Sunum ve görseller biraz kaba. Ancak, kamera açısı ve akıcı animasyon nedeniyle bu bir sorun değil. Karakterler ayrıntıdan yoksun ve bloklu, bu da ona farklı bir sanat tarzı veriyor. Ortamlar renkli ve atmosfer dolu ancak tüm dünya çarpıcı ses tasarımıyla hayat buluyor. Midnight Fight Express, The Raid gibi filmlerle eşanlamlı aksiyonu yakalıyor. Çatışma harika hissettiriyor ve teknik komboları gerçekleştirmek için yeterli derinlik içeriyor ancak aynı zamanda türe yeni başlayanlar için de basit ve erişilebilir.

Bağımlılık yaratan oyun döngüsü, en yüksek puanı elde etmek için seviyeleri tekrar oynamak istemenize neden oluyor. Sonuç olarak, Midnight Fight Express yapmak istediği şeyi başarıyor: kendinizi tam bir baş belası gibi hissetmenizi sağlıyor!


OPUS: Echo of Starsong

85 XBOX/PC/Switch
Sigono Inc./Sigono Inc.

Jun klanının başına geçmeye çalışırken, Eda kaybolan efendisini arıyor. Bu ikilinin başarıya ulaşması ise elbette bizim elimizde.

Japon tarzı Visual Novel pek fazla oynadığım bir tür değil aslında. Ancak beni bu oyuna çeken sanırım "Another World" benzeri görsel yapısı oldu ki, daha sonrasında iyiki de çekmiş diyorum. Ben oyunun yepyeni seslendirme ile hazırlanmış definitive edition olan OPUS: Echo of Starsong - Full Bloom Edition'ı inceledim. Opus serisinin bu 3. oyunu bize Jun adında bir soylunun, gençlik günlerinde, koruyucusu Kay ve Eda adında genç bir kadınla uzayda gerçekleştirdiği seyahatlerinin hikayesini anlatıyor. Serinin önceki iki oyununun aksine, bu oyun çok daha kapsamlı.

İlk oyunda sadece gezegenleri tararken ikincisinde sadece keşif vardı ve eşya aranıyordu. Opus: Echo of Starsong ise bu unsurları birleştirirken başka sistemler de ekliyor. Oyunda hikaye önemli bir ağırlığa sahip olduğu için önceki oyunlarla yeni hikayenin bağımsız olduğunu özellikle belirteyim. Her bir hikaye aynı evrende geçse de, aralarında binlerce yıl var. Yani ilk ikisini oynamamış olmanız bir sorun teşkil etmiyor. Keşif mekaniği oldukça basit. Seyahat etmek için galaksi haritasındaki yerleri seçmek yeterli. Elbette öncelikle geminizin yakıtının bu seyahat için yettiğinden emin olmak gerekli. Yakıt kullanımınız dikkatlice planlanmazsa, kendinizi uzayda rastgele bir köşede, yakıtınız veya keşfedecek başka bir kaynağınız olmadan mahsur kalmış halde bulabilirsiniz.

Evrende ilerlerken rastgele olaylarla karşılaşıyoruz. Bunlar sizi ya kaçmak ya da sorunla yüzleşmek için bir seçim yapmaya yönlendiriyor. Buradan kurtulmak 1 ile 10 arasında atacağınız zarın karşı taraftan yüksek gelmesine bağlı. Aksi halde gemimizin zırhı yıpranıyor ve tamir gerektiriyor. Hikaye boyunca keşfedeceğin yerlerdeki kapıları açmaya yarayacak şarkıyı bulmak için Eda'nın odağını doğru sinyale yönlendirmekten, Jun'un asasını kapılardaki işaretlerle doğru hizalamaya kadar çeşitli bulmacalar yer alıyor. Elbette geminizi de güçlendirmeyi unutmamak gerek. Oyunun ana cazibesi, zengin bir karakter kadrosuna sahip olan geniş hikayesi. Serinin açık ara en iyi oyunu.


Immortality

85 XBOX/PC/Android/iOS
Sam Barlow/Half Mermaid

Üç farklı filmden parçaları bir araya getirerek kayıp film yıldızı Marissa Marcel'in gizemini çözmeye ne dersiniz?

Ne yalan söyleyeyim. Ben daha önce böyle bir oyun ne gördüm ne de oynadım. Kendilerini sıkı oyuncular olarak sınıflandıranlar, interaktif filmlere burun kıvırma eğilimindedir. Ancak Immortality o kadar iyi ki, tüm bir türün itibarını tek başına düzeltebilir. Teknik olarak interaktif bir film ama tamamen özgün, serbest biçimli yaklaşımı sayesinde interaktif bir film gibi oynanmıyor. Gerçekte, muhtemelen kendi başına tamamen yeni bir video oyunu türüne yerleştirilmeyi hak ediyor. Kısa bir eğitim sizi oyunun kahramanı Marissa Marcel ile tanıştırıyor: 1968, 1970 ve 1999 yıllarında üç film çekmiş ve bu filmler bir şekilde hiç gösterime girmemiş, ardından da kamusal hayattan kaybolmuş.

Immortality size onun tüm selüloit arşivini sunuyor ve uygun gördüğünüz şekilde bu arşivde yolunuzu bulmak size kalıyor. Bunu yaparken, Marissa ve birlikte çalıştığı oyuncular, yönetmenler ve sinema insanları hakkında her türlü ifşayı ortaya çıkarıyorsunuz. Immortality'nin gerçekten bir video oyunu olup olmadığını sonsuza kadar tartışabiliriz. Ancak kesinlikle öyle hissettiriyor. Tamamen açık uçlu bir şekilde ilerleyen ve oynayan herkese tamamen farklı bir deneyim sunan yeni bir anlatı türü ortaya çıkmış. Kendinizi Archive 81 dizisindeki Dan Turner gibi hissedebiliriniz. Oyun, Moviola kurgu makinesini taklit ediyor; bu da her bir klipte gezinmenize, başlangıcına veya sonuna yakınlaştırmanıza veya isterseniz kare kare ilerlemenize olanak tanıyor. Bunun da ötesinde, biraz sihirli bir çapraz referans özelliği var. Bir klip sırasında herhangi bir noktada durabilir, sahnedeki bir şeye tıklayıp ilgili başka bir klibe aktarıabiliyorsunuz.

Bu şekilde 3 filmin tüm parçalarına tek tek ulaşıyorsunuz. Böylece, herhangi bir anlatı yönlendirmesi olmadan, Marissa'nın filmlerinin görünmemesinin altında yatan nedenleri bir araya getirmeye başlıyorsunuz. Daha önce Her Story ve Telling Lies gibi yapımlarla takdirleri toplayan Sam Brown bu sefer tamamen yeni bir video oyunu türü oluşturmayı başarmış. Bu oyunu anlatmak gerçekten zor, film yapımına ilgi duyan herkes Immortality'yi mutlaka kendi denemeli. Türkçe desteğine sahip olması da bir avantaj.