Rakamların ötesine geçen Türkiye merkezli oyun stüdyoları, uluslararası finans çevrelerinin radarına girmeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz dönemde geçici başarılar ve anlık indirme sayılarıyla anılan sektör, artık kendi kendini besleyen devasa bir üretim merkezine dönüştü. İstanbul merkezli geliştiricilerin küresel ölçekte yakaladığı bu ivme, yabancı yatırım fonlarının Türkiye’ye bakış açısını baştan aşağı güncelledi.
Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025 verilerine göre yerel pazar, dolar bazında yüzde 24,7 oranında büyüyerek 1,01 milyar dolar seviyesini aşmayı başardı. Ancak tablonun asıl dikkat çeken yönünü, Türk geliştiricilerin dünya genelinde ürettiği 2,76 milyar dolarlık devasa mobil gelir oluşturuyor. AppMagic verilerine göre 2020 yılında 504 milyon dolar bandında seyreden bu gelirin beş kattan fazla artması, sektörün geçici bir hevesten ibaret kalmadığının somut bir kanıtı.

Kurucu döngüsü yeni şirketlerin önünü açıyor
Ekosistemi rakiplerinden ayıran en temel unsur, sektör içinde oluşan bilgi ve finansman akışı. Başarılı bir satış veya halka arz sürecinin ardından şirketten ayrılan deneyimli isimler, elde ettikleri sermayeyi ve saha tecrübesini doğrudan yeni girişimlere aktarıyor. Böylece tek bir başarılı çıkış, birden fazla yeni stüdyonun kurulmasına zemin hazırlıyor.
Bu yapının başarısı küresel listelerdeki yerini koruyor. Dünyanın en çok kazandıran 10 mobil bulmaca oyunundan dördü Türk imzası taşırken, en çok gelir üreten casual yapımların başında da yine yerli stüdyolar geliyor. Tüm türler dâhil edildiğinde en çok kazandıran ilk beş mobil oyundan biri Türkiye’den çıkıyor. Adjust verilerine göre 3,66 milyar uygulama indirmesine ve 101,5 milyar saatlik kullanım süresine ulaşan Türkiye; Index Ventures, Makers Fund, Balderton, BITKRAFT ve Griffin Gaming Partners gibi dev fonların düzenli olarak ziyaret ettiği bir merkeze dönüştü.
Hyper-casual döneminden uzun soluklu projelere
Yıllar önce üretimi ucuz ve reklam gelirine dayalı hyper-casual oyunlarla tanınan yerli ekipler, o dönem kazandıkları kullanıcı edinme ve canlı operasyon (live-ops) tecrübesini yeni nesil projelere aktardı. Günümüzde anlık indirmeler yerine puzzle, RPG ve mid-core türlerinde uzun yıllar oynanabilen içerikler üretiliyor.
Yatırım kriterlerinin değiştiğini belirten e2vc Principal'ı Başak Zorlutuna, fonların artık tek bir başarılı oyuna değil, o başarıyı sürdürebilecek tecrübeli kadrolara odaklandığını ifade etti. Zorlutuna, Türkiye'deki kurucuların küresel pazardan para kazanmayı ve şirket büyütmeyi bilen nadir bir ekosistem yarattığını vurguladı.

Komisyon yükünü azaltan doğrudan satış modeli
Sektördeki oyuncuların yalnızca yüzde 2 ila 5'lik kesimi içi satın alımlara bütçe ayırıyor. Gelirin büyük kısmını oluşturan bu kitleye ulaşmak isteyen stüdyolar, dev platformların yüzde 30'a varan komisyon oranlarından kaçınmak adına kendi resmi web mağazalarını (web shop) kurmaya başladı.
The Xsolla Report Vol. 10 verileri, 2025 yılında küresel mobil oyun pazarının yalnızca yüzde 0,2 büyüdüğünü; buna karşın oyuncuya doğrudan satış (DTC) gelirlerinin yüzde 26 arttığını gösteriyor. En çok kazandıran 100 mobil oyunda ise bu artış yüzde 38 seviyesine kadar çıktı. Farklı ülkelerdeki vergi ve ödeme süreçlerinin yarattığı operasyonel yükü hafifletmek adına "Merchant of Record" sistemleri devreye giriyor. Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025 verilerine göre Xsolla, dünya genelinde 1500'den fazla ekibe bu alanda altyapı desteği veriyor.