125 milyon yıllık timsah fosili sırlarını UV ışığı ortaya çıkardı
125 milyon yıllık Montsecosuchus fosili yeniden incelendi. Bilim insanları, en eski timsah yumuşak dokularını, deri yapısını, pul dizilimini ve kuyruk renk desenlerini ortaya çıkardı.
125 milyon yıl önce yaşayan küçük bir timsah türüne ait fosil, bilim insanlarına beklenmedik ayrıntılar sundu. Araştırmacılar, Montsecosuchus adlı timsah benzeri sürüngenin fosilini yeniden inceleyerek bugüne kadar bulunan en eski timsah yumuşak dokularından bazılarını ortaya çıkardı. İnceleme sayesinde hayvanın deri yapısı, pul dizilimi ve hatta vücudundaki renk desenleri görülebildi.
Araştırmayı yürüten ekipten Óscar Castillo-Visa, bu eski timsahın günümüzdeki iri timsahlardan çok farklı göründüğünü söylüyor. Araştırmacıya göre hayvan bir metreden kısa boydaydı ve yaklaşık 4 kilogram ağırlığındaydı.
100 yılı aşkın süredir bilinen fosil yeniden incelendi
Montsecosuchus fosili ilk kez 1915 yılında tanımlandı. Araştırma ekibi, daha önce birçok kez incelenen bu örneği farklı bir yöntemle tekrar değerlendirmeye karar verdi.
Bilim insanları fosilin üzerine morötesi (UV) ışık tuttu. Aynı bölgede bulunan böcek fosillerinde yumuşak dokuların korunduğunu bilen ekip, benzer bir durumun bu fosilde de olabileceğini düşündü.
Beklentileri doğru çıktı. UV ışığı altında fosilde daha önce fark edilmeyen yumuşak doku kalıntıları ortaya çıktı.
Eski İberya'nın yaşamı yeniden canlandı
Fosil, İspanya'nın kuzeydoğusundaki La Pedrera de Meià bölgesinde bulundu. Montsecosuchus yaşadığı dönemde bugünkü İber Yarımadası henüz bir ada konumundaydı. Bölge ise sığ bir kıyı gölüydü.
Bu göldeki özel korunma koşulları sayesinde böceklerden kurbağalara, balıklardan ilk kuş türlerine kadar birçok canlı günümüze ulaştı. Araştırmacılar, küçük timsahın da bu canlıların önemli bir kısmıyla beslendiğini düşünüyor.
Hayvan öldükten sonra göl tabanına çöktü ve ince tortu tabakasıyla kaplandı. Bu süreç, deri ve kıkırdak gibi normalde fosillerde korunması çok zor olan yapıların günümüze kadar ulaşmasını sağladı.
Deri ve kıkırdak dokuları günümüze ulaştı
Araştırmacılar yalnızca deri kalıntıları bulmadı. Kaburga kafesi ve ön uzuvların çevresinde kıkırdak dokularına da rastladı.
Bu bulgu büyük önem taşıyor. Çünkü kıkırdak dokuları fosillerde çok nadir korunuyor. Ekip, Montsecosuchus'un hem deri hem de kıkırdak yapıları korunan en eski timsahlardan biri olduğunu belirtiyor.
Pullar duyu organlarının izini taşıyor olabilir
İnceleme sırasında hayvanın vücudundaki pul dizilimi ayrıntılı şekilde görüldü. Ön bacaklardaki pulların arka bacaklardakilere göre daha küçük olduğu anlaşıldı.
Bunun yanında bazı pullarda duyu organlarına ait olabilecek yapılar da tespit edildi. Günümüzde yaşayan timsahlarda bu yapılar dokunma ve sıcaklık değişimlerini algılıyor.
İlginç olan ise bu yapıların eski timsahta tüm vücuda yayılmamış olması. Araştırmacılar, bu duyu organlarının önce boyun ve ön uzuvlarda gelişmiş olabileceğini, daha sonra vücudun diğer bölgelerine yayıldığını düşünüyor.
Kuyruğundaki eksik yapı bilim insanlarını şaşırttı
Modern timsahların kuyruklarının üst kısmında yüzmeye yardımcı olan çıkıntılar bulunuyor. Ancak Montsecosuchus'ta bu yapıların izine rastlanmadı.
Bu durum araştırmacıları şaşırttı. Çünkü hayvan su kenarında yaşıyordu.
Ekip, bu eski timsahın güçlü bir yüzücü olmayabileceğini düşünüyor. Buna rağmen uzun ve ince parmak yapısı sucul canlılarda görülen özelliklerle benzerlik taşıyor. Bu çelişki ise şimdilik açıklanabilmiş değil.
Kuyruğundaki çizgiler milyonlarca yıl öncesine uzanıyor
Araştırmacılar fosilde renk desenlerine ait izler de buldu. Kuyruk boyunca açık ve koyu renkli şeritler tespit edildi.
Bu desen, günümüzde bazı genç timsah ve alligatör türlerinde görülen kuyruk çizgilerine benziyor.
Bilim insanları, timsahların kuyruklarındaki bu desenlerin evrimsel geçmişinin düşünüldüğünden çok daha eskiye uzanabileceğini değerlendiriyor.
Araştırmanın sonuçları Zoological Journal of the Linnean Society dergisinde yayımlandı.