Arama motorunda 16. sayfaya kadar inen öğrenci ormanın altındaki antik şehri çıkardı
Herkesin ilk sayfada bıraktığı Google aramalarında 16. sayfaya kadar inen bir doktora öğrencisi, unutulmuş bir çevre raporundan devasa bir Maya şehri çıkardı. Lidar teknolojisiyle gizlenen tarih, internet arşivinden ekranlarımıza taşındı.
Eski medeniyetlerin izini sürmek deyince gözünüzün önüne hemen elinde palayla sık ormanları açmaya çalışan macera sever ekipler gelebilir. Ancak modern dünyada keşif hikayeleri bazen bir bilgisayar ekranının karşısında, herkesin sıkılıp kapattığı internet sayfalarının derinliklerinde başlıyor.
Her şey Luke Auld-Thomas isimli bir antropoloji doktora öğrencisinin, Google arama sonuçlarında tam olarak 16. sayfaya kadar inmesiyle başladı. Luke, 2024 yılında yaptığı bu dijital yolculukta, aslında arkeologların radarından kaçmış eski bir orman izleme verisine rastladı. Lidar teknolojisiyle kaydedilen bu eski veri tabanı, Meksika'nın Campeche bölgesindeki sık ağaçların altında gizlenen, bugüne kadar hiç haritalandırılmamış "Valeriana" isimli dev bir Maya şehrini işaret ediyordu.
Amaç çevre korumaydı, sonuç arkeoloji oldu
İşin en güzel tarafı, bu verileri toplayan kişilerin arkeolojiyle hiçbir bağı yoktu. Söz konusu lazer taramaları, 2013 yılında Meksika'da ormanların karbon depolama kapasitesini ölçmek amacıyla yürütülen bir iklim projesi için yapılmıştı.
İklim uzmanları ağaçların tepesindeki karbon oranını hesaplarken, meraklı bir araştırmacı aynı dijital verinin ağaçların altındaki zemini de gösterebileceğini fark etti. Böylece yıllar önce rafa kaldırılmış sıradan bir çevre raporu, bir anda tarihin en büyük arkeolojik haritalarından birine dönüştü.
Peki bu Lidar dedikleri şey tam olarak ne işe yarıyor? Lidar, bir uçaktan yere saniyede binlerce lazer darbesi gönderen ve bu ışınların geri dönüş süresini hesaplayan bir teknoloji. Sistem, bu sayede yeryüzünün bilgisayar ekranında üç boyutlu, nokta atışı bir modelini çıkarıyor.
Bunu balta girmemiş bir ormanda yaptığınızı düşünün. Sık ağaçlar yüzünden insan gözünün asla fark edemeyeceği devasa taş yapıları ve piramitleri, Lidar teknolojisi saniyeler içinde çıplak bir zemin gibi ekrana yansıtabiliyor.
Valeriana aslında nasıl bir yerdi?
Verilere göre Valeriana, yaklaşık 16,5 kilometrekarelik bir alana yayılıyor. Araştırmacılar mimari özelliklerine bakarak şehrin, milattan sonra 250 ile 900 yılları arasına denk gelen Klasik Maya döneminde en parlak günlerini yaşadığını düşünüyor. Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü de alanda o dönemin yaşam tarzını yansıtan tarım arazileri ve yerleşim kalıntıları buldu.
Şehirde iki büyük merkez göze çarpıyor. Bu alanlarda büyük meydanlar, tapınak olarak kullanılan piramitler, o dönemin ünlü top oyunlarının oynandığı sahalar, geniş caddeler ve kurak dönemler için akarsuyun önüne set çekilerek yapılmış dev bir su sarnıcı var.
Özellikle bu su sarnıcı bize çok şey anlatıyor. Burada yaşayan insanların sadece doğaya uyum sağlamadığını, suyu kontrol edecek ve devasa bir toplumu besleyecek kadar ileri bir mühendisliğe sahip olduğunu gösteriyor.