DJI Mini serisine gerçek bir alternatif mi? Yeni drone DJI Lito X1'i tüm detaylarıyla inceledik! | DJI Lito X1 inceleme
DJI Lito X1, 250 gram sınırının altında kalan gövdesine 1/1.3 inç sensör, LiDAR, çok yönlü engel algılama, 4K HDR video ve gelişmiş takip özelliklerini sığdırıyor. Peki, Lito X1 gerçekten giriş seviyesini değiştirecek kadar iyi mi? İnceledik!
Evet, yine yeni bir incelemeyle daha sizlerle birlikteyiz. Bugün konuğumuz biraz farklı. Çünkü kendisi yerde durmak için değil, havalanmak için burada. Hem de öyle ağır, hantal, kullanması zor bir drone’dan bahsetmiyoruz. Karşımızda avuç içine sığan, katlandığında çantada neredeyse kaybolan ve 250 gram sınırının altında kalan DJI Lito X1 var.
Şimdi diyeceksiniz ki, “İyi güzel de bu zaten küçük bir drone. Ne kadar farklı olabilir?”
İşte mesele tam burada başlıyor. Çünkü Lito X1 sadece küçük olmaya çalışmıyor. DJI, bu küçük gövdenin içine 1/1.3 inçlik 48 megapiksellik sensör, f/1.7 diyafram, 4K/60 fps HDR video, 10-bit D-Log M, çok yönlü engel algılama ve öne bakan LiDAR gibi özellikleri yerleştirmiş. Üstelik ActiveTrack, MasterShots, QuickShots ve otomatik uçuş özellikleriyle de kullanıcıyı mümkün olduğunca işin teknik kısmından uzak tutmaya çalışıyor.
Yani DJI'ın mesajı aslında oldukça açık: “Drone uçurmayı bilmiyor olabilirsin ama güzel görüntü çekmek istiyorsan, biz senin için zor kısmı hallederiz.” Biz de tam olarak bunu test etmek istedik.
Lito X1'i farklı ışık koşullarında, farklı uçuş modlarında ve farklı çekim senaryolarında değerlendirdik. Kamerasına baktık, engel algılama sistemini inceledik, ActiveTrack'i denedik, uçuş süresini gerçek kullanım açısından değerlendirdik. Bizdeki modelin Fly More Combo ve DJI RC 2 kumanda ile geldiğini de özellikle belirtelim. Çünkü bu paket, Lito X1'in kullanım deneyimini standart kutuya göre ciddi şekilde değiştiriyor.
Şimdi gelin, bu küçük drone gerçekten neler yapabiliyor, birlikte bakalım.
İlk Temas: Küçük, Hafif ve Fazlasıyla Tanıdık
Lito X1'i kutusundan çıkarıp elinize aldığınızda ilk tepkiniz muhtemelen çok şaşırtıcı olmayacak. Çünkü gerçekten küçük. Katlandığında yaklaşık 144 x 94 x 62 mm boyutlarında olan drone, çantaya atıp herhangi bir çekime götürebileceğiniz bir yapıya sahip. Ağırlığı ise yaklaşık 249 gram.
Tasarım çizgileri de DJI'ın Mini ailesinden tamamen kopmuyor. Katlanabilir kollar, kompakt gövde ve öne yerleştirilen kamera sistemi ilk bakışta oldukça tanıdık. Ancak Lito X1'in tasarımında önemli bir fark var: DJI bu modeli yalnızca taşınabilirliğe değil, güvenli uçuşa da ciddi şekilde odaklamış. Gövdenin etrafında yer alan sensörler, aşağıdaki görüş sistemi ve öne bakan LiDAR sensörü bunun en büyük göstergesi.
Üstelik bu sensörlerin varlığı sadece teknik özellikler listesinde güzel görünmek için konulmamış. Lito X1'in hedef kitlesi zaten deneyimli drone pilotlarından çok, drone dünyasına yeni girecek kullanıcılar. Dolayısıyla DJI'ın burada en fazla önem verdiği konulardan biri, kullanıcının ilk uçuşunda drone'u bir ağaca, duvara veya başka bir objeye çarptırmamak.
Çünkü yeni başlayan bir kullanıcı için kamera çözünürlüğünden önce gelen şey güven. Drone'u havaya kaldırdığınızda “Acaba şimdi bir yere çarpacak mı?” diye düşünüyorsanız, güzel görüntü çekmenin de pek bir anlamı kalmıyor. Lito X1 tam olarak bu endişeyi azaltmaya çalışıyor.
Fly More Combo: Asıl Hikaye Burada Başlıyor
Bizdeki model DJI Lito X1 Fly More Combo (DJI RC 2). Bu noktada biraz kutu içeriğinden bahsetmek gerekiyor. Çünkü standart Lito X1 ile bizim kullandığımız paket arasında günlük deneyim açısından önemli bir fark var.
Fly More Combo içerisinde DJI RC 2 ekranlı kumanda, üç adet standart Intelligent Flight Battery, şarj merkezi, taşıma çantası ve yedek pervaneler gibi aksesuarlar bulunuyor. DJI RC 2'nin kendi ekranına sahip olması sayesinde uçuş için telefonu kumandaya bağlamak zorunda kalmıyorsunuz.
Ve açıkçası bu, düşündüğümüzden daha önemli bir fark. Çünkü drone uçururken telefonunuzu kumandaya bağlamak ilk başta çok büyük bir problem gibi görünmeyebilir. Ama telefonun şarjı, parlaklığı, bildirimleri, aramalar derken bir süre sonra gereksiz bir uğraşa dönüşebiliyor. RC 2 ise açılıyor, DJI Fly çalışıyor ve uçuşa geçiyorsunuz.
Bir de üç batarya meselesi var. Tek bir batarya ile drone'u birkaç kez havalandırdıktan sonra “Artık yeter” noktasına geliyorsunuz. Üç bataryalı paket ise çekim gününü çok daha rahat hale getiriyor. DJI'ın standart batarya için verdiği maksimum süre 36 dakika olsa da gerçek kullanımda bu süreyi her koşulda görmek mümkün değil. Uçuş süresi; rüzgar, uçuş şekli, kayıt koşulları ve güvenli iniş için bırakılan batarya payına göre değişiyor. Bu nedenle günlük kullanımda yaklaşık 25-27 dakikalık bir uçuş süresini daha gerçekçi bir beklenti olarak değerlendirmek gerekiyor.
Kamerası Küçük Drone'a Büyük Geliyor
Gelelim asıl meseleye: Kamera. Lito X1'in bu kadar dikkat çekmesinin temel nedenlerinden biri uçuş sistemi değil, kamera sistemi.
Drone'da 1/1.3 inç boyutunda, 48 megapiksel çözünürlüklü CMOS sensör bulunuyor. Lens tarafında ise f/1.7 diyafram açıklığına sahip yaklaşık 24 mm eşdeğerinde bir optik sistem kullanılıyor. Üç eksenli mekanik gimbal da kameranın uçuş sırasında oluşan hareketleri dengelemesine yardımcı oluyor.
Bu özelliklerin bir kısmını birkaç yıl önce giriş seviyesi bir drone'da görmeyi beklemezdik. Çünkü 1/1.3 inç sensör, f/1.7 diyafram, RAW fotoğraf, 10-bit D-Log M ve 4K/60 fps HDR video artık yalnızca “başlangıç seviyesi” özellikler gibi görünmüyor.
Gündüz çekimlerinde Lito X1'in görüntüleri oldukça temiz. Detay seviyesi yüksek, renkler canlı ve dinamik aralık başarılı. Özellikle gökyüzü ile karanlık bölgelerin aynı karede bulunduğu sahnelerde sensörün kapasitesi kendisini gösteriyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var. 48 megapiksel yazması, her zaman 48 megapiksellik olağanüstü detay anlamına gelmiyor.
RAW dosyalarını yüzde 100 yakınlaştırdığınızda çok ince detayların zaman zaman yumuşadığını görebiliyorsunuz. JPEG fotoğraflarda ise keskinlik ve canlılık biraz daha öne çıkıyor; ancak yakınlaştırdığınızda uygulanan görüntü işlemenin etkisi daha belirgin hale gelebiliyor. Dolayısıyla Lito X1'in fotoğraf performansı oldukça başarılı olsa da 48 MP çözünürlüğü tek başına onu profesyonel bir fotoğraf makinesi seviyesine taşımıyor. Bize göre Lito X1'in asıl güçlü olduğu alan ise fotoğraftan çok video performansı.